Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Abbiamo anche parlato della concentrazione di anidride carbonica nell'atmosfera.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Am vorbit și despre concentrațiile de dioxid de carbon din atmosferă.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Chúng ta cũng đã nói về những sự tập trung của khí axít cácbon trong bầu khí quyển
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Kita juga berbicara tentang kadar karbon dioksida di atmosfer.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.또 많이 거론되는 것이 대기 중의 이산화탄소 농도입니다.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Nous avons aussi beaucoup parlé des concentrations de dioxyde de carbone dans l'atmosphère.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Rozmawialiśmy również o stężeniu dwutlenku węgla w atmosferze.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Szó volt még például a légkör szén-dioxid koncentrációjáról is.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.También hemos hablado de concentraciones de dióxido de carbono en la atmósfera.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.We hebben ook gesproken over concentraties van koolstofdioxide in de atmosfeer.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Wir haben auch über die Konzentration von CO2 in der Atmosphäre geredet.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Μιλήσαμε επίσης για την τιμή του διοξειδίου του άνθρακα στην ατμόσφαιρα.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Мы также обсуждаем, какой должна быть концентрация углекислого газа в атмосфере.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.Също така говорихме за концентрации на въглероден диоксид в атмосферата.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.אנחנו דיברנו גם על ריכוזים של פחמן דו-חמצני באטמוספירה.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.وتحدثنا كذلك عن تركيز ثاني أكسيد الكربون في الجو.
Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonlarından da bahsetmiştik.大気中の二酸化炭素濃度 450にすべき? 400?
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Chúng ta có rất nhiều vấn đề khác giống như axit hóa đại dương nguyên nhân là do CO2 trong khí quyển.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Creiamo ogni tipo di problema come l'acidificazione dell'oceano che viene dalla CO2 nell'atmosfera.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Egyébként van más problémánk is, mint pl. az óceán savasodása, aminek oka a légköri CO2.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Kita memiliki semua masalah lainnya, seperti pengasaman samudera yang juga berasal dari CO2 di atmosfer.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.우리는 대기에 있는 이산화탄소로 인해 발생하는 바다산성화 같은 별의별 문제들에도 직면해있다.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Máme rôzne problémy, ako napr. okysľovanie oceánu v dôsledku CO2 v atmosfére.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Máme různé problémy jakou je okyselení oceánu které přišlo z CO2 v atmosféře.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Mamy wszelkie inne problemy takie jak zakwaszanie oceanu które tak czy siak pochodzą z CO2 w atmosferze.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.Wir haben alle möglichen anderen Probleme wie Übersäuerung des Ozeans als Folge von CO2 in der Atmosphäre.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.יש לנו כל מיני בעיות אחרות כמו עלית החומציות באוקיינוסים שבא מהפחמן הדו-חמצני באטמוספירה בכל מקרה.
Atmosferdeki karbondioksitten kaynaklanan okyanus asitlenmesi... ...gibi bir sürü sorunumuz bulunmakta zaten.別の問題の原因でもあります 数人の変人以外は誰も 「やってみよう」とは言わないでしょう
Atmosferdeki sıcaklık ve karbondioksit değerlerinin uyumlu bir biçimde nasıl inip çıktığı.Teplota a koncentrace CO2 v atmosféře. Ty jdou nahoru a dolů současně -- synchronně.
Atmosferden gelen karbondioksit.대기에 있던 이산화탄소
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.저는 대기중에 9톤의 이산화탄소를 배출하였습니다.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.9 tonna CO2-t bocsátottam ki a légkörbe.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.A přitom jsem vydal tolik CO2, jako průměrný Francouz za rok.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim. Bu, iki fil agirligi kadardir.Am avut un impact mare asupra planetei, venind pana aici cu avionul.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim. Bu, iki fil agirligi kadardir.Ho emesso nell'atmosfera nove tonnellate di CO2, ossia il peso di due elefanti.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim. Bu, iki fil agirligi kadardir.J'ai émis neuf tonnes de CO2 dans l'atmosphère.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim. Bu, iki fil agirligi kadardir.Vypustil som do atmosféry deväť ton CO2; to je váha dvoch slonov.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.By dolecieć na tę konferencję musiałem wyemitować do atmosfery dziewięć ton CO2.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Emiti, para a atmosfera, nove toneladas de CO2.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Ich habe neun Tonnen CO2 in die Atmosphäre ausgestossen.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Ik heb negen ton CO2 in de atmosfeer uitgestoten.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Tôi đã thải vào không thi, 9 tấn CO2.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Y emití tanto CO2 como un Francés en un año.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Εξέπεμψα, στην ατμόσφαιρα, εννέα τόνους διοξειδίου του άνθρακα.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Отделих в атмосферата девет тона CO2. Това е теглото на два слона.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.Я ответственен за выброс 9-ти тонн углекислого газа в атмосферу.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.פלטתי לאטמוספירה תשעה טון פחמן דו חמצני.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.لقد بعثت تسعة أطنان من ثاني أكسيد الكربون في الغلاف الجوي.
Atmosfere, dokuz ton karbondioksit yaydim.これはゾウ2頭分の 重さになります
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Eliberăm cantități enorme de CO2 în atmosferă, provenite din combustibilii fosili sau producerea de ciment.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Estamos a expelir imenso CO2 para a atmosfera, dos combustíveis fósseis, da produção de cimento.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Jelenleg nagy mennyiségű CO2-t engedünk a légkörbe, a tüzelőanyagok elégetése és a cement- gyártás során.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Kau tahu, kita melepaskan banyak CO2 ke atmosfer dari bahan bakar fosil, dari produksi semen.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.우리는 상당히 많은 양의 이산화탄소를 화석 연료나 시멘트 생산에 의해서 대기 중으로 배출하고 있습니다.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Pompujemy sporo CO2 w atmosferę, z paliw kopalnych, z produkcji cementu.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Stiamo pompando enormi quantità di CO2 nell'atmosfera, dai carburanti fossili alla produzione di cemento.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Weet je, we pompen veel CO2 in de atmosfeer, van fossiele brandstoffen, van cementproductie.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Ξέρετε, εκπέμπουμε πολύ CO2 στην ατμόσφαιρα από ορυκτά καύσιμα, από την παραγωγή τσιμέντου.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Знаете, бълваме огромни количества от CO2 в атмосферата, от изкопаеми горива, от производството на цимент.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.אתם יודעים, אנחנו מזרימים המון פחמן דו-חמצני לתוך האטמוספירה - מדלקים מאובנים, מייצור של בטון.