kargaşaya ile cümle

kargaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O oldukça bir kargaşaya neden oldu.It caused quite a commotion.
Bu kargaşaya ne neden oldu?What has caused this tumult?
Tom'un kararı bir kargaşaya neden oldu.Tom's decision caused an uproar.
Tom dün geceki yemekte bir kargaşaya neden oldu.Tom caused a commotion at the dinner last night.
Bu iki eylem Şii Müslümanlar arasında büyük kargaşaya neden olmuştur.This led to discord between the two Muslim leaders.
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.I thought I was going to be fired for getting him upset.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Once, the kingdom suffered a 12-year long famine.
Bu durum ülkede büyük bir kargaşaya sebep olmuştur.These events sparked serious unrest in the country.
Kendi kendimizi bu kargaşaya soktuk.We've cluttered ourselves up with all this.
Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.He scorns the tumult of the city, neither does he hear the shouting of the driver.
Mladiç'in ailesinin yaptığı ziyaretler de adliye binası önünde kargaşaya yol açtı.Visits by Mladic's family were cause for chaos outside the courthouse.
Ancak bu süreç zaman alabilir ve siyasi kargaşaya yol açabilir.But this process takes time and would likely cause a political stir.
Bu süreçte yaşanan aksaklıklar her seçim döneminde kargaşaya yol açıyordu.The hassles involved have sparked a furor every election cycle.
Köşe yazarları YSK'nın bu yönde alacağı bir kararın siyasi kargaşaya yol açacağını söylüyorlar.Analysts say such a decision by the YSK would cause political chaos.
BH siyasi kargaşaya battıBiH mired in political disarray
I. Bayezid'in yakalanması Türkleri kargaşaya sürükledi.The capture of Bayezid I threw the Turks into disorder.
Felix ve Regula'nın kafaları kaybolmuş olsaydı, bu bir kargaşaya neden olurdu.Wären die Häupter von Felix und Regula verschwunden gewesen, so hätte dies für Aufsehen gesorgt.
Bir araya gelseydik kargaşaya neden olurduk.Wir hätten gestritten, wenn wir uns begegnet wären.
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.Verzeihen Sie wenn ich störe...
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Die Folge sind Panik und Chaos.
Dildeki kargaşaya son verilmelidir." anlatımlarıyla ortaya koymuşlar; bunu gerçekleştirmek istemişlerdir.Schlimmer als im Ausland, weil man die eigene Sprache hört“, so ihr Fazit.
Bu işbirliği Weimar Cumhuriyeti’ndeki politik kargaşaya protest şarkılar yoluyla dahil oldu.La division prend part aux troubles politiques sous la république de Weimar.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Ce, à une condition : arrêter de tuer des gens sur son passage.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Déjate llevar por el Caos y la furia.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Quella morte scatenò due mesi di disordini in Tibet.
Bu işbirliği Weimar Cumhuriyeti’ndeki politik kargaşaya protest şarkılar yoluyla dahil oldu.La pellicola è inerente al tema della disoccupazione e della sinistra politica nella Repubblica di Weimar.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Caos e così sia.
Bu durum ülkede büyük bir kargaşaya sebep olmuştur.Это вызывало всё большее недовольство в стране.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.В этот момент ему становится плохо, и в результате он чуть не убивает не того человека.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Тут начинается полнейший хаос и неразбериха.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Este encruamento causa fadiga e cavitação.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ze veroorzaken chaos en vernietiging.
Bir araya gelseydik kargaşaya neden olurduk.Gdyby ktoś przyszedł, byłby wstyd.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Panował tam bałagan i chaos.
Bu saldırı Alman ön hatlarında paniğe ve kargaşaya yol açtı.Niespodziewany wybuch wywołał panikę i chaos w niemieckich szeregach.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Tolv dagar som skakade världen.
Bunun üzerine Tommy, dışarı çıkıp şehirde büyük bir kargaşaya neden olur.Dock tvingas han göra ett skymfligt uttåg ur staden.
Bu saldırı Alman ön hatlarında paniğe ve kargaşaya yol açtı.V chaosu a zmatku se šířil strach z německých útoků.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.K neštěstí došlo ve dne, takže si nevyžádalo žádné lidské životy.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Az országot 12 órára megbénította a sztrájk.
Bunun üzerine Tommy, dışarı çıkıp şehirde büyük bir kargaşaya neden olur.Sen jälkeen hän lähtee kaupunkiin aiheuttamaan tuhoa ja järkytystä.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Tämä aiheutti pakokauhun ja sekasorron.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Maa ajautui tämän jälkeen 12 vuotta kestäneeseen sisällissotaan.
Bu durum ülkede büyük bir kargaşaya sebep olmuştur.Η τραγωδία προκάλεσε μεγάλο σοκ σε όλη τη χώρα.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Fuld af risici og kaos.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Ini melambangkan kekacauan dan neraka.
Ölümü ülkede 12 yıl süren kargaşaya sebep oldu.Cái chết của ông đã tạo ra hai thập kỷ rối loạn chính trị.
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.これは相手を油断させるために意図的に遅延行軍したものと思われる。
Beni rahatsız etmek için kasıtlı olarak kargaşaya neden oluyordu.미인이 은재를 괴롭히기 위해 의도적으로 쫓아내며 극에서 하차하였다.
Bu kaosa ve kargaşaya yol açar.Това довежда хаос и безвластие.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Zdrvený žiaľom a zúfalstvom, odhodlal sa k činu, ktorý dovtedy žiadny smrteľník nevykonal.
Bu dokümanları birçoğunun pratikte kullanılıp kullanılmaması hususu kargaşaya yol açmaktadır.Selle probleemi sisulist käsitlemist väldivad oma graafiõpikutes paljud.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Idziemy tu ze wschodu, gdzie aż huczy od wieści o wysadzeniu pociągu Najwyższego Dowódcy.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Palasimme juuri idästä, ja siellä pidetään kovaa meteliä- -ylipäällikön koneen räjäyttämisestä.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har været i Eastern, og der taler alle om, - - at den øverstbefalendes tog er blevet sprunget i luften.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har varit i Eastern och där pratar alla- -om att överbefälhavarens tåg har sprängts.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Мы только что с востока, там сейчас много шума из-за взрыва поезда Главнокомандующего.
(Gülüşmeler) Kargaşaya neden olduğumu anında gördü ve hayatımda ilk kez koridora gönderildim.Rögtön észrevette, hogy én voltam a felfordulás okozója, és életemben először kiküldtek a folyosóra.
Kargaşaya neden olduğumu anında gördü ve hayatımda ilk kez koridora gönderildim.Han såg direkt att det var jag som var orsaken till uppståndelsen,
Kargaşaya neden olduğumu anında gördü ve hayatımda ilk kez koridora gönderildim.선생님께서는 즉시 제가 소란의 주범으로 보시고는, 제 인생에서 처음으로 복도로 쫓겨났죠,
İlgili Sayfalar