karada ile cümle

karada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Περιέχει περισσότερη ιστορία από όλα τα μουσεία της στεριάς μαζί.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Там больше истории, чем во всех музеях мира вместе взятых.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.Той съдържа повече история, отколкото всички сухоземни музеи взети заедно.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.הוא מכיל יותר הסטוריה מכל המוזיאונים ביבשה יחד.
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.فلديها تاريخ أكثر من متاحف العالم كله
Denizler karadaki tüm müzelerin toplamından daha fazla tarih barındırıyorlar.なのにまだちょっと見て来ただけです
Dünya üzerinde, beni karada tutabilecek hiçbir güç yok!Keine Kraft der Welt könnte mich für immer auf dem Land halten!"
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?A jeśli nie było żadnych, co nam to mówi, o tym jak działa ewolucja na lądzie?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Als er geen dieren in die niches leefden, wat vertelt ons dat dan over hoe de evolutie werkt op het land?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?A если там не было никаких животных, что это говорит о том, как проходит эволюция на суше?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?E se non vi erano animali, cosa possiamo capire, sapete, su come l'evoluzione funziona sulla terra ferma?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Et s'il n'y en avait pas, qu'est-ce que cela nous apprend sur la façon dont fonctionne l'évolution sur terre?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Iar dacă nu existau animale în acele spaţii, ce ne spune asta despre evoluţia pe uscat?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?그리고, 만일 그들이 그 시대에 존재하지 않았다면, 우리에게 무엇을 말해줄 수 있을까요? 이 땅은 어떻게 진화를 했을까요?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Mikäli alueilla ei ollut eläimiä, mitä se kertoo evoluutiosta maalla?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?Und wenn es keine Tiere dort gab, was sagt dies über die Evolution an Land aus?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?А ако в тези пространства не е имало животни, какво ни казва това за това как действа еволюцията на сушата?
Eğer bu bölgelerde hiç hayvan yoktuysa, buna bakarak karada evrimleşme ile ilgili ne öğrenebiliriz?陸上の進化の作用について何を物語るのか? 大変面白い課題です その多くは体の大きさと関係すると考えます
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.En realidad, estos animales no tienen una contraparte terrestre; son únicos en el mundo.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.En réalité, ces animaux n'ont pas de correspondance terrestre; ils sont uniques au monde.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.În realitate, aceste animale nu au un echivalent terestru, sunt unice în lume.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In realiteit hebben deze dieren geen equivalent op het land; ze zijn uniek in de wereld.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In realtà non esiste un loro equivalente terrestre, sono unici al mondo.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In Wirklichkeit haben sie kein landlebendes Gegenstück; sie sind absolut einzigartig.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.I verkligheten, dessa djur har ingen motsvarighet på land; de är unika i världen.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.사실상 이 어류들과 견줄만한 육상동물은 없습니다. 그들은 세상에서 독특한 존재죠.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Te zwierzęta nie mają odpowiedników na lądzie. W skali świata są unikatowe.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Trong thực tế, những động vật này không có bản sao trên đất liền; chúng là duy nhất trên thế giới.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Valójában ezeknek az állatoknak nincs szárazföldi megfelelője; egyedülállók a világon.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Στην πραγματικότητα, δεν υπάρχουν αντίστοιχα ζώα στην ξηρά, είναι μοναδικά στον κόσμο.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.В действителност, тези животни нямат сухоземен двойник; те са уникални на света.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.На самом деле, эти животные не имеют наземных аналогов, они уникальны во всем мире.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Насправді, вони не мають земного двійника, вони - унікальні.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.במציאות, אין לחיות האלה מקביל יבשתי. הם ייחודיים בעולם.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.في واقع الأمر ، فإن هذه الحيوانات ليس لها نظير على الارض ؛ انها فريدة من نوعها في العالم.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.似ている動物は存在しません。 クロマグロは赤道から
Gökyüzünde ve karada,애초 목표처럼
Gökyüzünde ve karada, Olması gerektiği gibiydi.Aby vzlétlo, jak jsme to zamýšleli.
Gökyüzünde ve karada, Olması gerektiği gibiydi.levantar el vuelo y estar por los aires como se esperaba.
Gökyüzünde ve karada, Olması gerektiği gibiydi.librarsi nell'aria, staccarsi da terra, come avrebbe dovuto fare.
Gökyüzünde ve karada, Olması gerektiği gibiydi.los van de grond kwam, zoals het bedoeld was.
Gökyüzünde ve karada,באויר, מעל האדמה,
Gökyüzünde ve karada,في السماء، فوق الأرض،
Gökyüzünde ve karada,切に願っていました
Görme ve koklama duyuları... ...karada çok işe yararken... ...burada çok işe yaramıyorlar.Auge und Geruchsinn... ...für Landsäuger von großem Nutzen... ...taugen hier nicht viel.
Görme ve koklama duyuları... ...karada çok işe yararken... ...burada çok işe yaramıyorlar.지상에 포유류를 위해 잘 발달된 시각과 후각은 여기선 그다지 사용되지 않습니다.
Görme ve koklama duyuları... ...karada çok işe yararken... ...burada çok işe yaramıyorlar.La vue et l'odorat, utiles aux mammifères terrestres... le sont moins ici.
Görme ve koklama duyuları... ...karada çok işe yararken... ...burada çok işe yaramıyorlar.Os sentidos de visão e olfacto, forte úteis aos mamíferos terrestres, não têm grande utilidade aqui.
Görme ve koklama duyuları... ...karada çok işe yararken... ...burada çok işe yaramıyorlar.Сетивата зрение и обоняние, които са толкова полезни на сухоземните бозайници, не са от голяма полза тук.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.Indiferent dacă este pământ, aer sau apă...
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.땅, 물위, 어디서 움직이건 간에 상관없었죠.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.Nie dbam czy jest to ląd, powietrz czy woda.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.No me importa que -- ya sea tierra, aire o agua.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.Non m'importa di cosa... se è terra, aria o acqua.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.Peu importe si c'est la terre, l'air, l'eau.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.Не ме интересува какво е... дали е по суша, въздух или вода.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.בין אם על היבשה, באויר או במים.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.و لم اعد اهتم فيما -- لوكانت عربات للبر او للبحر.
Havada mı, karada mı, denizde mi olduğuyla ilgilenmiyorum.ここでは空の乗り物についてお話しします これは太陽電池搭載の飛行機です
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?인간범주와 자연범주간에 균형이 이루어졌을까요?

İlgili Sayfalar