Neden? Senin karizman var.لماذا؟ لديك كاريزما
Neden? Senin karizman var.知ってるよ 俺が魅力あるって
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.Bueno, de todos modos.
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.Comunque, è proprio un fuoriclasse.
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.어쨋든, 이 분은 정말 대단하십니다.
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.Maar goed, deze kerel is gewoon klasse.
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.Ou seja, era a mãe, mas este tipo é espetacular.
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.אבל ללא קשר. הבחור הזה בדרן. תמצא
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.لكن على أي حال. هذا الرجل هو فريد من نوعه. تجده
Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.ピペットと試料を手に実験台に向かっていました
Nobel'i kazandı biliyor musun?" (Gülüşmeler) Yani annesiydi. Neyse. Bu adam tamamıyla karizmatik.Wiedziałeś, że on zdobył dzisiaj Nobla?" (Śmiech) Taką miał mamę, ale mimo wszystko jest przykładną osobą.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Cậu ấy là vì có ngoại hình, còn anh thì có nét quyến rũ của mình.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Dia untuk tampangnya dan aku untuk kharismaku.
O görünüşüyle,ben karizmamla..El, pentru ca arata bine, iar eu pentru ca sunt carismatic.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Han för hans utseende och jag för min karisma.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Hän ulkonäöllään ja minä karismallani.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Hij voor zijn uiterlijk en ik voor mijn charisma.
O görünüşüyle,ben karizmamla..lui per il suo aspetto e io per il mio carisma.
O görünüşüyle,ben karizmamla..lui pour son apparence, et moi pour mon charisme.
O görünüşüyle,ben karizmamla..On dlatego że był przystojny a ja bo miałem w sobie charyzmę.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Αυτός για την ομορφιά του κι εγώ για το ταλέντο μου.
O görünüşüyle,ben karizmamla..Он благодаря своей внешности, а я харизме.
O görünüşüyle,ben karizmamla...הוא בגלל המראה שלו, ואני בגלל הכריזמה שלי
O görünüşüyle,ben karizmamla..هو لمظهره, وأنا للكرايزما
O görünüşüyle,ben karizmamla..そんなギテがハニ お前を・・・
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.En cambio, recordamos y usamos hasta hoy el vocabulario de un carismático joven estadounidense.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.În schimb, vocabularul unui tânăr american carismatic e cel pe care ni-l amintim și-l folosim.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.대신 우리가 오늘까지 기억하고 쓰는 말은 카리스마를 가진 젊은 미국인이 쓴 용어입니다.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.Αντί αυτές ακόμη θυμόμαστε και χρησιμοποιούμε μέχρι σήμερα το λεξιλόγιο ενός χαρισματικού νέου Αμερικάνου.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.Вместо этого мы по сей день используем терминологию, введённую одарённым молодым американцем.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.תחת זאת, זהו אוצר המילים של אמריקאי צעיר וכריזמטי אותו אנו עוד זוכרים ובו אנו משתמשים עד היום.
Onun yerine, genç ve karizmatik bir Amerikalının terimlerini bugün kullanmaya devam ediyoruz.بدلًا من ذلك، إنّها المفردات لشابٍّ أمريكيٍّ جذّاب التي مازلنا نذكرها ونستخدمها إلى هذا اليوم
Pekala. Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Det är ganska häftigt; låtskrivare kan komma undan med det mesta.
Pekala. Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Goed. 't Is wel cool.
Senin karizman var.Anh có sức thu hút mà.
Senin karizman var.Du har karisma.
Senin karizman var.Du hast Ausstrahlung.
Senin karizman var.Hai carisma.
Senin karizman var.Jesteś bardzo charyzmatyczny.
Senin karizman var.Kau punya karisma.
Senin karizman var.Tu as du charisme.
Senin karizman var.Veď máš charizmu.
Senin karizman var.Ти имаш обаяние.
Senin karizman var.У тебя есть обаяние.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Egy másik karizmatikus nagytestű állatfaj amelyel dolgoztam az a barázdás bálna története.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Eine weitere imposante Megafauna-Art mit denen ich gearbeitet habe sind die Glattwale.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.제가 작업한 또 하나의 카리스마 있는 거대 동물 종은 참고래에 대한 이야기입니다.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Kolejnym przykładem charyzmatycznej megafauny, jest wieloryb biskajski.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Một loài động vật lớn có sức lôi cuốn mà tôi đã nghiên cứu là loài cá voi.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.O altă specie fascinantă cu care am lucrat este Eubalaena spp.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Otra carismática especie gigante con la que trabajé es la nota que hice sobre la ballena franca.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Še en karizmatični predstavnik megafavne s katerim sem delal in on njem napisal reportažo, je gladki kit.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Ytterligare en karismatisk jättefisk som jag jobbade med var ett reportage jag gjorde på Rätvalen.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Ένα άλλο χαρισματικό μεγάλο ζώο με το οποίο δούλεψα είναι η μαύρη φάλαινα.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Друг харизматичен вид на мега фауната, с който работих е статията, която написах за бискайския кит.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.Еще один пример прекрасного вида мегафауны, с которым я работал, это сюжет о гренландских китах.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.זן כריזמטי נוסף שעבדתי עמו הייתה כתבה שעשיתי על הלווייתנים הבלניים.
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.وقد عملت على حيوانات جذابة ضخمة ايضا وقمت بعمل قصة عنها .. هي الحيتان
Üzerinde çalıştığım bir diğer karizmatik megafauna türü gerçek balina hakkında yaptığım haberdi.セミクジラも記事にしました。 約100万年前
Ve anlaşılabilir şekilde, çekicilik ve karizma birdenbire önem kazandı.Aşa că este de înţeles cum calităţi precum carisma şi magnetismul devin deodată foarte importante.