O, kitapları kitaplığa karmakarışık koydu.He put the books on the shelf out of order.
Bu karmakarışık olacak.This is going to get messy.
Aklım karmakarışık.I am all mixed up.
O biraz karmakarışıktı.It was a little chaotic.
O karmakarışıktı.It was chaotic.
O karmakarışık olabilir.It can be chaotic.
Şeyler karmakarışık oldu.Things got messy.
O onu yaptırdı ama her zaman olduğu gibi, o onu karmakarışık etti.He did get it done but as always, he did it ass-backwards.
Bu, oldukça karmakarışık olabilirdi.This could get quite messy.
Sarhoş turistler, ziyaretlerinden sonra otel odasını karmakarışık bir şekilde terk etti.The drunk tourists left the hotel room in shambles after their visit.
Video kalitesi karmakarışık.The video quality is a mixed bag.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.It's a city filled with chaos and complexity.
Bizler harika şeyleri karmakarışık yapmakta yeteneği olan türleriz.We have a talent as a species for messing up wonderful things.
Kim Chi çorbası içmeyi sürdürecek ve işleri karmakarışık yapacaksan, o zaman öylece git buradan!If you're going to keep drinking Kim Chi soup and make things chaotic then just leave!
Karmakarışık kanıtlar olucakIt's going to be a hairy, hairy proof.
Bu sistemin ilginçliği karmakarışık oluşudur.So, what's interesting about this system is that it's messy.
Markanız dağılmaya başlar. (Kahkahalar) Daha karmakarışık bir hale geliyor.Your brand starts being dispersed, (Laughter) it gets more chaotic.
Biraz karmakarışık çünkü fikirlerimi zorluyorum.It's kind of chaotic because I'm bullying my ideas.
Herhalde karmakarışık, şöylesi bir harfler dizimiz olurdu.I think you might get a random jumble of letters that looks like this.
Ve bu fikir benim zihnimde karmakarışıktı.And that idea stuck in my head.
Başlangıç durumu, bütün poziyonlrın karmakarışık olduğu bir durum olacak.The starting state would be some state where all the positions are messed up.
Bu karmakarışık olaylar içinde, garip bir mantık fark ettim.In this jumble of events, I seemed to discern an extraordinary logic.
Tamamen karmakarışık durumda.It's just a mess today.
Çünkü ikilik içinde karmakarışıksındır.Of that, because you get so entangled in duality.
Ev sahibinin karmakarışık. "Bu kırdı a'ready," dedi."It's broke a'ready," said he.
Arapsaçı gibi karmakarışıktırlar.They've got hair all over them.
Şimdi karmakarışık sığır kesimi slidelarına girmeyeceğim.I'm not going to go into any gucky slaughter slides.
Molun çok daha karmakarışık tanımları vardır.There are kind of more Byzantine definitions of a mole.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.A scrambled egg is mush -- tasty mush -- but it's mush.
Saray karmakarışık.The palace is so chaotic!
Aslında bunu daha ileri yapalım yoksa buralar karmakarışık olurActually, let's do it even further out, just because it's going to get messy otherwise.
Bu ev karmakarışık.The house is such a mess.
Tüm bu karmakarışık olay örgüsü çözümleniyor.Resolution All the tangled plot lines get straightened out.
Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz.""They were only confused dreams," they said; "we do not know how to interpret them."
Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şa'irdir.Nay, but they say: 'A hotchpotch of nightmares! Nay, he has forged it; nay, he is a poet!
Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir.'A hotchpotch of nightmares!' they said.
(Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir.'A hotchpotch of nightmares!' they said.
Dediler ki: "Rüya dediğin şey karmakarışık hayallerdir.'A hotchpotch of nightmares!' they said.
(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir.‘Indeed, he has fabricated it!’ ‘Indeed, he is a poet!’
Hem onları helake düşürmek, hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için.This led them (the pagans) to confusion in their religion and to face their own destruction.
Bazen karmakarışık oluyorum Bonibon paketindeki bir bukalemun gibi.Manchmal bin ich so verwirrt wie ein Chamäleon in einer Packung Smarties.
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Es kommt zu einer freudigen Begrüßung, doch just in diesem Moment platzt ihre Majestät herein.
Buradan sonrası karmakarışıktır.A partir de ahí, el caos.
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Invitata a casa sua, la festa si trasforma in una grande confusione.
Cevap karmakarışık.A resposta não é simples.
Düşünceleri karmakarışıktı.Zijn gedachten waren in de war.
Gelişigüzel, karmakarışık ya da ipsiz sapsız şeylerdir.Sömnproblem, opassande skratt eller gråt.
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Дівчина вибирає вечірку, але свято закінчується жахливо.
Ama ikisinden birisini seçme zamanı geldiğinde işler tehlikeli bir hal alır ve hayatı karmakarışık olur.Dacă cei doi vor îndeplini sarcina, vor beneficia de un moment de intimitate.
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.Linna vaikuttaa olevan täynnä salaisuuksia ja tragediaa.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Ingen vidste derfor ret, hvad der boede i den stille og indesluttede mand.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Finnes det i det hele tatt noe som selv ikke en slik ond ånd ikke kan bedra meg med?
Baba, kardeşler ve genç kadın arasında karmakarışık bir çekim vardır.Ada di antara mereka dari kalangan anak muda, orang tua dan wanita.
Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi İmâm Câʿfer-i Sadık ta hâdiseden bihâberdi.Thực sự với hình hài này, khó có ai có thể tin được đây là một con cừu.
Böylece, o karmakarışık insan kütlesinden birkaç grup düzenlemeyi başardık.これにより、混乱した満洲に一定の秩序がもたらされた。
Şehrin içi karmakarışık ve tehlikelerle doludur.Toda svet tu spodaj je poln nevarnosti in neprijaznosti.
Arapsaçı gibi karmakarışıktırlar.Pieni di segni e simboli.
Arapsaçı gibi karmakarışıktırlar.Au păr peste tot.
Arapsaçı gibi karmakarışıktırlar.Až z nich ide strach.