karar ile cümle

karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom her zamankinden daha kararlı görünüyor.Tom looks more determined than ever.
Onu yapmamaya karar verdim.I've decided not to do that.
Boston'a seninle gitmemeye karar verdim.I've decided not to go to Boston with you.
Tom pazartesiye kadar kalmamaya karar verdi.Tom has decided not to stay until Monday.
Tom Mary ile evlenmeye karar verdi.Tom made up his mind to marry Mary.
Tom neden işini bırakmaya karar verdi?Why did Tom decide to quit his job?
Tom neden Fransızca öğrenmeye karar verdi?Why did Tom decide to study French?
Kendisi oraya yalnız gitmeye karar verdi.He himself decided to go there alone.
Kendi kararını ver.Make your own decision.
Tom düşündü ve Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmamaya karar verdi.Tom thought it over and decided not to do what Mary asked him to do.
Yapmaya karar verdiğin şey delice.What you decided to do is insane.
Karar birkaç hafta daha ertelenmiş olacak.The decision will merely have been delayed for a few more weeks.
Önceden karar verdin mi?Have you decided already?
Eski bir arabadan ziyade, yeni bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a new car rather than an old one.
Tom yeni bir araba yerine kullanılmış bir araba almaya karar verdi.Tom decided to buy a used car instead of a new one.
Büyük jüri, polis memurunu suçlamamaya karar verdi.The grand jury decided not to indict the police officer.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bana bildir.Let me know once you've decided when you'll come.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bileyim.Let me know once you've decided when you'll come.
Bir dahaki sefere bir buluşma yeri kararlaştıracağız.Next time we'll agree on a meeting place.
Tom, ilkbahara kadar saç tıraşı olmamaya karar verdi.Tom has decided not to get a haircut until spring.
Başka bir karar vermek için onu bekliyoruz.We are waiting for him to make another decision.
Verdiğin karara saygı duyuyorum.I respect the decision you made.
O, karar vermeme yardımcı olur.That would help me decide.
Karar vermek için bir dakikan var.You have one minute to decide.
Tom inatçı ve kararlı bir kimse.Tom is a tough cookie.
Verdiğin herhangi bir kararı destekleyeceğiz.We'll support any decision you make.
Sen hep benim için kararlarımı aldın.You always made my decisions for me.
Kararımı değiştirmiyorum.I'm not changing my vote.
Tom sigarayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit smoking.
Teklifini kabul etmeye karar verdim.I've decided to accept your proposal.
Bu Tom'un kararı.That's Tom's call.
Olduğum yerde kalmaya karar verdim.I've decided to stay where I am.
Hiç kimse benden daha kararlı değil.No one is more determined than I am.
Bu, Tom için inanılmaz zor bir karardır.This is an incredibly hard decision for Tom.
Bu açıkça Tom için zor bir karardı.This was clearly a difficult decision for Tom.
Senin kararını duymak isterim.I'd like to hear your decision.
Ben senin kararın için bekliyorum.I'm waiting for your decision.
Senin kararını bekliyorum.I await your decision.
Tom o kararı vermek için her hakka sahip.Tom had every right to make that decision.
Bunun benim kararım olmasını istiyorum.I need it to be my decision.
Tom kararlı bir kişi değil.Tom isn't a stable person.
Tom her zamankinden daha kararlıdır.Tom is more determined than ever.
Tom ne karar verirse versin desteklemek zorundayız.We have to support whatever decision Tom makes.
Karar senin olmalı.The decision must be yours.
Karar senin.The decision is yours.
Tom bunun gerçekten kavga etmeye değmeyeceğine karar verdi.Tom decided it wasn't really worth the fight.
En iyi kararını kullan.Use your best judgment.
Senin kararına hep güvendim.I've always trusted your judgment.
Tom karşı gelmeye kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom karşı çıkmaya kararlıdır.Tom is determined to resist.
Tom karşı koymaya kararlıdır.Tom is determined to resist.
Şu andan itibaren kendi kararlarımı ben vereceğim.I'm going to make my own decisions from now.
Bu çabuk karar verebileceğim bir şey değil.It's not something I can decide quickly.
Ben bu kararı kolay bir biçimde vermedim.I didn't make this decision lightly.
Sen de kimsin karar veriyorsun?Who are you to decide?
Ne zaman Tom'la dönmeye karar verdin?When did you decide to get back with Tom?
Tom hakkında neye karar verdin?What did you decide about Tom?
Yeni bir iş aramaya başlamak için karar verdim.I've decided to start looking for a new job.
Tom kendi kararını verecek kadar yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.
Tom kendi kararını vermek için yeterince yaşlı.Tom is old enough to make up his own mind.

İlgili Sayfalar