karaciğeri ile cümle
karaciğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kutup ayısının karaciğeri kesinlikle yenmez ve "zehirli" olarak kabul edilir ve sakınılır.Τα περισσότερα δήγματα οχιάς στον άνθρωπο είναι «στεγνά» και προειδοποιητικά, χωρίς την έγχυση δηλητηρίου.
Bunlar en sık olarak deri, kemik ve karaciğeri etkiler ancak her yerde oluşabilir.Τυπικά προσβάλλουν το δέρμα, τα οστά και το συκώτι, αλλά μπορεί να εμφανιστούν οπουδήποτε.
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Ο στόχος του ήταν να προστατεύει το στομάχι.
Bunlar en sık olarak deri, kemik ve karaciğeri etkiler ancak her yerde oluşabilir.De påvirker typisk hud, knogler og lever men kan forekommer overalt.
Karaciğeri güçlendirir.Åndedrættet øges gerne.
Balığın karaciğeri bütün vücut ağırlığının %25'ini oluşturur.Sveivene kan utgjøre hele 25 % av kroppslengden.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Hepatitis C adalah infeksi yang terutama menyerang organ hati.
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Melatih otot untuk menahan berat badan.
İnsan karaciğeri günde yaklaşık bir litre safra üretir.Gan người sản xuất khoảng 1 lit mật mỗi ngày.
Esas yapım yeri olan karaciğerin dışında, böbrek, kemik iliği ve dalakta da yapılır.腰の骨は頑丈な腸骨と癒合した恥骨と坐骨で構成される。
Bunlar en sık olarak deri, kemik ve karaciğeri etkiler ancak her yerde oluşabilir.一般來說會感染皮膚、骨頭和肝臟,但可發生在全身各處。
Ancak karaciğerin tamamı bağışlanamaz.그러나 모든 주성분들이 유지되어야 하는 것은 아니다.
Tüm geyiklerin karaciğerinde safra kesesi bulunmaz.그리고 목뿔뼈는 어떤 뼈와도 만나지 않는다.
Bunlar en sık olarak deri, kemik ve karaciğeri etkiler ancak her yerde oluşabilir.Обикновено те засягат кожата, костите и черния дроб, но могат да се появят навсякъде.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Хепатит C е инфекция, която засяга главно черния дроб.
Ocak 2015 yılında, bu tümörlerin karaciğerine ve beynine yayıldığı tespit edilmiştir.През лятото на 2015 г. бившият президент съобщава, че му е открит тумор в мозъка.
İnsan karaciğeri günde yaklaşık bir litre safra üretir.Disanje jedne osobe stvara oko 1 kg CO2 dnevno.
Bunlar en sık olarak deri, kemik ve karaciğeri etkiler ancak her yerde oluşabilir.Tipično se razvijaju u koži, kostima i jetri, ali se mogu razviti bilo gdje u tijelu.
Karaciğerin zarar gördüğüne dair belirtiler verir.Patikrinti, ar nukentėjusysis kvėpuoja.
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Nad vajavad ellujäämiseks rinnapiima.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.CAT 스캔을 찍어보았더니 신장에 3cm의 암덩어리가 있더라 등등.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Dann kommt der CT-Scan. In der Leber findet sich eine 3 cm große Geschwulst.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Fazemos uma TAC: "Há uma massa de três centímetros no fígado."
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Je krijgt een CAT-scan. Er zit een drie centimeter groot gezwel in de lever.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Megvan a CT vizsgálat eredménye: egy 3 cm-es csomó van a májban.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.On fait une radiographie. Il y a un amas de 3 cm dans le foie.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Primiţi rezultatul scanării tomografice. Există un nodul de trei centimetri în ficat.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Robi się tomografię komputerową i stwierdza trzycentymetrowy guz w wątrobie.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Si fa la TAC. Si trova una massa di 3 cm nel fegato.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Va por esa tomografía. Hay una masa de 3 cm en el hígado.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Вы можете пройти компьютерное обследование. У вас могут обнаружить трех сантиметровое образование на печени.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.Получаваш скенера от компютърна томография. Има трисантиметрова маса в черния дроб.
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.אתה מקבל את סריקת הסי.טי... "יש גידול בגודל שלושה סנטימטר בכבד".
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.تقوم بعمل أشعة مقطعية, فتجد كتلة في الكبد طولها 3 سنتيمترات
Bu BT yi çektiriyorsunuz, karaciğerinizde 3 cm bir kitle var.それから身体の各部分の状況説明があるでしょう
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Diciamo che taglio il fegato in questo punto.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Digamos que voy a cortar el hígado por aquí.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Disons que je vais découper le foie ici.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Imaginemos que corto o fígado, aqui.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Katakanlah saya akan memotong organ hati di sini.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.예를들어, 여기 간을 절개해보죠.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Nu snijd ik de lever weg.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Povedzme, že urobím rez takto cez pečeň.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba. Powiedzmy, że interesuje mnie wątroba.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Řekněme, že se chystám rozříznout játra přesně zde.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Sagen wir, ich mache einen Schnitt gleich hier an der Leber.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Să zicem că incizez ficatul aici.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Tôi sẽ cắt lá gan ở ngay đây.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ας υποθέσουμε ότι πρόκειται να κόψω το συκώτι εδώ.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Предположим, мне нужно сделать надрез на печени, вот так.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.Ще разрежа черния дроб точно тук.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.נניח שאני רוצה לחתוך את הכבד בדיוק כאן.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.دعونا نقول انني سوف اقطع الكبد هنا تماما.
Diyelim ki karaciğeri tam buradan keseceğim.肝臓を切断してみましょう
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Bạn có thể cầm lá gan trên tay, nhưng nó không hề có tế bào, chỉ là khung xương của lá gan.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Îl poţi ţine ca pe un ficat, dar nu are celule; e doar un schelet al ficatului.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Je kan het vasthouden als een lever, maar het bevat geen cellen meer, het is gewoon een skelet van een lever.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.손으로 들어보면 간 같지만 세포는 없습니다. 그냥 간의 골격일 뿐이죠.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Możesz traktować ją jako wątrobę ale nie ma ona komórek -- jest to tylko jej szkielet.
Elinize aldığında karaciğere benziyor, ama içinde hüç hücre yok, sadece karaciğerin iskeleti var.Můžete je držet jako játra, ale tento orgán nemá žádné buňky, je to jen kostra jater.
İlgili Sayfalar