karanlığa ile cümle
karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar ChequeringPicado de las nubes del este con rayos de luz, y las tinieblas como un salpicado de carretes borracho
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar ChequeringQuadrillage des nuages orientale avec des stries de lumière et les ténèbres moucheté comme un ivrogne bobines
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar ChequeringZigrinatura le nubi orientali con striature di luce e le tenebre macchiati come un ubriaco bobine
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar Chequeringנמור העננים המזרחי עם פסים של אור, וחושך מנומש כמו סלילים שיכור
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar Chequering太陽が彼の情熱的な目を進める非、ERE、:など一日のパスとタイタンの火の輪から
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Así que terminamos por rodear unas cabañas, ocultarnos hasta la oscuridad.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Dus ze namen ons mee naar hutten om te schuilen tot het donker werd.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.E così siamo stati portati in queste capanne, e tenuti nascosti fino al calar della notte.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.이 오두막으로 우리는 끌려갔고 어두워 질 때까지 잡혀 있었습니다
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Nous avons fini par être amenés à part dans ces huttes, cachés jusqu'à la nuit.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Și astfel am fost luați deoparte în aceste colibe, ascunși până la căderea întunericului.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.So wurden wir schließlich zu diesen Hütten gebracht und bis zum Anbruch der Dunkelheit versteckt.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Végül bevittek minket ezekbe a kunyhókba, és ott rejtegettek amíg teljesen be nem sötétedett.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.Zostaliśmy więc zabrani do tych oto szałasów i pozostaliśmy w ukryciu aż do zmroku.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.И кончилось тем, что мы свернули в сторону к этим хижинам, где нас прятали до темноты.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.И така завършихме отведени настрани в тези колиби, скрити докато не настъпи мрака.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.וכך נלקחנו הצידה לבקתות האלה והסתתרנו עד רדת החשיכה.
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.وانتهى بنا الأمر إلى هذه الأكواخ مخبئين حتى حلول الظلام
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.暗闇まで隠れることにしました そして全ての装備を捨てて
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Cambiano la notte in giorno, la luce - dicono - è più vicina delle tenebre
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Chúng lấy đêm trở làm ngày ; Trước sự tối_tăm , chúng nói rằng ánh_sáng hầu gần .
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Chúng lấy đêm trở làm ngày; Trước sự tối tăm, chúng nói rằng ánh sáng hầu gần.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Ellos convierten la noche en día: "La luz está cerca de las tinieblas.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Et ils prétendent que la nuit c`est le jour, Que la lumière est proche quand les ténèbres sont là!
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.그들은 밤으로 낮을 삼고 빛이 어두운데 가깝다 하는구나
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Men natten vill man göra till dag, ljuset skulle vara nära, nu då mörker bryter in.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Natten gør jeg til Dag, Lyset for mig er Mørke;
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Natt gjør de til dag, lyset, sier de, er nærmere enn det mørke som ligger like for mig.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noč mi izpreminjajo v dan, svetloba, pravijo, je blizu tam, kjer je tema.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi obracajú na deň, a zase vraj svetlo je blízko tmy.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi obracejí v den, a světla denního ukracují pro přítomnost temností.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi się w dzień obraca; a światłość skraca się dla ciemości.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.reménykedem is, a sír [már] az én házam, a sötétségben vetettem az én ágyamat.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Şi ei mai spun că noaptea este zi, că se apropie lumina, cînd întunerecul a şi venit!
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Sie wollen aus der Nacht Tag machen und aus dem Tage Nacht.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Trocam a noite em dia; dizem que a luz está perto das trevas. el,
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Yön he tekevät päiväksi; valo muka lähenee pimeydestä.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Την νυκτα μετεβαλον εις ημεραν το φως ειναι πλησιον του σκοτους.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.А они ночь хотят превратить в день, свет приблизить к лицу тьмы.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Нощта скоро ще замести деня; Виделото е близо до тъмнината,
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.לילה ליום ישימו אור קרוב מפני חשך׃
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.يجعلون الليل نهارا نورا قريبا للظلمة.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.他 們 以 黑 夜 為 白 晝 . 說 、 亮 光 近 乎 黑 暗
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.他 們以 黑夜 為白晝 . 說 、 亮光 近乎 黑暗
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.A luz se escurecerá na sua tenda, e a lâmpada que está sobre ele se apagará.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Ánh sáng sẽ mờ tối trong trại hắn, Ngọn đèn hắn sẽ tắt ở bên hắn.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Ánh_sáng sẽ mờ tối trong trại hắn , Ngọn đèn hắn sẽ tắt ở bên hắn .
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.A világosság elsötétedik az õ sátorában, szövétneke kialszik felette.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Das Licht wird finster werden in seiner Hütte, und seine Leuchte über ihm verlöschen.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.In elk huis waar de goddeloosheid heerst, zal het donker worden.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.그 장막 안의 빛은 어두워지고 그 위의 등불은 꺼질 것이요
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.La luce si offuscherà nella sua tenda e la lucerna si estinguerà sopra di lui
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.La lumière s`obscurcira sous sa tente, Et sa lampe au-dessus de lui s`éteindra.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.La luz se oscurece en su morada, y se apaga la lámpara que está sobre él
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Ljuset skall förmörkas i hans hydda, och lampan slockna ut för honom.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Lyset i hans Telt går ud, og hans Lampe slukkes for ham;
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Lyset skal formørkes i hans telt og hans lampe utslukkes over ham.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Se va întuneca lumina în cortul lui, şi se va stinge candela deasupra lui.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Svetloba se pomrači v šatoru njegovem, in svetiljka njegova ugasne nad njim.
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.Svetlo sa zatmí v jeho stáne, a jeho lampa zhasne nad ním.
İlgili Sayfalar