karşıya ile cümle

karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.많은 동식물 종들이 멸종할것입니다.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Monet lajit tullaan tuomitsemaan sukupuuttoon.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Một phần lớn các loài sẽ tiếp tục bị tuyệt chủng.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.O mare parte dintre specii vor fi pe cale de dispariție.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Uma grande fração das espécies estarão condenadas à extinção.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Una grande parte di tutte le specie sarà condannata all'estinzione.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Una gran porción de las especies estarán condenadas a la extinción.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Une fraction importante des espèces seront vouées à l'extinction.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Ένα μεγάλο ποσοστό των ειδών θα καταδικαστεί σε εξαφάνιση.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Голяма част от видовете ще бъде обречена на изчезване.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.Существенная часть видов животных будет обречена на вымирание.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.חלק גדול מהמינים ייכחדו
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.جزء كبير من الأنواع سوف تنقرض.
Türlerin büyük bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.絶滅にひんすることになります 干ばつや洪水がより激しさを増して
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Alumínium létrákon mászunk kötélbiztosítással.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Chúng tôi thắt dây an toàn và băng qua trên thang nhôm.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Cruzamos con escaleras de aluminio y cuerdas de seguridad.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.안전하게 로프로 묶은 알루미늄 다리를 건너고 있죠.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Li attraversiamo su scale di alluminio legati a funi di sicurezza.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.On traverse encordé sur des échelles en aluminium.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Prechádzame na hliníkových rebríkoch s pripevnenými bezpečnostnými lanami.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Przechodzimy przez nie po aluminiowych drabinach, przywiązani linami.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Traversăm pe scări de aluminiu având ataşate frânghii de siguranţă.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.We steken met aluminium ladders over aan veiligheidslijnen.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Wir überqueren auf Alu-Leitern mit angefügten Sicherheits-Seilen.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Ми пересікаємо їх з допомогою алюмінієвих драбин та мотузок безпеки.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Мы используем алюминиевые лестницы с ремнями безопасности.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.Пресичаме по алуминиеви стълби, привързани с обезопасителни въжета.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.אנחנו חוצים עם סולמות אלומיניום וחבלים קשורים.
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.كنا نعبر على سلم من الألمونيوم مع حبال آمان مربوطة
Üzerimizde güvenlik halatlarıyla aliminyum bir merdivenle geçiyoruz karşıya.これはまた別のクレバスです
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Egy nap hozzá került Gary Pettengill ügye.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Eines Tages wurde er mit dem Fall von Gary Pettengill konfrontiert.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Este juez un día se enfrentó con el caso de Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.E un giorno si trovò davanti il caso di Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Într-o zi el judeca cazul lui Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Jedného dňa sa zaoberal prípadom Garyho Pettengilla.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Jednoho dne se setkal s případem Garyho Pettengilla.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.어느 날 그는 게리 페텐길의 사건을 담당하게 됩니다.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Og en dag blev han konfronteret med sagen om Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Op een dag werd hij geconfronteerd met de zaak van Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Pewnego dnia miał do czynienia ze sprawą Gary'ego Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Suatu hari dia dihadapkan pada kasus Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Um dia ele foi confrontado com o caso de Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Un jour il s'est trouvé confronté à l'affaire de Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Vào một ngày ông ấy phải đối mặt với vụ kiện của Gary Pettengill.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Μια μέρα ήρθε αντιμέτωπος με την υπόθεση του Γκάρι Πέτενγκιλ.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Един ден той бил изправен пред случая на Гари Петенгил.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.Как-то раз он работал с делом Гарри Петенгилла.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.ואנו מדברים על כמה כאלה. אחד מיוחד הוא שופט בשם רוברט ראסל.
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.في احد الايام واجه قضية " جاري بيتينجيل "
Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı.担当しました ペトゥンギルは23歳の退役軍人でした
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.Aceste naţiuni au în faţă o problemă reală.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.A tieto krajiny majú skutočný problém.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.A tyto národy čelí skutečnému problému.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar. Biz dünya olarak bir problemle karşı karşıyayız.Diese Länder stehen vor einem wirklichen Problem und wir als der Rest der Welt stehen vor einem Problem.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.Ces nations sont confrontées à un véritable problème.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.Dan negara ini dihadapkan pada masalah nyata.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.E estas nações enfrentam um problema real.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.En deze naties zien zich gesteld voor een echt probleem.

İlgili Sayfalar