Ana içeriğe geç
Sözlük

karay ile cümle

karay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurلأيّ باق على قيد الحياة، النزول في مكان مثل هذا سيكون فرصة مرعبة
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Ai putea destul de clar spune cât timp fiecare dintre ele a fost pe uscat.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Anda bisa cukup jelas mengatakan berapa lama masing-masing telah darat.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Bạn có khá rõ ràng có thể nói bao lâu mỗi ai đã vào bờ.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Dalo by sa celkom jednoducho povedať, ako dlho každý z nich bol na brehu.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Dalo by se docela jednoduše říci, jak dlouho každý z nich byl na břehu.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Du kan ganska tydligt berätta hur länge var och en hade varit i land.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Je kon vrij duidelijk vertellen hoe lang ieder had aan de wal geweest.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.각 사람이 육지에 있었는지 오래 아주 명백하게 말할 수 있습니다.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Lahko bi zelo jasno povedal, kako dolgo je vsak bil na kopnem.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Lehet elég egyértelműen megmondani, meddig mindegyiknek volt a parton.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Man kan temmelig tydeligt fortælle, hvor lang tid hver enkelt havde været i land.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Man konnte ziemlich deutlich sagen, wie lange jedes Land gewesen war.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Można bardzo wyraźnie powiedzieć, jak długo każdy z nich był na lądzie.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Se podría muy claramente dice el tiempo que cada uno había sido en tierra.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Si potrebbe dire molto chiaramente per quanto tempo ogni uno era stato a terra.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Você poderia muito claramente dizer quanto tempo cada um tinha sido em terra.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Voisit ihan selvästi sanoa kuinka kauan kukin oli maissa.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Vous pourriez assez clairement dire combien de temps chacun d'eux avait été à terre.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Θα μπορούσατε πολύ απλά πει για πόσο καιρό ο καθένας είχε στην ξηρά.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Ви могли б досить ясно сказати, як довго кожен був на березі.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Вы могли бы довольно ясно сказать, как долго каждый был на берегу.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.Доста ясно може да каже колко време всеки един е бил на брега.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.אתה יכול לומר די בבירור כמה זמן כל אחד מהם היה לחוף.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.هل يمكن أن نقول بصراحة جميلة متى كان كل واحد على الشاطئ.
Her biri karaya ne kadar uzun zamandır oldukça sade söyleyebilirdi.この若者の健全な頬は、色相の洋ナシのトーストした太陽のようであり、ように思われる
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Bo tak mówi Pan zastępów: Oto Ja jeszcze raz, a to po małym czasie, poruszę niebem i ziemią, i morzem i suchą;
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Dalam waktu yang dekat Aku akan menggoncangkan langit dan bumi, darat dan laut
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Kajti tako pravi GOSPOD nad vojskami: Še enkrat, malo časa še, pa potresem nebo in zemljo in morje in suhoto;
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.나 만군의 여호와가 말하노라 조금 있으면 내가 하늘과 땅과 바다와 육지를 진동시킬 것이요
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Lebo takto hovorí Hospodin Zástupov: Ešte raz, po krátkom čase zatrasiem nebom i zemou, morom i suchom.
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Sillä näin sanoo Herra Sebaot: Vielä vähän aikaa, ja minä liikutan taivaat ja maan, meren ja kuivan.
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Thi så siger Hærskarers HERRE: Endnu en Gang om en liden Stund vil jeg ryste Himmel og Jord, Hav og tørt Land,
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım."Toen u uit Egypte trok, heb Ik beloofd dat mijn Geest altijd bij u zou zijn. Wees daarom niet bang.
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Защото така казва Господ на Силите: Още веднъж, след малко, аз ще разтърся небето и земята, морето и сушата.
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.Ибо так говорит Господь Саваоф: еще раз, и это будет скоро, Я потрясу небо и землю, море и сушу,
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.כי כה אמר יהוה צבאות עוד אחת מעט היא ואני מרעיש את השמים ואת הארץ ואת הים ואת החרבה׃
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.لانه هكذا قال رب الجنود. هي مرّة بعد قليل فازلزل السموات والارض والبحر واليابسة.
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.萬 軍 之 耶 和 華 如 此 說 、 過 不 多 時 我 必 再 一 次 震 動 天 地 、 滄 海 、 與 旱 地
‹‹Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‹Kısa zamanda bir kez daha yeri, göğü, denizi, karayı sarsacağım.萬軍 之 耶和華 如此 說 、 過 不 多 時 我 必 再 一 次 震 動 天地 、 滄海 、 與 旱地
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.저 멀리 마이크로네시아에서부터 인도네시아, 말레이지아, 인도, 마다가스카르를 거쳐 카리브 제도 서쪽까지 말입니다.
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.langs Indonesië, Maleisië, India, Madagascar en naar het Caribisch gebied.
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.Mikronéziától Indonézián, Malajzián, Indián, Madagaszkáron át a Karib-tenger nyugati részéig.
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.כל הדרך ממקרונזיה דרך אינדונזיה, מלזיה, הודו, מדגסקר ולמערב לקריביים.
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.كم ميكرونيزيا خلال اندونسيا , ماليزيا, الهند, مدغشقر الى الغرب من الكاريبيان
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.インドネシア マレーシア そしてマダガスカル さらには西カリブまで 赤い点の地域では
Hindistan, Madagaskarı geçip Karayipler'in batısına ulaşacak şekilde bütün yerküreyi kesiyor.由密克羅西尼亞一直 穿過印尼、馬來西亞、印度、馬達加斯加 到加勒比海西面
Hipotermiden ölmeyecekler. Karaya ulaşacaklar.De kommer inte dö av köld, de kommer att komma i land.
Hipotermiden ölmeyecekler. Karaya ulaşacaklar.Nezemřou na podchlazení, dostanou se na pobřeží.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.A trebuit să operăm în spatele coridorului I-64, o stradă care întretaie centrul acestor locaţii separate.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Dovevamo operare dietro il passaggio I-64, una strada che passa attraverso il centro di questi siti separati.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.I-64고속도로 옆에 지어올려야 했고 도로 하나가 부지 사이를 가로지르고 있었죠.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Musimy pracować mając z tyłu międzystanową 64, ulicę, która przebiega w środku tych osobnych budów.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Nous devons intervenir derrière l'axe I-64, une rue qui passe entre les trois sites.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Teníamos que operar detrás del corredor I-64, una calle que atraviesa estos sitios separados.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Tínhamos de trabalhar por detrás da via I-64, uma estrada que passa pelo meio destes dois locais.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Змушені були працювати за автомагістраллю I-64, яка пролягає через усі будівельні майданчики.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Перед нами располагалась трасса 64, была улица, которая проходила посередине между площадками.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.Трябва да действа зад коридора I-64, улица, която прорязва средата на тези отделни места.
I-64 karayolunun arkasında çalışmak zorundaydık, ve bu ayrık alanları kesen bir cadde.היינו צריכים לפעול מאחורי מסדרון ה-I64, רחוב שחוצה דרך שלושת האתרים הנפרדים האלה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod