karanlıktan ile cümle
karanlıktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzUma pessoa não pode ter medo da escuridão dentro de si. Até à próxima.
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzUno no debe temer a su propia oscuridad. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzΔεν πρέπει να φοβόμαστε το σκοτάδι μέσα μας. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzНельзя бояться темноты внутри себя. ДО ВСТРЕЧИ
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.A videl som, že je užitočnejšia múdrosť ako bláznovstvo, jako je užitočnejšie svetlo ako tma.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Da ich aber sah, daß die Weisheit die Torheit übertraf wie das Licht die Finsternis;
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.då insåg jag att visheten väl har samma företräde framför dårskapen, som ljuset har framför mörkret:
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Da så jeg at visdommen har samme fortrin fremfor dårskapen som lyset har fremfor mørket;
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Et j`ai vu que la sagesse a de l`avantage sur la folie, comme la lumière a de l`avantage sur les ténèbres;
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.In videl sem, da je boljša modrost nego budalost, prav kakor je boljša svetloba od teme.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.I viděl jsem, že jest užitečnější moudrost než bláznovství, tak jako jest užitečnější světlo nežli temnost.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Jeg så, at Visdom har samme Fortrin for Tåbelighed som Lys for Mørke:
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.내가 보건대 지혜가 우매보다 뛰어남이 빛이 어두움보다 뛰어남 같도다
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Memang, aku tahu, "Hikmat lebih baik daripada kebodohan, seperti terang pun lebih baik daripada kegelapan
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Mi sono accorto che il vantaggio della sapienza sulla stoltezza è il vantaggio della luce sulle tenebre
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.niin minä näin, että viisaus on hyödyllisempi tyhmyyttä, niinkuin valo on pimeyttä hyödyllisempi.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Vả , ta thấy sự khôn_ngoan hơn sự ngu_dại , cũng_như ánh_sáng hơn tối_tăm .
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Vả, ta thấy sự khôn ngoan hơn sự ngu dại, cũng như ánh sáng hơn tối tăm.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Wel heb ik gezien dat wijsheid waardevoller is dan dwaasheid, net zoals het licht beter is dan de duisternis;
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Yo vi que la sabiduría tiene ventaja sobre la necedad, como la ventaja que la luz tiene sobre las tinieblas
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Και εγω ειδον οτι η σοφια υπερεχει της αφροσυνης, καθως το φως υπερεχει του σκοτους.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.И увидел я, что преимущество мудрости перед глупостью такое же, как преимущество света перед тьмою:
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Тогава видях, че мъдростта превъзхожда безумието Както светлината превъзхожда тъмнината.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.וראיתי אני שיש יתרון לחכמה מן הסכלות כיתרון האור מן החשך׃
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.فرأيت ان للحكمة منفعة اكثر من الجهل كما ان للنور منفعة اكثر من الظلمة.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.我 便 看 出 智 慧 勝 過 愚 昧 、 如 同 光 明 勝 過 黑 暗
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.我 便 看出 智慧 勝過 愚昧 、 如同 光明 勝過 黑暗
Kalbimde başlayan bir yangın var Ateş adım adım ilerliyor ve beni karanlıktan çıkarıyorΞεκινά μια πυρκαγιά στην καρδιά μου που φτάνει σ' ένα παροξυσμό που με βγάζει απ' το σκοτάδι
Kalbimde başlayan bir yangın var Ateş adım adım ilerliyor ve beni karanlıktan çıkarıyorΞεκινά μια πυρκαγιά στην καρδιά μου φτάνοντας σ' ένα παροξυσμό και με βγάζει απ' το σκοτάδι
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Alle tenebre non sfuggirà, la vampa seccherà i suoi germogli e dal vento sarà involato il suo frutto
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Ei hän pääse pimeydestä; tulen liekki kuivuttaa hänen vesansa, ja hän hukkuu hänen suunsa henkäyksestä.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.han undkommer ikke fra Mørket. Solglød udtørrer hans Spire, hans Blomst rives bort af Vinden.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.흑암한 데를 떠나지 못하리니 불꽃이 그 가지를 말릴 것이라 하나님의 입김에 그가 떠나리라
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Não escapará das trevas; a chama do fogo secará os seus ramos, e ao sopro da boca de Deus desaparecerá.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nem menekül meg a setétségtõl, sarjadékát láng perzseli el, és szájának lehelletétõl pusztul el.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Neuhne zo tmy; plameň usuší jeho výhonok, a uhne od ducha jeho úst.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Ne uteče iz temine, plamen posuši mladike njegove, in on izgine od diha iz ust Njegovih. –
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nevyjde z temností, mladistvou ratolest jeho usuší plamen, a tak zahyne od ducha úst svých.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nie wynijdzie z ciemności; świeżą jego latorośl ususzy płomieó, a zginie od ducha ust jego.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.No escapará de las tinieblas. La llama secará sus ramas, y por el soplo de su boca desaparecerá
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nu va putea ieşi din întunerec, flacăra îi va arde mlădiţele, şi Dumnezeu îl va pierde cu suflarea gurii Lui.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Не уйдет от тьмы; отрасли его иссушит пламя и дуновением уст своих увлечет его.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Няма да се отърве от тъмнината; Пламък ще изсуши младоците му; И от дишането на Божиите уста ще бъде завлечен.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.לא יסור מני חשך ינקתו תיבש שלהבת ויסור ברוח פיו׃
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.لا تزول عنه الظلمة. خراعيبه تيبسها السموم وبنفخة فمه يزول.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得 出 離 黑 暗 . 火 燄 要 將 他 的 枝 子 燒 乾 、 因 神 口 中 的 氣 、 他 要 滅 亡 . 〔 滅 亡 原 文 作 走 去
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得出 離 黑暗 . 火燄 要 將 他 的 枝子 燒乾 、 因 神 口中 的 氣 、 他 要 滅亡 . 〔 滅亡 原文 作 走去
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Ale já ji miluji, můj pane. Velice se obávám stínu, který vrháš na můj dům, Isildurův dědici.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Ich habe Angst vor dem Schatten, den Ihr über mein Haus bringt, Erbe Isildurs
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Ik heb grote angst voor de schaduw die u op mijn huis werpt, telg van Isildur.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Jag räds storligen den skugga... du lägger över mitt hus, Isildurs ättling.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Jeg frygter dybt den skygge De kaster over mit hus, Isildurs arving.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Je redoute profondément l'ombre que vous jetez sur ma demeure, Héritier d'Isildur.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Lękam się cienia, który rzucasz na mój dom, dziedzicu Isildura.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Profundamente temo la sombra que has lanzado sobre mi casa, heredero de Isildur.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Rettegek az árnyéktól, melyet házamra vetsz, Isildur örököse.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Temo molto l'ombra Che potreste stendere sulla mia casa, erede di Isildur.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Temo profundamente a sombra que cobre a sua casa, Herdeiro de Isildur.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Veľmi sa obávam tieňa ktorý vrháš na môj dom, Isildurov Dedič.
Karanlıktan korkarım evimde durdun, Isidur'un varisi.Φοβάμαι βαθύτατα τη σκιά που ρίχνεις πάνω στο σπίτι μου, Διάδοχε του Ισίλντουρ.