karanlığa ile cümle
karanlığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün yapman gereken karanlığa kadar beklemek.All you have to do is wait until dark.
Işık karanlığa nüfuz etmez.The light penetrates the darkness.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Siyah ceketi karanlığa karıştı.His black coat blended into the darkness.
Tom'un gözleri henüz karanlığa alışmamıştı, bu yüzden o bir şey göremedi.Tom's eyes weren't yet accustomed to the dark, so he couldn't see a thing.
Tom gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.Tom waited a while to let his eyes adjust to the darkness.
Karanlığa kadar bekle.Wait until dark.
Ben karanlığa alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to the dark.
Karanlığa alışkınım.I'm used to the dark.
O ne ay ışığına ne de karanlığa katlanabilir.He can bear neither moonlight nor darkness.
O, mehtaba katlanamaz ve o karanlığa katlanamaz.She cannot bear moonlight and she cannot bear darkness.
Bir kez daha yol karanlığa gömüldü.Once again the road was plunged in darkness.
Yol bir kez daha yol karanlığa daldı.Once again the road was plunged in darkness.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Gözlerimin karanlığa alışması uzun zaman aldı.It took my eyes a long time to adjust to the dark.
Gözlerini yavaşça karanlığa alıştırdı.Slowly his eyes adjusted to the darkness.
Yavaşça onun gözleri karanlığa alıştı.Slowly his eyes got used to the dark.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Their warring plunged the world into a new darkness, and the beast abhorred the darkness.
Adad'ın işlerinde her şeyi karanlığa çeviren afallamış şok oldu.There was stunned shock at Adad's deeds which turned everything to blackness.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.5God called the light "day," and the darkness he called "night."
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."One in which a streetcar knocked me down and the other was Diego."
Bu andan itibaren ışınlar azalır gölge uzar ve neredeyse tümüyle göreceliği karanlığa geçer.As a result, the stream is now thinner, and during droughts, it's almost dry.
O, yatak odasının kapısını açmak çekti ve karanlığa bir yüksek sesle bağırdı:She pulled open the door of the bedroom and yelled in a loud voice into the darkness,
Böylece karanlığa kadar gözden uzakta bu kulübelerde saklanmak zorunda kaldık.And so we ended up being taken aside into these huts, hidden away until the darkness.
Küçük sürüngenlerden, tenreklere kadar karanlığa uyum sağladılar.From tiny shrews [came] tenrecs, accustomed to the dark.
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?If I spoke, would that motionless and suffering youth leap into the obscurity-- clutch at the straw?
Bir ayyaş makaralar gibi lekeledi karanlığa ışık çizgileri doğu bulutlar ChequeringChequering the eastern clouds with streaks of light; And flecked darkness like a drunkard reels
Gün içerisinde, tuhaf arkadaşlarıma katıldığım karanlığa geri dönerdim.During the day, I'd return to the darkness, where I'd join my bizarre companions.
Gerçekten de tam burada oldu -- ışıktan karanlığa altı saniyede.It's actually just happened here -- light to dark in six seconds.
Musa Tanrının içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu.The people stayed at a distance, and Moses drew near to the thick darkness where God was.
Karanlığa bürünsün o gün, Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin, Üzerine ışık doğmasın.Let that day be darkness. Don't let God from above seek for it, neither let the light shine on it.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.They meet with darkness in the day time, and grope at noonday as in the night.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.They change the night into day, saying 'The light is near' in the presence of darkness.
Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam, Yatağımı karanlığa seriyorsam,If I look for Sheol as my house, if I have spread my couch in the darkness,
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.The light shall be dark in his tent. His lamp above him shall be put out.
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.He shall be driven from light into darkness, and chased out of the world.
Yoluma set çekti, geçemiyorum, Yollarımı karanlığa boğdu.He has walled up my way so that I can't pass, and has set darkness in my paths.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.He sent darkness, and made it dark. They didn't rebel against his words.
Çünkü düşük çocuk boş yere doğuyor, karanlık içinde geçip gidiyor, adı karanlığa gömülüyor.for it comes in vanity, and departs in darkness, and its name is covered with darkness.
Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler.We strip off the day from it and they are left in darkness,
Geceye ve onda basan karanlığa,And the night and all it gathers,
Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.We strip off the day from it and they are left in darkness,
Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler.And a sign for them is the night; We strip the day out of it, thereupon they are in darkness.
Onlara bir delil de gecedir ki.Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler...And a sign for them is the night; We strip the day out of it, thereupon they are in darkness.
İnkar edenlere gelince, onların dostları da tağuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür.As for the faithless, their awliya are the fake deities, who drive them out of light into darkness.
İnkar edenlerin dostları ise azgın kişilerdir; onları aydınlıktan karanlığa çıkarır.As for the faithless, their awliya are the fake deities, who drive them out of light into darkness.
Dünyaca ünlü tapınak kalıntıları yerel saate göre 20:30'da karanlığa bürünecek.The world-famous temple ruins will go dark at 8:30pm local time.
Toplam 173 meclis üyesi, Nazi hava saldırıları tehlikesi yüzünden karanlığa sığınarak toplanmıştı.A total of 173 councilors assembled under cover of dark due to the danger of Nazi aviation attacks.
Ayrılırken ağlayan Hunter, ekran karanlığa döndüğü sırada gülmeye başlar.She leaves, cradling Hunter, and the screen fades to black as Hunter's crying turns into laughter.
Adad'ın işlerinde her şeyi karanlığa çeviren afallamış şok oldu.There was stunned shock at Adad's deeds which turned everything to blackness.
Karanlığa girilmesiyle hücre kamçı doğrultusunu tersine çevirir ve ışık olan alana yeniden girer.Entering darkness signals the cell to reverse flagella rotation direction and reenter the light.
Yıldızları görebilmek için belli bir miktar karanlığa ihtiyaç vardır.Ein gewisses Maß an Dunkelheit ist nötig, um die Sterne sehen zu können.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Ihr Krieg tauchte die Welt in eine neue Dunkelheit, und das Tier verabscheute die Dunkelheit.
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."Ich habe die Wüste in Flammen gesetzt, ich habe den Weg (des Feindes) in die Irre geleitet.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.5Und Gott nannte das Licht Tag, und die Finsternis nannte er Nacht.
Gözlerimizin karanlığa alışması zaman alır.Nos yeux prennent du temps pour s'adapter au noir.
Onların savaşı dünyayı yeni bir karanlığa sürükledi, ve dev hayvan da karanlıktan iğrendi.Leur guerre plongea le monde dans une obscurité nouvelle, et la bête abhorrait l'obscurité.
Ve saat tam 18.30'da ışıklar söner ve ev karanlığa bürünür.Mais à six heures tout s'éteint, tout rentre dans l'ombre.
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."C'est lui qui m'est apparu dans ma caverne, et qui a prédit tout ce qui m'est arrivé ».
Ayrılırken ağlayan Hunter, ekran karanlığa döndüğü sırada gülmeye başlar.Son rire retentit quand l'écran devient noir.
İlgili Sayfalar