Makine karşıtlıktan partiye ve karnaval boyutuna erişebilen boyutlara sahiptir.They range in sizes from counter-top accessible to party and carnival size.
Cixous bunları, kadın ve erkek arasındaki karşıtlık bağlamında ilişkilendirir.Syzygy refers to the split between male and female.
Antik Filipinlilerin kökeni hakkında birçok karşıtlık içeren görüş vardır.There are several opposing theories regarding the origins of ancient Filipinos.
Köşegenlere de bakarsanız, içerik-biçim ve güzellik-gerçeklik karşıtlıkları görürsünüz.And if you go on the diagonal, you get content and form -- and then beauty and truth.
Bunlar telif hakları yasası mantığının arz ettiği ikili karşıtlık.These are the two main sort of binary oppositions within the logic of copyright law.
Bu zor, değişken bir karşıtlık.This is a difficult, unstable binary.
Diğer karşıtlık da şu: mesela sözkonusu olan bir fikir mi?The other one is: Is it an idea?
Karşıtlık Denetim AyarlarıContrast Control Settings
Zalimler, elbette apaçık bir karşıtlık içindedirler.The wrongdoers are in profound discord.
DigiKam için yerel karşıtlık eklentisiNameLocal contrast plugin for Digikam
Yerel KarşıtlıkLocal Contrast
Yerel Karşıtlık...Local Contrast...
Otomatik parlaklık/ karşıtlıkAuto brightness/ contrast
Karşıtlık & Araç ÇUbuğunu GösterShow Contrast Toolbar
Karşıtlık araç çubuğunu gösterir/ gizlerShows/ hides the contrast toolbar
Karşıtlık seviyesini değiştirirChanges contrast level
Karşıtlık kaydıracı geçerli görüntü karşıtlık seviyesini gösterir ve bunu değiştirmenizi sağlar.The Contrast slider shows the current video contrast level and allows you to change it.
Karşıtlık açılır kaydıracını gösterirShows the contrast popup slider
& Karşıtlık& Contrast
Bu dosya için görüntü karşıtlık seviyesiVideo contrast level for this file
Azalt/ Çoğalt komutları kullanıldığında, görüntü karşıtlık ayarı miktarıAmount of adjustment to video contrast when using Increase/ Decrease commands
Şu anki dosya için dosya özelliklerindeki karşıtlık ayarlarını hatırlaRemember contrast adjustments in the file properties for the current file
Karşıtlık Araç ÇubuğuContrast Toolbar
Yüksek KarşıtlıkHigh Contrast
Yüksek karşıtlık renkleri ile daha uyumlu çalışan bir biçimCommentA style that works well with high contrast color schemes
Etkin olmayan karşıtlık efekti tipiInactive contrast effect type
Etkin olmayan karşıtlık efekti toplamıInactive contrast effect amount
Pasifleştirilmiş karşıtlık tipiDisabled contrast type
Pasifleştirilmiş karşıtlık toplamıDisabled contrast amount
Yüsek KarşıtlıkCommentHigh Contrast
Bir yüksek karşıtlık temasıNameA theme with a lot of contrast
Kötü karşıtlık gösteren renkeri gizleHide colors with bad contrast
Soyut yüksek karşıtlık teması. NameAbstract high contrast theme.
Yüsek KarşıtlıkHigh Contrast
Kostunica, bugünle o zaman arasındaki karşıtlıkların fazla olduğunu söyledi.Contrasts between now and then are sharp, Kostunica said.
Eş Cinsel Yılgısına KarşıtlıkContrast to homophobia
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Überlebe durch alle Widrigkeiten, wir sind deine Garanten Libyen, Libyen, Libyen! 1. Oh mein Land!
Karşıtlık ilgisi, bunun dışındadır.Beziehungsprobleme inklusive, versteht sich.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Die Fassaden sind asymmetrisch aufgebaut.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Chez le mâle ces défenses sont asymétriques.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.La guerre sans batailles ne fut pas sans incidents.
Müziği, yaşamsal gücünü çeşitlilik ve karşıtlıktan alır.La musique s'impose par sa force et son originalité.
Canlılık ve karşıtlık anlamı vardır.Raison et contradiction.
1386 yılına kadar Lazar ve Türkler arasında karşıtlık yaşanmadı.Después no existe ningún registro de confrontaciones entre Lazar y los turcos hasta 1386.
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Sopravvivi a tutto, noi siamo il tuo riscatto Libia, Libia, Libia!
Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır.С большим трудом ему удаётся выбраться оттуда, и он воссоединяется с группой.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Тогда их планы приобрели асимметричную форму.
Benzer şekilde topluluklar arasında da karşıtlıklar olmayacaktır....وبالمثل (على حد سواء) لن يكون هناك تباين بين المجتمعات.
Tüm karşıtlıklara rağmen hayatta kal, biz senin kefiliniz Libya, Libya, Libya!Sobreviver a tudo, nós somos o seu resgate Líbia, Líbia, Líbia!
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Nada existiria se não existisse, ao mesmo tempo, o seu oposto.
Tenasüp olması için mânaca alâkalı kelimeler arasında karşıtlık ilgisinin bulunmaması gerekir.Over verschil in smaak moet men geen ruzie maken.
Yahudilere ve Yahudiliğe karşı bir karşıtlık yoktur.Mowy przeciwko judaizantom i Żydom.
Özellikle İsrail'e karşıtlık ile 1950-1960'larda yükselişe geçmiştir.Instytucja powstała po emigracji do Izraela w latach 50. i 60.
1986’daki Çernobil Kazası sonrasında nükleer güç kurulumuna karşıtlık artmıştır.Efter Tjernobylolyckan 1986 blev det större fokus på säkerheten på de ryska kärnkraftverken.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Dess motsats är asymmetri.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Фасади мають асиметричне вирішення.
Yahudilere ve Yahudiliğe karşı bir karşıtlık yoktur.Не повернулися до села і євреї.
Aynı topraklarda yaşayan birden fazla millet arasında yıllar içinde etnik karşıtlıklar gelişmiştir.S vícero národnostmi žijícími na stejném území se v průběhu let rozvíjely etnické antagonizmy.
1386 yılına kadar Lazar ve Türkler arasında karşıtlık yaşanmadı.După acest eveniment, nu s-a mai remarcat nici o ostilitate între Lazăr și turci până în 1386.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Dacă Primul Război Mondial nu ar fi avut loc ...