Ana içeriğe geç
Sözlük

kasabada ile cümle

kasabada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Oh, hayır, ben İrlandalı'yım. Zayn de İngiltere'deki, "Salakçasaç" isimli küçük bir kasabadan.아니요, 전 아일랜드에서 왔고요 제인은 아주작은 잉글랜드의 멍청한 머리카락주(Dumbhairshire)에서 왔어요.
Oh, hayır, ben İrlandalı'yım. Zayn de İngiltere'deki, "Salakçasaç" isimli küçük bir kasabadan.اوه لا , انا من انجلترا و "زين" من مدينة صغيرة فى انجلترا تدعى "تسريحة شعر الحمقى "
Oh, hayır, ben İrlandalı'yım. Zayn de İngiltere'deki, "Salakçasaç" isimli küçük bir kasabadan.ナイル ぶんなぐるぞばか!
O kadar sıradışı değil, değil mi? Bu kasabada yani.Ei mitenkään poikkeuksellista tässä kaupungissa.
O kadar sıradışı değil, değil mi? Bu kasabada yani.El auto-mail es algo común en esta ciudad.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Der er ikke noget tilbage af byen på grund af det.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Det finns inget kvar av stan på grund av det.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Nada mais resta nesta cidade por causa disso.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Niiden takia kaupungissa ei ole mitään.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Ormai non c'è più niente qui.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Por esa misma razón ya no hay más violencia aquí.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.W tym mieście nic nie ocalało.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Η πόλη ισοπεδώθηκε.
Onun yüzünden bu kasabada artık hiçbir şey yok.Из-за этого в городе ничего не осталось.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.À la fin de ma première semaine, je me suis retrouvée à aider dans un centre d'évacuation de la ville.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Al final de mi primera semana empecé a ayudar en un centro de evacuación del pueblo.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Alla fine della mia prima settimana, prestai il mio aiuto in un centro di evacuazione cittadino.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Am Ende meiner ersten Woche dort half ich in einem Evakuierungszentrum in der Stadt.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Ao fim da minha primeira semana lá, dei por mim a ajudar num centro de evacuação na cidade.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Az első hét végén, amit ott töltöttem, a város egyik menekültközpontjában segítettem.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.제가 그 곳에 간지 일주일이 되었을 때 저는 마을에 있는 피난소에서 일하고 있었습니다.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.La finalul primei mele săptămâni acolo, am dat o mână de ajutor într-un centru de evacuare din oraş.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Mot slutet av den första veckan där, fann jag mig själv hjälpande till vid en evakueringsplats i staden.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci prvého týždňa, čo som tam strávila, som pomáhala v evakuačnom centre v meste.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Na konci svého prvního týdne jsem tam pomáhala v evakuačním centru ve městě.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Pod koniec pierwszego tygodnia, pomagałam w centrum ewakuacyjnym.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Tegen het eind van mijn eerste week belandde ik in een evacuatiecentrum in de stad.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Vào cuối tuần đầu tiên ở đó, tôi đến giúp đỡ một trung tâm di tản ở thị trấn.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Στο τέλος της πρώτης μου εβδομάδας εκεί, βοήθησα ένα κέντρο εκκένωσης στην πόλη.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.В края на първата ми седмица тук помагах в евакуационния център в града.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.К концу первой недели моего пребывания там я поехала помогать в городской эвакуационный центр.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.Наприкінці мого першого тижня я почала допомагати в евакуаційному центрі в місті.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.בתחילת השבוע השלישי שם, מצאתי את עצמי עוזרת באחד ממרכזי הפינוי בעיר.
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.في نهاية أسبوعي الأول هناك، وجدت نفسي أساعد في مركز للإيواء في مركز البلدة
Oradaki ilk haftamın sonunda, kendimi kasabadaki bir tahliye merkezine yardım ederken buldum.町の避難所で手伝いをしていました 温泉で 公衆浴場の大きな浴槽の 掃除を手伝っていました
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo, cậu làm bác sĩ ở một ngôi làng nhỏ. và mình thì làm y tá cho cậu.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo du är en läkare i en mindre by och jag är sjuksköterskan som hjälper dig.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo du bist ein Arzt von einen kleinen Dorf und ich bin eine Krankenschweseter,die dir hilft.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo je bent een arts van een kleine dorp en ik ben de zuster die je helpt.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo kamu adalah dokter di sebuah desa kecil. dan aku adalah perawat yang membantumu.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo tu esti doctorul unui sat mic si eu sunt infirmiera care te ajuta.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Seung Jo, tu sei il dottore di un piccolo paese e io sono l'infermiera che ti aiuta.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Tu es le médecin d'un petit village et moi, je suis l'infirmière qui t'aide.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Εσύ Σουνγκ Τζο είσαι ο γιατρός σ'ένα μικρό χωριό κι εγώ είμαι η νοσοκόμα που σε βοηθάει.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.Сын Чжо, ты доктор в маленькой деревне а я медсестра, которая тебе помогает.
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.سيونغ جوو ستكون طبيبا في قرية صغيرة و أنا الممرضة التي ستساعدك
Seung Jo, sen küçük bir kasabada doktorsun ve ben de sana yardım eden hemşire.そして私が看護師なの あなたは有名で、いつも病院に居て...
Siz de kendinizden tiksinirsiniz, şöyle düşünürsünüz: "Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum."Odczuwasz do siebie wstręt i myœślisz: "„Nikt mnie nie bombarduje.
Tarihindeki büyük olayların her sene kutlandığı küçük bir kasabada, New Jersey, Princeton'da yaşıyorum.저는 뉴 저지에 있는 프린스턴이라는 작은 마을에서 살게 되었습니다. 이 곳에서는 매년 과거 프린스턴에서 있었던 거대한 사건을 기념하죠.
Tarihindeki büyük olayların her sene kutlandığı küçük bir kasabada, New Jersey, Princeton'da yaşıyorum.Mieszkam w Princeton w New Jersey, gdzie obchodzi się rocznicę ważnego wydarzenia:
Tarihindeki büyük olayların her sene kutlandığı küçük bir kasabada, New Jersey, Princeton'da yaşıyorum.Я живу в маленьком городке Принстон, в Нью Джерси, где каждый год празднуют большое событие в его истории:
Tarihindeki büyük olayların her sene kutlandığı küçük bir kasabada, New Jersey, Princeton'da yaşıyorum.אני חי בעיר קטנה, פרינסטון, בניו-ג'רסי שבה בכל שנה חוגגים אירוע גדול בהיסטוריה של פרינסטון:
Tarihindeki büyük olayların her sene kutlandığı küçük bir kasabada, New Jersey, Princeton'da yaşıyorum.毎年 プリンストン史上とても重要といわれる -- プリンストンの戦いを祝います 実に重要で
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.James McKinleyltä nuoren tytön joukkoraiskauksesta, 11-vuotiaasta, pienessä texasilaisessa kaupungissa.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.집단 성폭행 기사가 있습니다.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.McKinley a scris că oamenii se întrebau:
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.Джеймса МакКінлі про групове зґвалтування 11-річної дівчинки у маленькому техаському місті.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.בת 11, בעיר קטנה בטקסס.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.تبلغ من العمر 11 سنة ، في أحد المدن الصغيرة في (تكساس).
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.この記事によると-
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod