kararını ile cümle
kararını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.That was probably what influenced their decision.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Sigarayı bırakma kararını taktir ediyorum.I applaud your decision to quit smoking.
Lütfen son olarak kararını ver.Please make up your mind once and for all.
Lütfen onun üzerinde düşünün ve bana kararınızı bildirin.Please think it over and let me know your decision.
Öğretmen, öğrenci konseyi kararını onayladı.The teacher affirmed the decision of the student council.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Everything depends upon your decision.
Anayasa Mahkemesi, önceki kararını bozdu.The Supreme Court overturned a previous decision.
Belediye başkanı yakında istifa kararını açıklayacak.The mayor will shortly announce his decision to resign.
Ben komitenin kararını destekledim.I supported the committee's decision.
Onun kararını onaylamıyorum.I don't approve of his decision.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Keşke şu veya bu şekilde kararını verse.I wish he would make up his mind one way or other.
O sonunda Paris'te tanıştığı kızla evlenme kararını verdi.He finally made up his mind to marry the girl he had met in Paris.
O yurt dışında okumak için kararını verdi.He made up his mind to study abroad.
Bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.He made up his mind to be a fireman.
Bir öğretmen olmak için kararını verdi.He made up his mind to be a teacher.
Sonunda yurtdışına gitmek için kararını verdi.She finally made up her mind to go abroad.
O, kararını bana bildirdi.She informed me of her decision.
Bir sekreter olmak için kararını verdi.She made up her mind to be a secretary.
Düşün ve kararını bana bildir.Think it over and let me know what you decide.
Mahkeme kararını temyiz ettiler.They appealed the court's decision.
Vergilerin azaltılması kararını alkışladık.We applaud the decision to lower taxes.
Komitenin kararını nihai olarak kabul edeceklerini söylediler.They said they would accept the committee's decision as final.
O, üniversiteye gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to college.
O derhal kararını verdi.He made up his mind right away.
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to become a newspaperman.
Tom hemen kararını veremedi.Tom couldn't make up his mind right away.
Tom evi satmak için Mary'ye kararını bildirdi.Tom informed Mary of his decision to sell the house.
O şirketten istifa etmek için kararını verdi.She's made up her mind to quit the company.
Tom, kararının nedenlerini açıkladı.Tom explained the reasons for his decision.
O, bir pilot olmak için kararını verdi.He made up his mind to become a pilot.
O, üniversitede tıp okumak için kararını verdi.He made up his mind to study medicine at university.
Tom arabayı satın almak için kararını verdi.Tom made up his mind to buy the car.
O, Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için kararını verdi.She made up her mind to go to the United States.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Kararını verebildin mi?Have you made your decision yet?
Henüz kararını verdin mi?Have you made your decision yet?
Kendi kararını vermelisin.You should make up your own mind.
Kendi kararınızı verin.Make up your own mind.
O, kararını verdi.He made up his mind.
O kararını verdi.She made up her mind.
Kararını tekrar düşünmeni istiyorum.I want you to reconsider your decision.
Kararını ver.Make up your mind.
Kararını verdin mi?Have you made up your mind?
Tom hemen hemen kararını verdi.Tom has almost made up his mind.
Tom henüz kararını vermedi.Tom hasn't made up his mind yet.
Neden kararını vermiyorsun?Why don't you make up your mind?
Tom zaten kararını verdi.Tom has made up his mind already.
Tom şimdiye kadar kararını vermeliydi.Tom should have made up his mind by now.
Bu gece hakkında kararını verdin mi?Have you made up your mind about tonight?
Kararını vermen için on dakikan var.You have ten minutes to make up your mind.
Tom'un çoktan kararını verdiğine oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has already made up his mind.
Tom bir şey hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.Tom seems to have made up his mind about something.
Lütfen kararını ver.Please make up your mind.
Son kararınız mı?Is that your final decision?
Kararınızı hevesle bekliyorum.I eagerly await your decision.
Bu, sizin kararınız değil.It isn't your decision.
Bu sizin kararınız değil.That's not your decision.