kararın ile cümle
kararın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.A bíróság megtiltotta. -Összezavarod Tommyt.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Anh đâu được đến đột ngột như vậy! Toà án có lệnh cấm...nó sẽ bối rối.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Du kan ikke komme på den måde. Det har jeg dom på.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Du kan inte komma hit så här. Domstolen har förbjudit det.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Einfach hier zu erscheinen, das geht nicht. Das hat der Richter doch gesagt.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Et voi tulla tänne noin vain. Siitä on tuomioistuimen päätös.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Je mag niet zomaar komen. Dat heeft de rechter beslist.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Kau tak boleh datang ke sini lagi. Mahkamah melarangmu.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Não podes aparecer assim. O tribunal disse que não podias. - Ele fica confuso.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Nemůžeš sem jen tak přijít. Soud to zakázal.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Nie możesz tu przyjeżdżać. Tak postanowił sąd. - Dla dobra dziecka.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Non puoi venire qui, te I'ha detto anche il giudice.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.No puedes venir asi nada más. La corte dice que no puedes. - Lo confundes.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Nu poţi să vii aşa, pur şi simplu. Tribunalul spune că n-ai voie. - Îl zăpăceşti.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Sodišče pravi, da ne smeš sem.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Tu peux pas venir comme ça. Le juge l'a dit. - Ça le perturbe.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Δεν μπορείς να έρχεσαι. Το δικαστήριο λέει ότι δεν μπορείς.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Не можеш да идваш така. Съдът ти забрани. Това го обърква.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.Не можеш да идваш така. Съдът ти забрани. Това го обърква.
Mahkeme kararına göre, böyle çıkıp gelemezsin.لا يمكنك المجىء هكذا المحكمه قالت أنك لا تستطيع
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Ci furono esplosioni di felicità per il verdetto del processo.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Een explosie van vreugde over het nieuwe vonnis.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Explozie de bucurie că acest verdict a fost dat.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Había una explosión de alegría a causa del veredicto.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.이 배심원들이 이 방법으로 갖고 돌아온 것은 즐거움의 표출이죠.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Nỗi vui mừng về bản tuyên án.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Ten werdykt spowodował wybuch radości.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Une explosion de joie, suite à ce verdict.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Взрыв радости оттого, что вердикт был так вынесен.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Експлозия от радост, че присъдата беше такава.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.היה פרץ של שמחה שגזר הדין נחתם בצורה הזאת.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.انبثقت بهجة عارمة لصدور الحكم الثاني
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.喜べない人々がいました 韓国系アメリカ人です
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.La décision du tribunal sur son appel est attendue le 24 janvier.
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.O julgamento do recurso acontece em 24 de janeiro.
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.Se espera que un tribunal resuelva su apelación el 24 de enero.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Betydningen af domstolens afgørelse er enorm.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Die Folgen dieses Gerichtsurteils sind immens.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Implicaţiile acestei decizii sunt imense.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Innebörden av det här utslaget är enorm.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.이 판결이 시사하는 것은 엄청나다
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Las implicaciones de esta decisión judicial son inmensas.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Les implications de la décision de cette court sont immenses.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Posledice te odločitve sodišča so ogromne.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Tällä oikeuden päätöksellä on huikeat seuraamukset.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Τα συμπεράσματα αυτής της δικαστικής απόφασης είναι αχανή.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Значението на това съдебно решение е огромно.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür.Последствия решения суда были огромны.
Mahkemenin bu kararının anlamı çok büyüktür..الآثار المترتبة على قرار المحكمة هذا هائلة
Meclis'in bu veriyi vermek zorunda olup olmadığıyla ilgili yargı kararını bekliyordum.의회가 이 자료들을 공개해야 하는지 마는지에 대한 판결을 기다리고 있었죠.
Meclis'in bu veriyi vermek zorunda olup olmadığıyla ilgili yargı kararını bekliyordum.מחכה לפסיקתם באם הפרלמנט היה צריך לשחרר את הנתונים האלה, או לא.
Meclis'in bu veriyi vermek zorunda olup olmadığıyla ilgili yargı kararını bekliyordum.أنتظر حكمهم هل سيكون ملزماً للبرلمان بتحرير تلك المعلومات أم لا.
Meclis'in bu veriyi vermek zorunda olup olmadığıyla ilgili yargı kararını bekliyordum.正直な話 大して期待していませんでした
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Když se objeví mikrofon, řekněte ... (PM:
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Khi bạn thấy micro, hãy nói...(PM:
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Quando compare il microfono, di' sì o no per decidere.
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Widząc mikrofon, powiedz tak lub nie by zdecydować."
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Όταν βλέπεις το μικρόφωνο, μπορείς να πείς (PM:
Mikrofonu gördüğünde, (PM: Ez.) ... kararını söyle.Когда вы увидете микрофон, скажите ... (ПМ: раздавить) ... да, чтобы раздавить.
Muhtemelen sınav kağıdını görünce kararını değiştirecektir.Πιθανότατα να ξανασκεφτεί την απόφαση του μόλις δει το τεστ σου.
İlgili Sayfalar