karanlıktan ile cümle
karanlıktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.Είναι ένας αστακός από πλαστελίνη που φοβάται το σκοτάδι.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.Това е омар, направен от пластелин който го е страх от тъмното.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.Це омар з іграшкового тіста, який боїться темряви.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.Это омар, сделанный из пластилина, который боится темноты.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.זה לובסטר עשוי פלסטלינה שמפחד מהחושך.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.إنه سرطان البحر مصنوع من بلايدووغ يخاف من الظلام.
Oyun hamurundan yapılmış karanlıktan korkan bir istakoz.なんと暗がりを怖がります (笑)
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.A Bôh videl svetlo, že je dobré, a Bôh oddelil svetlo od tmy.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Allah senang melihat hal itu. Lalu dipisahkan-Nya terang itu dari gelap
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.A viděl Bůh světlo, že bylo dobré; i oddělil Bůh světlo od tmy.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dieu vit que la lumière était bonne; et Dieu sépara la lumière d`avec les ténèbres.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dios vio que la luz era buena, y separó Dios la luz de las tinieblas
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dio vide che la luce era cosa buona e separò la luce dalle tenebr
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ðức Chúa Trời thấy sự sáng là tốt lành, bèn phân sáng ra cùng tối.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ðức_Chúa_Trời thấy sự sáng là tốt_lành , bèn phân sáng ra cùng tối .
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dumnezeu a văzut că lumina era bună; şi Dumnezeu a despărţit lumina de întunerec.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.És látá Isten, hogy jó a világosság; és elválasztá Isten a világosságot a setétségtõl.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Het beviel God en Hij maakte een duidelijke scheiding tussen het licht en het donker.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.In videl je Bog svetlobo, da je dobra; in ločil je Bog svetlobo od teme.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.I widział Bóg światłość, że była dobra; i uczynił Bóg rozdział między światłością i między ciemnością.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ja Jumala näki, että valkeus oli hyvä; ja Jumala erotti valkeuden pimeydestä.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.그 빛이 하나님의 보시기에 좋았더라 하나님이 빛과 어두움을 나누사
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Och Gud såg att ljuset var gott; och Gud skilde ljuset från mörkret.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Og Gud så, at Lyset var godt, og Gud satte Skel mellem Lyset og Mørket,
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Og Gud så at lyset var godt, og Gud skilte lyset fra mørket.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Und Gott sah, daß das Licht gut war. Da schied Gott das Licht von der Finsternis
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Viu Deus que a luz era boa; e fez separação entre a luz e as trevas.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.και ειδεν ο Θεος το φως οτι ητο καλον και διεχωρισεν ο Θεος το φως απο του σκοτους
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.И Бог видя, че светлината беше добро; и Бог раздели светлината от тъмнината.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.И увидел Бог свет, что он хорош, и отделил Бог свет от тьмы.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.וירא אלהים את האור כי טוב ויבדל אלהים בין האור ובין החשך׃
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.وراى الله النور انه حسن. وفصل الله بين النور والظلمة.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.神 看 光 是 好 的 、 就 把 光 暗 分 開 了
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.神 看 光是 好 的 、 就 把 光 暗 分開了
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.A môžeme ich vytvoriť len z temnoty.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Die kunnen we alleen creëren uit de duisternis.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Diese können wir nur durch Dunkelheit entstehen lassen.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.E dal buio possiamo solo creare questo.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Et on ne peut les créer qu'à partir de l'obscurité.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Ja voimme luoda ne vain pimeydestä.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.그리고 우리는 이것들을 어둠을 이용해서만 만들죠.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Możemy je stworzyć jedynie z ciemności.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Şi le putem crea numai din întuneric.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Tato prostředí můžeme vytvořit pouze ze tmy.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Và chúng ta chỉ có thể tạo nên chúng từ bóng tối.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz. Ve bunu ileride anlatacağım.És mindezt csak a sötétség ellenében tudjuk létrehozni - mindjárt meg is magyarázom.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Y sólo podemos crearlos a partir de la oscuridad.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.Μπορούμε να το δημιουργήσουμε μόνο μέσω του σκοταδιού.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.И може да създадем това, само чрез тъмнината.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.И мы может создать это только из темноты.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.І витворити це можна лише з темряви.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.ואנו יכולים ליצור אותם רק באמצעות האפלה.
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.ويمكننا انا نصنع هذا الشعور بجعل النفس تشعر وكانها خارجة من الظلام
Ve bunları sadece karanlıktan oluşturabiliriz.更に詳しく説明しますが