Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Kasaba halkı deprem tarafından korkutuldu.The townsfolk were frightened by the earthquake.
Kasaba halkı merakla bana baktı.The townspeople looked curiously at me.
Kasaba halkı kalın biftek yemekten hoşlanır.The townspeople like to eat thick steaks.
Kasaba halkı alkışladı.The townspeople applauded.
Kasaba halkı, üç çocuk dahil, dehşete düşer ve Bart, yaptığından pişman olur.The town's residents, including the three boys, are horrified and Bart regrets his actions.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.The whole town is working together.
Yetiştirilen sebzeler ise kasaba halkının ihtiyaçlarını karşılayacak kadardır.The vines that remained sufficed for local needs.
Kasaba halkı da onların arkasında yer alır.We will also reach those behind them.
Kasaba halkı günümüzde olduğu gibi geçmişte de eğitime önem vermiştir.God continues to reveal today as in the past.
Kasaba halkı özellikle İskandinav Ülkelerine göç etmektedir.Northern European expatriates in Pakistan primarily consist of Scandinavian communities.
Kasaba halkı kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra, kalan ürünlerini satar.The market serves as the place where its people buy their needs and sell their produce.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.The bombardment of the city was meant to break the morale of the people of Strasbourg.
Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı.They asked its people for food, but they refused to extend them any hospitality.
Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler.So they went on until they came to the people of a town.
Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi.They asked its people for food, but they refused to extend them any hospitality.
Kasaba halkı insani yardım ve küçük emekli aylıklarıyla geçindiklerini söylüyor.Residents say they get by on humanitarian aid and small pensions.
Güçlüden yana olan kasaba halkı, elbirliği ile bu cinayeti örtbaseder.Diese sei von hohem nationalem Interesse und die Mordkommission möge bitte mit ihnen kooperieren.
Kaçanlardan kasaba halkının bol zahiresi bulunduğunu öğrendi.Anwohner berichteten von einer Massenflucht.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Ceux-ci descendent dans les rues pour manifester leur joie,.
Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri olduğunda ittifak etti.Le couple a réuni tout ce que leur a demandé la sorcière.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.Le maire de ville semble également favoriser cette initiative.
Kasaba halkı alkışladı.Aplaudieron los pueblerinos.
Kasaba halkının doğaüstü etkilerden dolayı acı çeken kişiler olduğunu fark eder.Palpa de cerca cómo sufre el pueblo por los efectos de la crisis económica.
Ertesi gün Vali, dairesine çekilerek kasaba halkının bir önceki gece olanlar üzerine ayaklanmalarını izler.El Gobernador se retira a su apartamento ya que la ciudad está en los disturbios tras el ataque.
Kasaba halkı da onların arkasında yer alır.Una città si stende sotto di lui.
Güçlüden yana olan kasaba halkı, elbirliği ile bu cinayeti örtbaseder.Questi aiutanti che stanno al suo fianco hanno il compito di uccidere.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Questi artisti si esibiscono nelle strade della città.
Kasaba halkı da onların arkasında yer alır.Он призывает жителей города следовать за ним.
Bunların amacı suikastçilerin soyundan gelen kasaba halkından intikam almaktır.Целью являлась месть за убитых полицейских.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.الشوكولا التي تبيعها تبدأ سريعاً بتغيير حياة أهل البلدة.
15 Şubat 1914'te öldüğünde tüm kasaba halkı onun cenazesine gelmiştir.وعند وفاتها في 14 أكتوبر 1910، حضر المئات جنازتها.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.A população que estava ansiosa para participar foi às ruas para protestar.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.O fechamento da fábrica devastou a economia da cidade.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Viannes chocolade verandert door haar magie het leven van de dorpelingen.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.De lokale bevolking ondersteunde de operatie eveneens.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Czekolada Vianne szybko zaczyna zmieniać życie mieszkańców.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Hela folket i arbete.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Byns kvinnor tar snabbt till sig budskapet.
Fakat kasaba halkı su almak için sarp ve dik bir yokuştan inmek zorunda idiler.Runtom staden sträcker sig en bördig och vattenrik trakt.
Kasaba halkı günümüzde olduğu gibi geçmişte de eğitime önem vermiştir.Зведемо місто, як і раніше, до графа.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.Жителі села також брали участь в цій боротьбі.
Kasaba halkının genel refah seviyesi iyi durumdadır.Občanská vybavenost města je dobrá.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Některá města se rozhodla tento problém řešit.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Všichni obyvatelé z města se tam chodí vyřádit.
Kasaba halkının genel refah seviyesi iyi durumdadır.Kaupungin turvallisuustilanne on hyvä.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Siirtokuntalaiset lähtevät etsimään ratkaisua Helalta.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Όλος ο πληθυσμός του εργάζονταν στην πόλη.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Η σοκολάτα της γρήγορα αρχίζει να αλλάζει τη ζωή των κατοίκων του χωριού.
Kasaba halkı, Osmanlı hükümeti tarafından desteklenmişti.Η Βόρεια Εκστρατεία δέχθηκε ομόφωνη υποστήριξη από τον κινέζικο λαό.
Kasaba halkı Taraşcı kasabasının tarihinin 1300'lü yıllara dayandığını iddia etmektedir.Γέροντες του χωριού ισχυρίζονται ότι υπήρχε αναγραφή σε τοίχο με ημερομηνία του 1400.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.Han opfordrede folk til at gå ud på gaderne i protest.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Byens forvaltning arbejder på at løse dette overløbsproblem.
Kasaba halkı kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra, kalan ürünlerini satar.Efter en vurdering af bybefolkningens ernæringsbehov måtte folkekommunerne give den mængde af deres produkter.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.Dan seluruh rakyat turut mendukung perjanjian itu.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Hội đồng thành phố muốn giải quyết vấn đề này bằng một cuộc tranh luận thứ hai.
Zindand tutuklular ve kasaba halkı adalet günü ve saatinin geldiği için şarkıya başlarlar.囚人たちと町の人々が、正義の訪れた日時の歌を歌う。
Vali, onlara ölümüne dövüşmelerini emreder ve kasaba halkı da onların kanını istemektedir.賜兄〔顯〕欲為報怨,賓客轉劫人,發覺,州郡殺顯獄中。