karşıya ile cümle

karşıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karşıya yüklenmiş fotoğraflar kullanıcı tarafından el ile onaylanana kadar askıda bekleyecek.После загрузки фотографии будут ждать дополнительного подтверждения от пользователя.
Karşıya yüklenmiş fotoğraflar kullanıcı tarafından el ile onaylanana kadar askıda bekleyecek.Фотографії для вивантаження очікуватимуть у черзі до безпосереднього підтвердження користувачем.
Karşıya yüklenmiş fotoğraflar kullanıcı tarafından el ile onaylanana kadar askıda bekleyecek.アップロードされた写真はユーザが手動で承認するまで保留になります。
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Chipre está pasando por una sequía catastrófica. La demanda de agua ha
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Cipruson is rendkívül súlyos a szárazság.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Cypern oplever en katastrofal tørke.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Cypern upplever en katastrofal torka.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Din 2005, bazinele acvatice – rezervoare subterane – au scăzut cu 15 metri datorită supraexploatării.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Katastrofálne sucho zažíva Cyprus.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Kyprosta koettelee tuhoisa kuivuus.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.O Chipre está a sofrer uma seca catastrófica.
Kıbrıs ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyadır.Řízení krize neznamená adaptaci
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.Er muss nicht die Angst durchleben, dass er wegen zu geringer Arbeitserfahrung keine Hilfe bekommen wird.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.Il n'est pas obligé de passer à travers l'angoisse de l'ignorance à cause d'une expertise limitée.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.미지에 대한 불안에 떨지 않아도 됩니다. 제한된 전문성에서 기인하는 불안 말이지요.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.Non deve provare l'ansia di non sapere a causa di competenze limitate.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.No tiene que sufrir la ansiedad de no saber a causa del número limitado de expertos.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.Nu trebuie sa se ingrijoreze ca medicii nu au destule informatii din cauza unei expertize limitate.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.И ему не придётся тревожиться из-за недостаточно профессионального диагноза.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.Не е нужно той да преживява притеснението от неизвестността заради ограничена експертиза.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.הוא לא צריך לחוות את החרדה מחוסר ידיעה בשל מומחיות מוגבלת.
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.لا عليه أن يحس بالقلق الناشىء عن عدم المعرفة بسبب الخبرة المحدودة
Kısıtlı uzmanlık seviyelesi yüzünden ne olacağı endişesiyle karşı karşıya değil.不安を感じることもありません 私たちは電子医療記録システムも採用しています
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.A kráľ povedal Barzillajovi: Ty poď so mnou, a budem ťa zaopatrovať u seba v Jeruzaleme.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Disse, pois, o rei a Barzilai: Passa tu comigo e eu te sustentarei em Jerusalém, em minha companhia.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.El rey dijo a Barzilai: --Cruza conmigo; yo te sustentaré junto a mí en Jerusalén
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Împăratul a zis lui Barzilai: ,,Vino cu mine, şi te voi hrăni la mine în Ierusalim.``
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.In kralj veli Barzilaju: Pojdi z menoj na ono stran in hočem te oskrbeti pri sebi v Jeruzalemu.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.I řekl král k Barzillai: Poď se mnou, a chovati tě budu při sobě v Jeruzalémě.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.왕이 바르실래에게 이르되 너는 나와 함께 건너가자 예루살렘에서 내가 너를 공궤하리라
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Kongen sa da til Barsillai: Dra med mig, så vil jeg sørge for dig hjemme hos mig i Jerusalem.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Kuningas sanoi nyt Barsillaille: "Tule sinä minun mukanani, niin minä elätän sinut luonani Jerusalemissa".
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Le roi dit à Barzillaï: Viens avec moi, je te nourrirai chez moi à Jérusalem.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Monda pedig a király Barzillainak: Jere velem és eltartlak téged magamnál Jeruzsálemben.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Raja berkata kepadanya, "Ikutlah dengan aku ke Yerusalem, nanti akan kusediakan segala kebutuhanmu di sana.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Vua nói với Bát-xi-tai rằng: Hãy qua sông Giô-đanh với ta, ta sẽ bao bọc cho ngươi ở nhà ta tại Giê-ru-sa-lem.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.Και ειπεν ο βασιλευς προς τον Βαρζελλαι, Διαβα συ μετ' εμου, και θελω σε τρεφει μετ' εμου εν Ιερουσαλημ.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.И сказал царь Верзеллию: иди со мною, и я будупродовольствовать тебя в Иерусалиме.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.И царят рече на Верзелая: Премини с мене, и ще те издържам при себе си в Ерусалим.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.ויאמר המלך אל ברזלי אתה עבר אתי וכלכלתי אתך עמדי בירושלם׃
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.فقال الملك لبرزلاي اعبر انت معي وانا اعولك معي في اورشليم.
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.王 對 巴 西 萊 說 、 你 與 我 同 去 、 我 要 在 耶 路 撒 冷 那 裡 養 你 的 老
Kral Barzillaya, ‹‹Benimle karşıya geç, Yeruşalimde ben senin geçimini sağlayacağım›› dedi.王 對 巴西 萊說 、 你 與 我 同去 、 我 要 在 耶路撒冷 那 裡養 你 的 老
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Al norte nos enfrentamos al gran país de Drachma.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.E al Nord combattiamo contro l'enorme paese di Drachma.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Enfrentamos o grande país do Dracma a norte.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Na północy mamy ogromną Drachmę.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Nordpå har vi det store land, Drachma ...
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Norrut har vi Drachma...
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Pohjoisessa on valtava Drachman valtio.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.Βόρειά μας βρίσκεται η τεράστια χώρα Ντράκμα.
Kuzeyde geniş Drachma ülkesiyle karşı karşıyayız.А к северу от нас лежит огромная страна Драхма.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.그 덕분에 북한 사람들은 몰래 이곳을 건널 수 있습니다. 하지만 많은 사람들이 죽어요.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Mas muitos morrem.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Tako jo lahko Severni Korejci skrivno prečkajo. Toda mnogi pri tem umrejo.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.בנקודות מסוימות, ולאפשר לצפון קוריאנים לחצות בחשאי. אך רבים מתו.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.في بعض مناطقه، مما يسمح للكوريين الشماليينبالعبور سراً لكن يموت العديد منهم
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.しかし多くは命を落とします 死体が流れていくのを何度か見ました
Liderleri George Washington'a ne diyecekleri sorusuyla karşı karşıyaydılar.A museli čelit otázce, jak říkat svému vůdci Georgi Washingtonovi.
Liderleri George Washington'a ne diyecekleri sorusuyla karşı karşıyaydılar.Aveau de rezolvat o dilemă - cum să-l numească pe George Washington, conducătorul lor.

İlgili Sayfalar