kararın ile cümle

kararın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Тогава царят в отговор рече: Дайте на тая живото дете, и недейте го убива; тая е майка му.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››ויען המלך ויאמר תנו לה את הילוד החי והמת לא תמיתהו היא אמו׃
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››فاجاب الملك وقال اعطوها الولد الحي ولا تميتوه فانها امه.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››王 說 、 將 活 孩 子 給 這 婦 人 、 萬 不 可 殺 他 、 這 婦 人 實 在 是 他 的 母 親
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››王說 、 將活 孩子 給這婦 人 、 萬不可殺他 、 這婦 人實 在 是 他 的 母親
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar. Bilgisayarlara geldik.Politycy stwierdzają, że rynek jest dobry na wszystko.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.El Mercado y la economía planificada se enfrentan. Gana el Mercado.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.I politici decidono che il Mercato risolverà tutto.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Isten veled gonosz szovjet birodalom. A politikusok eldöntik, hogy piac mindent megold.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.정치인들은 시장이 모든 것을 해결하리라 생각합니다.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Os políticos decidem que o mercado livre vai resolver tudo.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Politici besluiten dat de markt alles zal oplossen.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Politicienii decid că piața va rezolva totul.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Politici sa zhodli, že tento voľný trh vyrieši všetko.
Politikacılar piyasanın her şeyi çözebileceği kararına vardılar.Политики решают, что рынок уладит абсолютно все проблемы.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.(109:4) Клялся Господь и не раскается: Ты священник вовек по чину Мелхиседека.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Domnul a jurat, şi nu -I va părea rău: ,,Tu eşti preot în veac, în felul lui Melhisedec.`` -
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Ðức Giê-hô-va đã thề, không hề đổi ý, rằng: Ngươi là thầy tế lễ đời đời, Tùy theo ban Mên-chi-xê-đéc.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Ðức_Giê - hô-va đã thề , không hề đổi ý , rằng : Ngươi là thầy tế_lễ đời_đời , Tùy theo ban Mên-chi-xê-đéc .
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Herra on vannonut eikä sitä kadu: "Sinä olet pappi iankaikkisesti, Melkisedekin järjestyksen mukaan".
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.HERREN har svoret og angrer det ej: "Du er Præst evindelig på Melkizedeks Vis."
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Herren har svoret, og han skal ikke angre det: Du er prest evindelig efter Melkisedeks vis.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.HERREN har svurit och skall icke ångra sig: »Du är en präst till evig tid efter Melki-Sedeks sätt.»
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Hospodin prisahal a nebude želieť: Ty si kňaz na veky podľa poriadku Melchisedechovho.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Il Signore ha giurato e non si pente: «Tu sei sacerdote per sempre al modo di Melchisedek»
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Jehovah juró y no se retractará: "Tú eres sacerdote para siempre, según el orden de Melquisedec.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Jurou o Senhor, e não se arrependerá: Tu és sacerdote para sempre, segundo a ordem de Melquisedeque.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.여호와는 맹세하고 변치 아니하시리라 이르시기를 너는 멜기세댁의 반차를 좇아 영원한 제사장이라 하셨도다
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Megesküdt az Úr és meg nem másítja: Pap vagy te örökké Melkhisedek rendje szerint.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Přisáhl Hospodin, a nebude želeti toho, řka: Ty jsi kněz na věky podlé řádu Melchisedechova.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Prisegel je GOSPOD in ne bode se kesal: „Ti si duhovnik vekomaj po redu Melhizedekovem“.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Ωμοσεν ο Κυριος και δεν θελει μεταμεληθη, συ εισαι ιερευς εις τον αιωνα κατα την ταξιν Μελχισεδεκ.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.Господ се закле, (и не ще се разкае), като каза: Ти си свещеник до века според чина Мелхиседеков.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.נשבע יהוה ולא ינחם אתה כהן לעולם על דברתי מלכי צדק׃
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.اقسم الرب ولن يندم. انت كاهن الى الابد على رتبة ملكي صادق‎.
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.耶 和 華 起 了 誓 、 決 不 後 悔 、 說 、 你 是 照 著 麥 基 洗 德 的 等 次 、 永 遠 為 祭 司
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.耶和華 起了誓 、 決不後悔 、 說 、 你 是 照著 麥基洗德 的 等次 、 永遠為 祭司
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"그대 자신의 판단에 의해 준수, 조지, 잘가, 그리고"그는 손을 누워 추가
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Tebe to dobre, George, riadiť sa jeho úsudok, a," dodal o ruku
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Thee pa dobro, George, da spoštujejo njegovo presojo, in," je še dodal, položil roko
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Tobě to dobře, George, řídit se jeho úsudek, a," dodal o ruku
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Εσένα πάει καλά, ο Γιώργος, να συμμορφωθεί με απόφαση του?
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"لا اليك جيدا ، جورج ، بضرورة الالتزام حكمه ، و" ، وأضاف ، ووضع يده
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak親切にジョージの肩に、そしてピストルを指して、"と性急な上にないこと
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Agora, pessoalmente, acho que não fui o primeiro a fazer esta análise, mas deixarei isso ao vosso julgamento.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Já si osobně myslím, že nejsem první, kdo tohle analyzuje, ale to nechám k vašemu posouzení.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.자, 개인적으로, 제가 생각하는건, 이러한 분석을 한 것은 제가 처음이 아니라는 거죠, 하지만 저는 이것을
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Osobiście, myślę że nie jestem pierwszą osobą, która zrobiła tę analizę. ale to zostawię dla waszej oceny.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Osobne si myslím, že nie som prvý, ktorý robil túto analýzu, ale urobte si vlastný úsudok.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Personalmente, creo que no soy el primero en hacer este análisis, pero lo dejaré a vuestro buen criterio.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Torej, osebno mislim, da nisem prvi, ki je naredil takšno analizo, ampak to bom prepustil vaši dobri presojji.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Αν και πιστεύω ότι δεν είμαι ο πρώτος που έχει κάνει αυτήν την ανάλυση, αλλά αφήνω σε εσάς να την κρίνετε.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Лично аз мисля, че не съм първият, който е правли този анализ, но ще оставя това на вашата собствена преценка.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.Особисто я думаю, що я не перший, хто провів такий аналіз, але я дозволю вам про це судити.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.עכשיו, באופן אישי, אני חושב שאני לא הראשון שעשה את הניתוח הזה, אבל אניח לזה.
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.الآن،أنا أعتقد، شخصياً لست أنا أول شخص قام بهذا التحليل، لكني سأترك هذا
Sanırım ilk kez bu analizi yapan kişi değilim, ama bunun kararını sizlere bırakacağım.私が初めてではないと思われます しかしこれは皆さんの ご判断にお任せしましょう
Satın almak veya kiralamak kararını verirken nelere bakıyoruz, bu konuda da konuştuk. .Và làm thế nào để quyết định nên mua hay thuê nhà ở.
Satın almak veya kiralamak kararını verirken nelere bakıyoruz, bu konuda da konuştuk. .考える必要があるでしょう。 しかし、一つ起こった事が、多くの人が、Salさん,
Scar, bizimle çalışacaksan kararını sonraya ertelerim.Hvis du hjælper os, Scar, - - så udskyder jeg din dom til senere?
İlgili Sayfalar