Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Karnında herhangi bir acı hissediyor musun?Do you feel any pain in your stomach?
Karnım gurulduyor.My stomach is rumbling.
Çocuk karnının üzerinde yatarak televizyon izliyordu.The boy was lying on his stomach watching TV.
Karnım tok.My stomach is full.
Karnım ağrıyor.I have a stomachache.
Lütfen karnınızın üstüne yatın.Please lie on your stomach.
Istakoz ve diğer deniz gıdalarıyla karnımızı şişirdik.We glutted ourselves with lobsters and other seafood.
Adama karnından vurdum.I hit the man on the belly.
Doktor, karnım ağrıyor.I have a stomachache, doctor.
Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.The eye is bigger than the belly.
Aç gözlülükle karnını doyuramazsın.Your eyes are bigger than your stomach.
Karnım aç!I'm hungry!
Karnım acıktı!I'm hungry!
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.I am hungry because I did not eat breakfast.
Üç tabak dondurma yedikten sonra Tom'un karnı ağrıyordu.After eating three dishes of ice cream, Tom had a stomachache.
Bunlara karnım tok benim.I don't buy that.
Mary karnı ağrıyarak uyandı.Mary woke up feeling sick in the stomach.
Karnım çok kötü ağrıyor.I've got a bad stomachache.
Tom karnının ağrıdığını ve canının bir şey yemek istemediğini söyledi.Tom said he had a stomachache and didn't feel like eating anything.
Tom karnını doyurdu.Tom ate his fill.
Çıkmadan mutlaka karnını doyurmalısın.You really should eat before you leave.
Tom, Mary'yi karnından bıçakladı.Tom stabbed Mary in the stomach.
Karnı aç değil.He isn't hungry.
Bizim karnımız tok.We're stuffed.
Tom'un karnı tok.Tom is stuffed.
Karnın açtı, değil mi?You were hungry, weren't you?
O sadece karnı aç olduğunda bağırır.He only screams when he's hungry.
Kimin karnı aç?Who's hungry?
Dondurmadan başka bir şey yemezsen karnın ağrır.If you eat nothing but ice cream, you'll get a stomachache.
Karnımız çok açtı.We were very hungry.
İkimizin de karnı açtı.We were both hungry.
Herkesin karnı açtı.Everyone was hungry.
Karnınız aç olmalı.You must be hungry.
Hepimizin karnı açtı.We were all hungry.
Herkesin karnı aç.Everybody's hungry.
Karnımız aç değildi.We weren't hungry.
Tom'un karnı aç değildi.Tom wasn't hungry.
Hepsinin karnı aç.They're all hungry.
Aç karnına içki içmeyin.Don't drink on an empty stomach.
Karnın ağrıyor mu?Does your stomach hurt?
Tom gömleğini yukarı kaldırdı ve karnını açtı.Tom lifted up his shirt and exposed his belly.
Süt karnımı ağrıtıyor.Milk gives me a stomachache.
Tom Mary'nin bunlara karnı tok olduğunu söyleyebilir.Tom can tell Mary isn't buying it.
Tom hamile karısının karnına elini koydu.Tom put his hand on his pregnant wife's belly.
Tom'un karnı ağrıyordu.Tom had a stomachache.
Aç karnına içki içmemelisin.You shouldn't be drinking on an empty stomach.
Bu ilacı aç karnına almamalısın.You shouldn't take this medicine on an empty stomach.
Tom John'un karnına yumruk attı ve uzaklaştı.Tom punched John in the stomach and walked away.
Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.Alcohol affects you more quickly on an empty stomach.
Bu ilaç aç karnına alınmalı.This medicine is to be taken on an empty stomach.
Aç karnına içki içmek kişinin sağlığı için kötüdür.Drinking spirits on an empty stomach is bad for one's health.
"Karnı acıkan var mı?" "Biz.""Who's hungry?" "We are."
Ona karnından vurdum.I hit him in the stomach.
Neyse ki bunlara karnım tok benim.Fortunately, I don't buy it.
Neyse ki bu laflara karnım tok.Fortunately, I'm not buying into it.
Tom karnından iki kez vuruldu.Tom was shot twice in the abdomen.
Karnınızdan nefes alın.Breathe from your belly.
Bana karnını göster.Show me your stomach.
Sami'nin karnında bulunan arsenik seviyesi 4 atı öldürecek kadardı.The level of arsenic found in Sami's stomach was enough to kill 4 horses.