Ana içeriğe geç
Sözlük

karaborsa ile cümle

karaborsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu karaborsadan mı aldın?Did you buy it on the black market?
Biletleri bir karaborsacıdan aldım.I bought tickets from a scalper.
Uyuşturucu ve silahın karaborsası çok geniştir.The black market of drugs and weapons is very wide.
Tom karaborsadan bazı şeyler satın aldı.Tom bought some things on the black market.
O, karaborsadan tütün satın alır.He buys the tobacco at the black market.
Onları karaborsadan mı aldın?Did you buy them on the black market?
Karaborsadan mı aldın bunu?Did you get that from the black market?
Karaborsa gelişti.The black market flourished.
Bazı Karaborsa siteleri müşterilerden bitcoins çalmaya çalışmışlardır .Some black market sites may seek to steal bitcoins from customers.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.It's traditionally called the informal economy, the underground economy, the black market.
Karaborsada teminatı var." diye ekledi.It has collateral in the black market," he added.
Çoğu zaman karaborsa veya suçla uğraşıyorlar.They often turn to the black market or criminal activity.
Oyun ayrıca kendi içerisinde bir karaborsa satış sistemine de sahiptir.Game also has a black market mechanic.
KGB, Şerifov'u karaborsadan yasa dışı bir şekilde döviz alıp satarken yakaladı.The KGB caught Sharifov illegally buying and selling foreign currency on the black market.
Her iki kıtada satışlarda patlama yaşandı ve ürünler eBay üzerinden karaborsa olarak satılmaya başlandı.Entrambe le società realizzavano profitti vendendo merci al mercato nero.
Yiyecek sıkıntısı baş gösterdi ve karaborsacılık yaygınlaştı.وكانت البطالة منتشرة وتصاعدت تكلفه الغذاء.
Oysa işsiz taksici Marcel (Bourvil) karaborsa işini aç kalmamak için, çaresizlikten yapmaktadır.Marcel Martin (Bourvil) is een werkloze taxichauffeur die zijn kost verdient op de zwarte markt.
Yiyecek sıkıntısı baş gösterdi ve karaborsacılık yaygınlaştı.Ceny futer rosły, a populacja była intensywnie przetrzebniana.
Yiyecek sıkıntısı baş gösterdi ve karaborsacılık yaygınlaştı.Foametea era în plină expansiune și mărfurile s-au rărit.
Bart Simpson ürünlerinin başarısı, karaborsada sahte ürünlerin, özellikle tişörtler, üretilmesine neden oldu.Den succes Bart Simpson merchandise havde, inspirerede en hel linje af forfalskede varer, især T-shirts.
Üretimi sabote etmeye çalışanlara ve karaborsacılara ağır cezalar getirildi.Noen prøver imidlertid å sabotere hele produksjonen.
Her iki kıtada satışlarda patlama yaşandı ve ürünler eBay üzerinden karaborsa olarak satılmaya başlandı.Всички те имат възможността да продават или купуват стоки чрез eBay.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.È tradizionalmente noto come l'economia informale, l'economia sommersa, il mercato nero.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Ezt hagyományosan informális gazdaságnak, földalatti gazdaságnak vagy fekete piacnak hívják.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.그것은 전통적으로 비공식적 경제, 지하 경제, 암시장이라고 불립니다.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.l'économie souterraine, le marché noir. Je ne le vois pas comme ça.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Meistens heißt das Schattenwirtschaft, Untergrund-Wirtschaft, Schwarzmarkt.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Nó được gọi một cách truyền thống là kinh tế phi chính thức, kinh tế ngầm, chợ đen.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Secara tradisional, sistem D disebut ekonomi informal, ekonomi bawah tanah, pasar gelap.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Se le conoce tradicionalmente como economía informal, economía sumergida, mercado negro.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Tradiţional se numeşte economia neoficială, subterană, piaţa neagră.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Tradycyjnie tak nazywa się gospodarkę nieoficjalną, gospodarkę podziemną, czarny rynek.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Zo wordt traditioneel de informele economie, de ondergrondse economie, de zwarte markt genoemd.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Παραδοσιακά ονομάζεται άτυπη οικονομία, παραοικονομία, μαύρη αγορά.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Её принято называть нелегальной экономикой, теневой экономикой, чёрным рынком.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Зазвичай її називають неформальна економіка, тіньова економіка, чорний ринок.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.Традиционно тя се казва информална Икономика, подземната Икономика, черният пазар.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.זה נקרא בדרך כלל הכלכלה הלא פורמלית, כלכלת המחתרת, השוק השחור.
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.إنه تقليدياً يسمى بالاقتصاد الغير الرسمي الاقتصاد المخفي، السوق السوداء
Bu geleneksel olarak "Kayıt Dışı Ekonomi" olarak bilinir. gizli ekonomi, karaborsa.地下経済 闇市場と 呼ばれていました 私の考え方は違います
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan그는 이미 비타민 C를 수용소 안으로
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadanHij had al vitamine C in het kamp gesmokkeld, en nu wist hij
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadanMár azelőtt is csempészett C vitamint a táborba, most pedig sikerült neki
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.El a strecurat deja în lagăr vitamina C, și acum a reușit să obțină rezerve de marmită pe piața neagră.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Już wcześniej przemycił witaminę C do obozu, a teraz zdołał zdobyć zapasy marmite na czarnym rynku.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Podařilo se mu už do tábora propašovat vitamin C a teď zajistil i dodávky marmitu na černém trhu.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Už do tábora prepašoval vitamín C, a teraz sa mu podarilo zohnať marmite na čiernom trhu.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Вече бил внесъл витамин C нелегално в лагера, след което успял да си набави и мармит на черния пазар.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Він вже контрабандою перевіз вітамін С у табір, і тепер він зміг дістати запаси марміту на чорному ринку.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadan "marmite" erzaklarını almayı başarmıştı.Он уже пронёс витамин С в лагерь и теперь он пытался организовать добычу Мармайтa на черном рынке.
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadanהוא כבר הבריח בעבר ויטמין C אל תוך המחנה, ועכשיו הצליח
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadanكان قد هرّب فيتامين " سي " إلى داخل المعسكر وقد استطاع
Zaten kampa gizlice C vitamini sokmuştu, ve şimdi de karaborsadanさらにこんどは 闇ルートを通して
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod