Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.A növekedéstől a szén-dioxid szint lényegesen süllyedni fog.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Bản thân sự lớn mạnh đó là một cái bình chứa CO2
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Come un enorme lavello di biossido di carbonio.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Denne tilblivelse binder i sig selv enorme mængder kuldioxid.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Eine Anlagerung an sich ist ein riesiges Spülbecken für Kohlenstoffdioxyd.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Hromadění samotné ve velkém pohlcuje oxid uhličitý.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.산호초의 증식은 이산화탄소의 감소를 의미합니다.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.O sedimentare reprezintă o mare de dioxid de carbon.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Pertumbuhan itu sendiri adalah tempat pembuangan karbondioksida.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Ten wapień to wielki magazyn dwutlenku węgla.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Una acumulación de por sí es un enorme vertedero de dióxido de carbono.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Une accrétion en elle-même est un énorme puits à CO2.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Zo'n aanwas is zelf een enorme verzamelbak van koolstofdioxide.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Η ίδια η προσαύξηση αποτελεί μια τεράστια δεξαμενή διοξειδίου του άνθρακα.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Едно натрупване само по себе си е огромна яма за въглероден двуокис.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Сам по себе этот нарост - колоссальное хранилище углекислого газа.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Це нарощення саме по собі є величезним скупченням вуглекислого газу.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.הצמיחה עצמה היא ירידה עצומה בפחמן הדו חמצני.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.والتراكم بنفسه هو بالوعة ضخمة من ثاني أكسيد الكربون.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.それはまた、周辺の海洋性生態系を引き寄せ
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Así se ve el objetivo del gobierno británico sobre el carbono y las emisiones de efecto invernadero.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Đây là những gì chính phủ Anh nhắm tới để loại bỏ carbon và hiệu ứng nhà kính
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Det her er målet for Storbritanniens regering mht. CO2 og drivhusgasser.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Dit is de doelstelling van de Britse regering voor de uitstoot van koolstof en broeikasgassen.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Esta é a meta do governo do Reino Unido quanto às emissões de carbono e dos gases com efeito de estufa
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Iată cum arată obiectivul guvernului Marii Britanii pentru emisiile de carbon și gaze cu efect de seră.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Inilah target pemerintah Inggris tentang emisi karbon dan gas rumah kaca.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.그래서 영국 정부는 탄소와 온실가스를 규제하기로 했습니다.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Questo è ciò a cui assomiglia l'obiettivo del governo Britannico sulle emissioni di carbonio e gas serra.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Så här ser Storbritanniens regerings mål för koldioxid och växthusgasutsläpp ut.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.So sieht das Ziel der britischen Regierung für CO2 und Treibhausemissionen aus.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Takhle vypadá cíl vlády Velké Británie, pokud jde o emise oxidu uhličitého a skleníkové plyny.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.To jest cel rządu U.K jeżeli chodzi o węgiel i emisje cieplarniane.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Tu sa dívate na cieľ Britskej vlády ohľadom ďalšieho vývoja uhlíkových a skleníkových emisií.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Αυτός είναι ο στόχος της κυβέρνησης της Μεγάλης Βρετανίας για τις εκπομπές διοξειδίου του άνθρακα.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Вот как выглядит цель правительства Великобритании по вопросам углеродных и парниковых выбросов.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Това е целта, която британското правителство има за борба с въглеродните и парниковите ефекти.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.כך נראה היעד של הממשל הבריטי בפליטת פחמן וגזי חממה.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.وكما يوضح الشكل البياني .. هذا هو هدف المملكة المتحدة فيما يتعلق في انبعاثات غازات الكربون والدفيئة
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.これぐらいの期間で考えられています つまり通常のビジネスとは違います
Bu bir propil grubu, ama bir de metil'i var-- hatırlarsan, met- bir karbondur. .Это пропильная группа, но она имеет метил. Помните, "мет" означает один атом углерода.
Bu bölümdeki tartışmaların çoğunda, genelde karbonun ve özelde CONależy zauważyć, że duża część rozważań w tej sekcji koncentruje się na roli węgla, a w szczególności CO
Bu bölümdeki tartışmaların çoğunda, genelde karbonun ve özelde COObservera att en stor del av diskussionen i detta avsnitt inriktas på rollen för kol i allmänhet och CO
Bu bölümdeki tartışmaların çoğunda, genelde karbonun ve özelde COV tem poglavju razprava večinoma poteka o vlogi ogljika na splošno, sicer pa predvsem CO
Bu çizgilerle yazabilirsiniz- üç karbonunuz var, öyleyse 1,2,3.1, 2, 3. Teď se to zdá strašně jednoduché.
Bu çizgilerle yazabilirsiniz- üç karbonunuz var, öyleyse 1,2,3.Je kan het letterlijk zo schrijven als je 3 koolstoffen hebt: 1, 2 en 3.
Bu çizgilerle yazabilirsiniz- üç karbonunuz var, öyleyse 1,2,3.Вы можете буквально написать это. Так, мы имеем 3 атома углерода, итак, 1, 2, 3.
Bu çizgilerle yazabilirsiniz- üç karbonunuz var, öyleyse 1,2,3.يمكن حرفيا كتابة ذلك حيث لدينا 3 ذرات كربون، 1، 2، 3.
Bu da bir diğer etil grup, altı nolu karbonun üzerinde, o yüzden bu da 6-etil.هذه مجموعة إيثيل أخري على الكربون ستة لذلك هي 6-إيثيل
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Asta înseamnă mai puțină poluare.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Ça implique une plus faible empreinte carbone.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Có nghĩa là tiết kiệm được việc đi lại.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Das bedeutet einen niedrigeren CO2-Verbrauch.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Dit betekent een lagere koolstofvoetafdruk.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Esto implica una menor huella de carbono.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Ez kisebb környezetszennyezést jelent.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.이는 더 적은 탄소 배출량을 의미해요
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Oznacza to niższy ślad węglowy.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Vuol anche dire minori emissioni inquinanti.
Bu da daha az karbon ayak izi demektir.Това означава по-ниски въглеродни емисии.