karar ile cümle
karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen zaten kararını verdin, değil mi?You've already made your decision, haven't you?
Bu senin kararın, Tom.It's your decision, Tom.
Bu aptalca bir karardı.That was a foolish decision.
Boston'da kalmaya karar verdim.I've decided to stay in Boston.
Siz çocuklar buna ne zaman karar verdiniz?When did you guys decide this?
Henüz kararını verme.Don't make up your mind just yet.
Karar Tom'un.The decision is Tom's.
Bugün o kararı vermek zorunda mıyız?Do we have to make that decision today?
Tom onu imzalayacaktı ama imzalamamaya karar verdi.Tom was going to sign it, but decided not to.
Tom oraya gidip gitmemeye karar vermede zorluk yaşıyor.Tom is having trouble deciding whether or not to go there.
Tom oraya gitmek için kararlıydı.Tom was determined to go there.
Neden kalmaya karar verdin?Why did you decide to stay?
Bir karara varıldı.A decision has been reached.
Şimdi ona karar vermek zorunda mısın?Do you have to decide that now?
Karar benim.The decision is mine.
Tom kararını verdi.Tom has made up his mind.
Tom çok kararlı, değil mi?Tom is very determined, isn't he?
Tom kararlı, değil mi?Tom is determined, isn't he?
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor, değil mi?Tom is afraid to go out after dark, isn't he?
Tom 2.30'a kadar raporu bitirmeye oldukça kararlı, değil mi?Tom is quite determined to finish the report by 2:30, isn't he?
Tom'un alacak bazı kararları var.Tom has got some decisions to make.
Tom onu tekrar yapmayı denemeyeceğine karar verdi.Tom decided that he'd never try doing that again.
Tom orduya katılmaya karar verdi.Tom decided to join the army.
Tom Avustralya'ya gitmek için kararını verdi.Tom has made up his mind to go to Australia.
Tom elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do his best.
Tom sonunda Boston'a gitmek zorunda olduğuna karar verdi.Tom has finally decided that he has to go to Boston.
Herkes benim kararıma katıldı.Everyone agreed with my decision.
Bugün karar vermemiz gerekiyor.We need to decide today.
Bugün karar vermeliyiz.We should decide today.
Tom o evi almak için kararını verdi.Tom has made up his mind to buy that car.
O kulübe girebilip giremeyeceğini görmeye karar verdi.Tom decided to see if he could get into that club.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Tom bir karar vermek zorunda kaldı.Tom had to make a decision.
Tom hızlı bir karar verdi.Tom made a quick decision.
Soru kararı kimin vereceğidir.The question is who's going to make the decision.
Tom kendi kararların verir.Tom makes his own decisions.
Tom'un bazı kararlar alması gerekir.Tom needs to make some decisions.
Tom bazı kararlar vermek zorunda.Tom has got to make some decisions.
Tom kararlı değil.Tom isn't decisive.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyi yapmak için karar verdi.Tom has made up his mind to do what Mary asked him to do.
Soru yapılması gerekenlere kim karar veriyor.The question is who decides what needs to be done.
Kararım kesindir.My decision is final.
Karar kesindir.The decision is final.
Tom Fransızca okumaya karar verdi.Tom decided to study French.
Tom gerçekten gitmesinin gerekip gerekmediğine karar vermekte sorun yaşıyor.Tom is having trouble deciding whether or not he really needs to go.
Tom kararlılıktan yoksun.Tom lacks decisiveness.
55 yaşında, Tom aniden bir sanatçı olmak istediğine karar verdi.At the age of 55, Tom suddenly decided that he wanted to become an artist.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Tom decided to go shopping by himself.
Bir karar verildi.A decision has been made.
Tom'un yapmak için zor bir kararı var.Tom has a tough decision to make.
Tom doğru kararı verip vermediğinden emin değil.Tom isn't sure whether he made the right decision or not.
Toplantıyı gelecek pazara ertelemeye karar verdik.We've decided to postpone the meeting to next Sunday.
O, benim değil senin kararın.That's your conclusion, not mine.
Tom menüye baktı ve bir balık yemeği sipariş etmeye karar verdi.Tom looked at the menu and decided to order a fish dish.
Mary kararlı bir biçimde "Evet" diye yanıtladı."Yes," replied Mary decisively.
Tom kararlı bir biçimde "Hayır" diye yanıtladı."No," replied Tom decisively.
Tom kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted his decision.
Tom kendi kararını vermek zorunda.Tom has to make up his own mind.
Tom kendi kararlarını vermek zorunda.Tom has to make his own decisions.