kararmış ile cümle

kararmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Van egy faltöredék Hiroshimában amit a sugárzás teljesen feketére égetett.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošime je taký kus steny, ktorá radiáciou kompletne zhorela do čierna.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošimě stojí kousek zdi, která radiací úplně zčernala.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošimi je kos zidu, ki je popolnoma črn zaradi radiacije.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Υπαρχεί ένα κομμάτι τοίχου στη Χιροσίμα που κάηκε και έγινε κατάμαυρο από τη ραδιενέργεια.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.В Хиросиме есть стена, которая полностью сгорела от радиации.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Има едно парче стена в Хирошима, което било напълно почернено от радиацията.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Там у Хіросімі э шматок стіни, , який був суцільно випалений дочорна радіацією.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.באותו הרגע שאתם מרגישים זאת. זה מה שאני שואפת אליו בכל פעם שאני פותח את פי -- זהו קשר בלתי אפשרי.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.هناك قطعة من جدار في هيروشيما احترقت تماما بسبب الإشعاع.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.放射線で真っ黒に 焼け焦げているが 階段の最初の段に 座っていた人がいて
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Chyba słusznie zrobiłem, nie zmieniając zimowego auto-mailu.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Det var smart at beholde min auto-mail fra Northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Det var smart att behålla min auto-mail från northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Minun kannatti pitää pohjoisen auto-mailini.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Parece que hice bien al quedarme con mi auto-mail de Northern.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Parece que ter mantido o auto-mail do norte foi a decisão correcta.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Tenere il mio auto-mail adattato per il Nord è stata una buona scelta.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Η διατήρηση των auto-mail μου ήταν σωστή απόφαση τελικά.
Kuzey auto-mail'imi çıkarmamak doğru bir kararmış anlaşılan.Кажется, я правильно поступил, оставив северную автоброню.
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;A jeho oblečenia sú všetky poškvrnili s popolom a sadzí;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;A jeho oblečení jsou všechny poskvrnily s popelem a sazí;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Dan pakaiannya ternoda semua dengan abu dan jelaga;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;E i suoi vestiti erano tutti macchiata di cenere e fuliggine;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;En zijn kleren waren allemaal aangetast met as en roet;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;És a ruhák voltak a patinás hamu és korom;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;E suas roupas estavam todos manchados com cinzas e fuligem;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Et ses vêtements étaient tous ternie de cendres et de suie;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;In so bile njegove obleke vse poslabšala s pepelom in sajami;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Ja hänen vaatteensa olivat kaikki tahranneet tuhkan ja noen;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Jego ubrania były nadszarpnięta z popiołu i sadzy;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Och hans kläder var alla skamfilat med aska och sot;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Og hans tøj var alle plettede med aske og sod;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Şi hainele lui au fost toate pătată cu cenuşă şi funingine;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;그리고 그의 옷은 모두 화산재, 검댕과 tarnished했다;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Und seine Kleider wurden alle mit Asche und Ruß;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Và quần áo của ông đã bị hoen ố với tro bụi và bồ hóng;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Y su ropa estaba manchada con todas las cenizas y el hollín;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;Και τα ρούχα του ήταν αμαυρωμένη με στάχτη και καπνιά?
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;И дрехите му бяха всички опетнена с пепел и сажди;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;И его одежда была запятнана все пеплом и сажей;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;І його одяг був заплямована все попелом і сажею;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;וגם בגדיו היו מוכתמים כל עם אפר ופיח;
Ve onun elbiselerini kül ve kurum ile kararmış;彼は彼の背中に投げつけたしていたおもちゃの束、
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Am primit aşadar unele noi-nouţe, unele strălucitoare, unele medii şi altele foarte vechi şi întunecate.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Así teníamos unas muy nuevas y brillantes algunas intermedias, y otras muy viejas, muy oscuras.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Chúng tôi có những đồng mới toanh sáng bóng, những đồng trung bình, những đồng rất cũ và tối.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Deram-nos moedas novas, moedas brilhantes, moedas medianamente brilhantes e moedas muito antigas e escuras.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Dostaliśmy nowe, błyszczące monety, średnie oraz bardzo stare, bardzo ciemne.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Eli saimme uusia, kiiltäviä kolikoita, käytetympiä ja hyvin vanhoja, tummia kolikoita.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Jadi kami dapat koin baru, yang masih berkilau, yang sedang, yang sangat tua, yang berwarna gelap.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.새 것, 빛나는 것, 중간 것, 아주 오래된 것, 어두운 동전을 얻었습니다.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Ne abbiamo prese di nuove di zecca, tutte lucenti, di mediamente brillanti e di molto vecchie e annerite.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Så vi fick helt nya blänkande, mellanmörka, och väldigt gamla mörka mynt.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Tehát kaptunk teljesen újakat, csillogóakat, közepeseket, nagyon régieket, sötéteket.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.We hadden er splinternieuwe, blinkende, gemiddelde, en erg oude, donkere.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Wir hatten also ganz neue, glänzende, mittlere und sehr alte, dunkle Stücke.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.Взехме чисто нови, лъскави, средни и много стари, тъмни монети.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.У нас были совершенно новые, блестящие монетки, средние и очень старые, тёмные.
Yani yenilerden, parlak olanlardan, orta boydakilerden, ve çok eski kararmış olanlardan.ותראו שהביטחון העצמי כמעט חוזר, אבל לא ממש.

İlgili Sayfalar