Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Obstaja vse večja zaskrbljenost, da lahko dolgotrajno uživanje kava-kave povzroči poškodbe jeter.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Panují rostoucí obavy, že dlouhodobé užívání kavy může způsobit poškození jater.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Нарастват опасенията, че продължителната употреба на кава може да причини увреждания на черния дроб.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Giờ đây bạn có thể tiến hành phẫu thuật ở mọi bộ phận dạ dày, gan tim hay não
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Je kon nu overal op gaan opereren, op de ingewanden, de lever, het hart, de hersenen.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.지금은 어떤 장기도 수술이 가능합니다. 창자, 간, 심장, 뇌
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.les intestins, le foie, le cœur, le cerveau.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Man konnte nun überall operieren, im Darm, in der Leber am Herzen, im Gehirn.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Mohli jste od teď operovat cokoli, střeva, játra, srdce, mozek.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Można było zacząć operować wszystko: wnętrzności jamy brzusznej, wątrobę, serce, mózg.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Ora si poteva praticare la chirurgia ovunque, sull'intestino, sul fegato, sul cuore, sul cervello.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Podia-se agora fazer cirurgia em qualquer lado, aos intestinos, ao fígado, ao coração, ao cérebro.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Podrías empezar a hacer cirugías donde fuera, en el intestino, en el hígado, en el corazón, en el cerebro.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Puteai să realizezi operații peste tot, pe intestin, pe ficat, pe cord, pe creier.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Μπορούσαν να πραγματοποιήσουν εγχειρήσεις παντού, στο έντερο, στο ήπαρ, στην καρδιά, στον εγκέφαλο.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.Можно было начинать оперировать везде, желудок, печень, сердце, мозг.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.כעת אפשר היה להתחיל לנתח בכל מקום, במעיים, בכבד, בלב, במוח.
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.حيث يمكنك الان البدء بالجراحة في أي مكان في القناة الهضمية , في الكبد في القلب , في المخ .
Artık her yerde ameliyat yapabilirdiniz, bağırsakta, karaciğerde, kalpte, beyinde.腸管、肝臓、 心臓、脳 移植:臓器を人間から取り出し
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,Asiens erste erfolgreiche Leberstransplantation mit einem Leichentransplantat.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,Azië's eerste succesvolle transplantatie uitgevoerd van een lever van een overleden donor.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,아시아 최초로 사체 공여자 간 이식수술을 성공했습니다.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,המוצלחת הראשונה באסיה מתורם מת, אבל כנגד כל הסיכויים.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,لزراعة كبد من شخص ميت وبالرغم من كل الصعاب
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,大きな困難はありましたが 今 思い返してみると
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.Asiens bislang am längsten Überlebende mit einem Leichen-Lebertransplantat.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.Azië's tot op vandaag langst overlevende postmortale levertransplantatiepatiënt.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.아시아에서 가장 오래 생존하고 있는 사체 공여 간 이식 환자입니다.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.là bệnh nhân được ghép gan sống lâu nhất trên toàn châu Á cho đến nay.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.היא השורדת הותיקה ביותר באסיה שקיבלה כבד מתורם מת עד היום.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.تعد المريضة الأطول بقاء في آسيا بعد إجراء عملية "زراعة الكبد من شخص ميت" لها إلى هذا الوقت.
Asya'nın en uzun süre yaşayan kadaverik karaciğer nakli hastası oldu.現在 アジアでは最も長生きをしています (拍手)
Bazıları yanlış anlamış olabilir. Karaciğer kurtları zeki değildir.Saya merasa beberapa orang mungkin salah mengerti. <i>Lancet fluke</i> tidaklah cerdas.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Ben & Jerry's n'a pas de glace au foie et à l'oignon.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok."Ben and Jerry's" haben kein Leber-Zwiebel-Eis.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Ben and Jerry's har inte någon lever-och-lök-glass.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Ben and Jerry's nu vând îngheţată de ficat cu ceapă.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Ben and Jerry's tidak punya es krim rasa hati-dan-bawang bombay.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Ben en Jerry's heeft geen lever-en-ui-ijs.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.아이스크림 가게에서 양파맛 아이스크림을 팔지 않는 건
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Me refiero a, ustedes saben
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Perché l'algida non ha creato un gelato al fegato e cipolla?
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Porque é que não há gelados com sabor a iscas?
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Zmrzlinári nepredávajú cibuľovo-pečeňovú zmrzlinu.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Μια εταιρία παγωτών δεν έχει παγωτό με γεύση συκώτι και κρεμμύδι.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Баскин Робинс не производит печеночно-лукового мороженого.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Бен и Джери нямат сладолед от дроб и лук.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok."Бен і Джеррі" не роблять цибулево-печінкового морозива.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.לבן אנד ג'ריס אין גלידת כבד ובצל.
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.فإن بين وجيري لا يملكون ايس كريم بطعم البصل والكبد
Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.それは実際にいくつか作り試食して「うえー」となったからではなく
Biliyorsunuz ki, Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Chci říct, víte, v Mekáči nedostanete játro-cibulovou zmrzlinu.
Biliyorsunuz ki, Ben and Jerry'nin karaciğer-soğanlı dondurması yok.Na primer, ni mogoče najti sladoleda z okusom jeter in čebule.
Bir böbreğin mi eksik? Karaciğer mi? Bacak mı?Možná ledviny, játra, noha?
Bir böbreğin mi eksik? Karaciğer mi? Bacak mı?Πρόβλημα στα νεφρά ; Το συκώτι ; Το πόδι ;
Bir böbreğin mi eksik? Karaciğer mi? Bacak mı?Липсва ви бъбрек, черен дроб, крак?
Bir böbreğin mi eksik? Karaciğer mi?Fehlt Ihnen eine Niere, die Leber, ein Bein?
Birçok kişi kendini Karaçi'nin yetersiz ve düşük bütçeli devlet hastanelerinde buldu.Le réseau électrique a cédé, ce qui a exposé les plus pauvres à des malaises, dus à la chaleur.
Birçok kişi kendini Karaçi'nin yetersiz ve düşük bütçeli devlet hastanelerinde buldu.Muchos terminaron en los mal gestionados y subfinanciados hospitales del gobierno de Karachi.
Bir tür karaciğer kurdu.Egy lándzsás métely.