Wright kardeşler, bir motor ile çalışan bir uçağı uçurmayı başardılar.The Wright brothers succeeded in flying an airplane driven by an engine.
İkiz kız kardeşler bir zarftaki iki bezelye kadar benziyorlar.The twin sisters are alike as two peas in a pod.
İkiz erkek kardeşler iki bezelye kadar benzer.The twin brothers are as like as two peas.
Kız kardeşlerin her ikisi de sarışınlar.The sisters are both blondes.
Kız kardeşler birbirlerine benziyorlar.The sisters look like each other.
Kız kardeşler oldukça benzerler.The sisters are quite alike.
Kız kardeşler 100 yaşına kadar yaşadı.The sisters lived to be 100 years old.
Erkek kardeşler birbirlerinden nefret ediyorlar.The brothers hate each other.
Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.Each of the brothers has a car.
Erkek kardeşlerin her ikisi de öldü.Both the brothers are dead.
Erkek kardeşlerin her ikisi de hâlâ hayatta.Both brothers are still alive.
Erkek kardeşler on iki yıl arayla doğmuş.The brothers were born twelve years apart.
Erkek kardeşler arasında güçlü bir bağ vardır.There is a strong bond between the brothers.
Kız kardeşler oldukça farklıdır.The sisters are quite unlike.
Kardeşler kavga etmemelidir.Brothers should not quarrel.
Kardeşlerin her ikisi de dışarıdalardı.Both the brothers were out.
Eve geldiğimde kız kardeşlerim yemek pişiriyordu.My sisters were cooking when I came home.
Erkek kardeşlerimin her ikisi de evlidir.Both of my brothers are married.
Erkek kardeşlerimden biri öğretmen, ve diğerleri avukattır.One of my brothers is a teacher and the others are lawyers.
Kardeşlerimin her ikisi de evli değildir.Both of my sisters are not married.
Kız kardeşlerimin her ikisi evlidir.Both of my sisters are married.
Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.I am poor, whereas my brothers are very rich.
Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.I don't know either of his brothers.
Ben onun erkek kardeşlerinden hiçbirini tanımıyorum.I know neither of his brothers.
Kardeşlerinin ikisi de güzel.Both his sisters are beautiful.
Onun ikiz kız kardeşlerini ayırt edemiyorum.I can't tell his twin sisters apart.
Sadece o değil fakat aynı zamanda onun kız kardeşleri de sinemaya gitti.Not only he but also his sisters went to the movies.
O, kız kardeşleriyle birlikte Jack'i ziyaret edeceğini söyledi.She said that she would visit Jack with her sisters.
Hem o hem de onun kız kardeşleri partiye davet edilirler.Both he and his sister are invited to the party.
O, her zaman erkek kardeşleriyle tartışıyordu.She was always quarreling with her brothers.
O, kardeşleri kadar sıkı çalışır.She works as hard as her siblings.
Onun küçük erkek kardeşleri için büyük bir sevgisi var.She has a great affection for her little brothers.
Onlar benim erkek kardeşlerim.They are my brothers.
Onlar benim kız kardeşlerim.They are my sisters.
Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.Boys tend to look down on their younger sisters.
Kız kardeşlerin ikisi de çok güzel.Both sisters are very beautiful.
Biz neredeyse erkek kardeşler gibiyiz.We're almost like brothers.
Biz tam erkek kardeşler gibiyiz.We're just like brothers.
Kardeşlerin ikisi de öldü.Both of the brothers are dead.
Bunu kardeşlerin en küçüğü söyledi.The smaller of the brothers said this.
Şu ikiz erkek kardeşler benzer yüzlere sahip.Those twin brothers have similar faces.
Erkek kardeşlerim sürekli çevresine şakalar yapıyor.My brothers are always joking around.
Erkek ya da kız kardeşlerinle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldın mı?Did you have to share a bedroom with your brothers or sisters?
Bütün kardeşlerim benden daha uzun boylular.All my siblings are taller than me.
Oynayalım, küçük kardeşlerim!Let's play, little bro!
Kız kardeşler birbirleriyle ahenk içerisinde yaşadı.The sisters lived in harmony with each other.
Kız kardeşler birbirleriyle uyum içinde yaşadı.The sisters lived in harmony with each other.
Erkek kardeşlerim var.I have brothers.
Kız kardeşlerim var.I have sisters.
Ben sık sık erkek kardeşlerimle karşılaştırılırım.I'm often compared to my brothers.
Tom aynı babası, büyükbabaları ve kardeşleri gibi bir sakala sahip.Tom has a beard just like his father, grandfathers and brothers do.
Tom ve Mary erkek ve kız kardeşler.Tom and Mary are brother and sister.
Teşekkürler kardeşler.Thanks, brothers.
Kız kardeşlerim aynı renk gözlere sahip.My sisters have the same color eyes.
Erkek kardeşlerim yunuslardır.My brothers are dolphins.
Geçen çarşamba kardeşlerime bir mektup yazdım.Last Wednesday, I wrote a letter to my siblings.
Erkek kardeşlerin her ikisi de hâlâ yaşıyor.Both of the brothers are still living.
Kardeşlerimin hepsi benden daha uzundurlar.All of my siblings are taller than me.
İkiz erkek kardeşler tam olarak benziyorlar.The twin brothers look exactly alike.
Daha küçük erkek kardeşlerin var mı?Do you have younger brothers?