Ana içeriğe geç
Sözlük

karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cesur kararı sayesinde krizi atlatmayı başardı.Thanks to his bold decision, he was able to ride out the crisis.
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.His life hangs on the judge's decision.
Oraya yalnız gitmeye karar verdi.He made up his mind to go there alone.
O otuz yaşına kadar o bir yazar olmaya karar vermedi.He did not decide to be a writer until he was thirty.
O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.She has made up her mind to go to America to study.
İngiltere'ye gitmek için kararlı.He is determined to go to England.
O, Kathy ile evlenmeye karar verdi.He made up his mind to marry Kathy.
Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.We decided to leave him alone for a while.
O, oraya gitmeye karar verdi.He made up his mind to go there.
O, düşünüp taşındı ve gitmemeye karar verdi.He thought it over and decided not to go.
O, ailesine hükmeder ve bütün kararları verir.He dominates his family and makes all the decisions.
Plana devam etmeye karar verdi.He decided to get on with the plan.
İşin peşini bırakmamaya karar verdi.He has decided to carry on the work.
Araba satın almak için karar verdi.He has made up his mind to buy the car.
Arabayı satmaya karar verdi.He decided to sell the car.
O, kırmızı arabada karar verdi.He decided on the red car.
Kırmızı arabaya karar verdi.He decided on the red car.
Kararı kırmızı arabadan yana oldu.He decided on the red car.
O, bütün bu konularda son kararı verdi.He made the final decision on all such matters.
O onunla ilgili karar verdi.He decided on that.
Sigarayı bırakmaya karar verdi.He decided to quit smoking.
Sonunda evlenmeye karar verdi.He finally decided to get married.
Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.He couldn't make up his mind which course to follow.
Kalmaya ve babasının işini sürdürmeye karar verdi.He decided to stay and carry on his father's business.
Partiye gitmemeye karar verdi.He decided not to go to the party.
O, bir pilot olmak için karar verdi.He made up his mind to be a pilot.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.He finally made up his mind to marry the girl he had met in Paris.
Fransa'ya gitmeye karar verdi.He decided to go to France.
Başka yerde bilgi aramaya karar verdi.He decided to seek information elsewhere.
Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.He resolved to do better work in the future.
Londra'nın bir banliyösüne yerleşmeye karar verdiler.They decided to settle in a suburb of London.
O daha çok çalışmaya karar verdi.He decided to study harder.
O, komitenin kararı hakkında bilgilendirilmediğinden şikayet etti.He complained that he had not been informed of the committee's decision.
Bir doktor olmaya karar verdi.He made up his mind to be a doctor.
O, tek başına New York'a hareket etmeye karar verdi.He decided to set out for New York by himself.
İngilizce eğitimi için üniversiteye gitmeye karar verdim.I decided to go to college to major in English.
Hava kararmadan eve varabildi.He managed to get home before dark.
O, yapmak istediği şey hakkında kararsız görünüyordu.He seemed vague about what he wanted to do.
Toplantıya gitmemeye karar verdi.He decided not to go to the meeting.
O yurt dışında okumak için kararını verdi.He made up his mind to study abroad.
O, resim eğitimi amacıyla Paris'e gitmeye karar verdi.He decided to go to Paris for the purpose of studying painting.
O, yurt dışına gitmeye kararlıydı.He was determined to go abroad.
O, yurt dışına gitmeye karar verdi.He decided to go abroad.
O, yurtdışına gitmeye karar verdi.He decided to go abroad.
Bu, tehlikeyi göze almak anlamına gelse bile, o oraya gitmeye karar verdi.Even though it meant risking danger, he decided to go there.
Bir öğretmen olmaya karar verdi.He has decided to become a teacher.
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.He has a reputation for taking a long time to make up his mind.
Geç karar vermesiyle ünlüdür.He has a reputation for taking a long time to make a decision.
O, karar vermede yavaş fakat eylem yapmada hızlıdır.He is slow to decide, but he is quick to act.
O bir karar veremez.He can't make a decision.
O, onun kararlarında yetersiz.He lacks decisiveness.
O, neye karar verildiğini uzun uzadıya açıkladı.He explained at length what had been decided.
Uluslararası ilişkilerde karar kıldı.He decided on international relations.
Tekrar denemeye karar verdi.He made up his mind to try again.
Nihai bir karar verme sürecindeydi.He was in the process of making a final decision.
O, denemeye karar verdi.He decided to give it a try.
Evinden ayrılmaya karar verdi.He decided to part with his house.
Önemli bir karar aldı.He has made a significant decision.
Gidişini ertelemeye karar verdi.He decided to postpone his departure.
Bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.He made up his mind to be a fireman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod