karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir keşiş olmaya karar verdi.He decided to become a monk.
Et yemeyi durdurmaya karar verdim.I've decided to stop eating meat.
Tom bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.Tom decided to grow corn this year.
Tom ve Mary evlenmemeye karar verdiler.Tom and Mary decided not to get married.
Benim açımdan, güvenli bir şekilde karar vermek mümkün değil.From my point of view, it's not possible to make a decision safely.
Bu karar anı.It's the moment of truth.
O çok aptalca bir karardı.It was a very stupid decision.
Bu ay boyunca yalnızca İspanyolca cümle eklemeye karar verdim.I've decided to contribute Spanish sentences purely all this month.
Artık parfüm almamaya karar verdim.I decided not to buy the perfume anymore.
Karar henüz verilmedi.The decision hasn't yet been made.
Hava kararmadan önce geri dön.Be back before it gets dark.
Tom ve Mary evlilik danışmanlığına gitmeye karar verdi.Tom and Mary decided to go to marriage counselling.
Karar verir vermez size bildireceğiz.As soon as we decide, we'll let you know.
Gidip Amerika'da okumaya karar verdi.She decided to go and study in the USA.
Sana ne Twitter kullanmayı bırakmaya karar verdirdi?What made you decide to quit using Twitter?
Oyun teorisi, stratejik karar alma çalışmasıdır.Game theory is the study of strategic decision making.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki evde kalmaya karar verdik.It was raining so hard that we decided to stay home.
Ne zaman taşınacağımıza karar vermemiz gerekiyor.We need to decide when we'll move.
Ne zaman taşınacağımıza karar vermek zorundayız.We're forced to decide when we'll move.
Hava karardı. Yağmur yağacak mı, merak ediyorum?It's gotten dark. Is it going to rain, I wonder?
Hem baban hem de ben senin kararın sonuçlarını anlıyoruz.Both your father and I understand the consequences of your decision.
Egzersiz planım üzerinde bir karara vardım.I came to a decision on my exercise plan.
Egzersiz programım üzerinde karara vardım.I decided on my exercise program.
Hava kararıyor. Yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.It's getting dark. I wonder if it's going to rain.
Karar alma zamanı.It's decision-making time.
İnsanlar sandıkta karar verecek.The people will decide at the ballot box.
Henüz kararımı vermedim.I haven't yet made up my mind.
Şimdi karar vermen lazım.You have to decide.
Karar henüz alınmadı.The decision hasn't been made yet.
Mary Tom'un davranışını görmezden gelmeye karar verdi.Mary decided to ignore Tom's behaviour.
Yarın nereye gideceğimize henüz karar vermedik.We haven't yet decided where we'll go tomorrow.
Öğle yemeğini nerede yiyeceğinize karar verdiniz mi?Did you decide where you're going to have lunch?
Ünlü olmak istemediğime karar verdim.I've decided I don't want to be famous.
Uygulama geliştiricileri bir fonksiyonel programlama dili kullanmaya karar verdi.Application developers decided to use a functional programming language.
Bunun senin için zor bir karar olduğunun farkındayım.I realize that this is a difficult decision for you.
Mary daha çok nane yemeye karar verdi.Mary has decided to eat more mints.
Tom Mary'nin evinde kalmaya karar verdi.Tom decided to stay at Mary's.
Ben ne sipariş edeceğime karar veremiyorum.I can't decide what to order.
Kararlarımı kendim verebilirim.I'm capable of making my own decisions.
Bu konuda bir karar veremiyorum.I cannot render a judgment on that.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Binlerce göçmen Macaristan'daki Budapeşte'den Avusturya'ya yürümeye karar verdi.Thousands of migrants decided to walk from Budapest in Hungary to Austria.
Ben Tom'a bir şans daha vermeye karar verdim.I decided to give Tom another chance.
Tom'a bir şans daha vermeye karar verdim.I've decided to give Tom another chance.
Tom projeyi bitirmek için çok kararlıydı.Tom was very determined to finish the project.
Tom kararımızdan mutsuzdu.Tom was unhappy with our decision.
Akıllıca bir karar değildi.It wasn't a smart decision.
O kötü bir karar değil.That's not a bad decision.
Tom gerçekten kararlıydı.Tom was really decisive.
Bu karar zordu.This decision was hard.
Karar seninkiydi.The decision was yours.
Senin kararındı.The decision was yours.
Karar senindi.The decision was yours.
Tom çok kararlıydı.Tom was very decisive.
Tom fazla kararsız.Tom is too indecisive.
Karar kolaydı.The decision was easy.
Havai fişek gösterisi hava karardıktan sonra başlayacak.Fireworks will begin after dark.
Tom ve Mary bir evlilik danışmanına gitmeye karar verdiler.Tom and Mary have decided to go to a marriage counselor.
Neden onu yapmamaya karar verdiğimizin çeşitli sebepleri vardı.There were several reasons why we decided not to do that.
Önümüzdeki pazartesiye kadar toplantıyı ertelemeye karar verdik.We've decided to postpone the meeting till next Monday.

İlgili Sayfalar