kararını ile cümle
kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kararınızı çoktan yaptınız.Takze uz ste ucinili rozhodnutie.
Kararınızı çoktan yaptınız.Więc dokonałeś już decyzji.
Kararınızı çoktan yaptınız.Έχετε λοιπόν πάρει την απόφαση.
Kararınızı çoktan yaptınız.Так что уже вы приняли решение.
Kararınızı çoktan yaptınız.اذاً انت فعلا أخذت القرار.
Kararınızı çoktan yaptınız.私達は現在価値が何かまだ解っていません。
Kararınızı verin!Bestäm dig!
Kararınızı verin!Bestem dig!
Kararınızı verin!Decidam-se!
Kararınızı verin!¡Decidíos!
Kararınızı verin!Deciditi!
Kararınızı verin!Decyduj się!
Kararınızı verin!Päättäkää, mitä teette!
Kararınızı verin!Πάρτε μια απόφαση!
Kararınızı verin!Решайте же, наконец!
Kendi kararınızı yapmak zorunda başlıyor weeknight doğum günü Bu hepsi olması en iyisidirSie haben, um Ihre eigene Meinung es beginnt weeknight Geburtstag
Kendi kararınızı yapmak zorunda başlıyor weeknight doğum günü당신은 자신의 마음을 구성해야 그것은 시작 weeknight 생일
Kendi kararınızı yapmak zorunda başlıyor weeknight doğum günüאתה צריך לעשות בעצמך זה מתחיל יום הולדת חול
Kendi kararınızı yapmak zorunda başlıyor weeknight doğum günüعليك ان تجعل عقلك الخاصة أن تبدأ عيد ميلاد يكنايت
Kendi kararınızı yapmak zorunda başlıyor weeknight doğum günüそれが始まり 平日の夜の誕生日 これは、彼らがすべてを持っていることが最善です
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Jammeh, autoproclamado musulmán devoto, dijo que nunca cuestionaría la decisión de Alá (Dios).
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.M. Jammeh, qui se proclame fidèle musulman, a dit qu'il ne remettrait jamais en question la décision d'Allah.
Kendinden menkul dindar bir Müslüman olan Jammeh, Allah'ın kararını asla sorgulamayacağını söyledi.Ο Τζαμέ, ένας αυτοαποκαλούμενος ευσεβής μουσουλμάνος, είπε ότι ποτέ δεν θα αμφισβητήσει την απόφαση του Αλλάχ.
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Det er en sjov ide, for hvorfor ville den mulighed ændre på noget?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Es una idea graciosa, porque ¿Cómo es que el que te roben tu coche en este conjunto, influye en algo?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Fiindcă de ce ar influenţa orice, în acest context, că maşina voastră ar fi furată?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Ini adalah ide yang lucu, karena mengapa pilihan mobil Anda dicuri, dalam kasus ini, mempengaruhi Anda?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Je to smiešne, ako by krádež auta v tejto situácii niečo ovplyvnila?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki? (Kahkahalar)Επειδή, γιατί η επιλογή να σας κλέψουν το αυτοκίνητο θα επηρέαζε οτιδήποτε; (Γέλια)
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Miért változtatna ez a lehetőség azon, hogy mit választunk?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Protože proč by možnost ukradení Vašeho auta měla cokoliv ovlivnit?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Want waarom zou het gestolen worden van je auto in deze set iets beïnvloeden?
Komik bir düşünce. Neden arabanızın çalınması bu seçenekler arasındaki kararınızı etkilesin ki?Изглежда глупаво, защото никой не иска да му откраднат колата и това не би повлияло на избора ви, нали?
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.A TAGÁLLAMOK NEMZETI PARLAMENTJEINEK TÁJÉKOZTATÁSA
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.Den begrunder sin beslutning i forslaget.
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.Essa motiva la decisione nella proposta.
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.INFORMÁCIE PRE NÁRODNÉ PARLAMENTY ČLENSKÝCH ŠTÁTOV
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.În propunerea sa, Comisia expune motivele deciziei sale.
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.Komissio perustelee päätöksensä.
Komisyon, kararının gerekçelerini bildirir.V pogodbi se beseda “sklep” nadomesti z besedama “evropski sklep”.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Bitte versteh FISA richtig.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Dopo pochi giorni dalla creazione il gruppo si è rivelato quello in più rapida crescita su myBO.com.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Kérjük, ne hibázza el a FISÁ-t.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."만들어진 후 수일 내에
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Mais tarde, mudaram-lhe o nome.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Mohon masalah FISA diluruskan.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Please get FISA right.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Por favor haz bien lo de FISA.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Prosím, uveďte FISA na pravou míru".
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Prosimy, przemyśl dobrze FISĘ".
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""S'il vous plaît faites le bon choix sur la FISA"
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Te rugam voteaza FISA cum trebuie.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Παρακαλούμε διορθώστε τη FISA."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."Моля, поправете FISA.
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""Пожалуйста, проголосуйте за этот акт правильно."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin.""בבקשה תטפל ב-FISA כמו שצריך."
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."وخلال أيام من إنشاء المجموعه
"Lütfen Yabancı İstihbarat Gözetleme Kanunu konusunda kararınızı düzeltin."このグループは作られて数日で
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Ci furono esplosioni di felicità per il verdetto del processo.
Mahkeme kararının bu yönde verilmesi çok büyük sevince yol açtı.Een explosie van vreugde over het nieuwe vonnis.