Öğrenci "daha önce bir yerde karşılaştık mı" diye sordu."Haven't we met somewhere before?" asked the student.
Son karşılaştığımızdan beri on yıl oldu.It's been ten years since we last met.
Cevaplarını onunkiyle karşılaştır.Check your answers with his.
Cevabını onunki ile karşılaştır.Check your answer with his.
Cevaplarını öğretmeninki ile karşılaştır.Compare your answers with the teacher's.
Cevabını Tom'unkiyle karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Cevabını Tom'unki ile karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
Kompozisyonunuzu örnekle karşılaştırın.Compare your composition with the example.
Çevirini tahtada olanla karşılaştır.Compare your translation with the one on the blackboard.
Cümleni tahtadakiyle karşılaştır.Compare your sentence with the one on the blackboard.
Tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by accident.
Ben tesadüfen onunla karşılaştım.I met her by chance.
Onunla tesadüfen yolda karşılaştım.By chance, I met her in the street.
Geçen yılla karşılaştırıldığında bu yılın ürünleri çok daha iyi.Compared with last year, this year's crops are much better.
Tom eve giderken Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.On his way home, Tom met a man who he thought was an American.
Okula giderken Tom ile karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Okuluma giderken Tom'la karşılaştım.I met Tom on my way to school.
John okula giderkenMary ile karşılaştı.John met Mary on his way to school.
Öncüler birçok tehlike ile karşılaştılar.The pioneers met with many dangers.
Her karşılaştıklarında, tartışırlar.Whenever they meet, they quarrel.
Biz onun işini onunkilerle karşılaştırdık.We compared his work with hers.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Eve giderken bir köpekle karşılaştım.I met a dog on my way home.
Hiçbir şey onun güzelliği ile karşılaştırılamaz.Nothing is to be compared to its beauty.
Biz istasyonda birbirimizle karşılaştık.We ran into each other at the station.
İstasyonda eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met with an old friend of mine at the station.
İstasyonda güvenilir bir beyefendiyle karşılaştım.I met a certain gentleman at the station.
İstasyonda karşılaştığın adam benim babam.The man you met at the station is my father.
Ben bir saat önce onunla karşılaştım.I met her an hour ago.
Onunla daha önce bir kez karşılaştım.I had met him once before.
Londra'dayken Mary ve John'la karşılaştım.I met Mary and John when in London.
Londra Paris ile karşılaştırıldığında büyüktür.London is large, compared with Paris.
Londra'da eski bir öğrencimle karşılaştım.I met an old student of mine in London.
O, Avrupa'dayken birtakım talihsizliklerle karşılaştığını duydum.I hear he met with some kind of misfortune while he was in Europe.
Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştım.I met a friend of Mary's.
Çok geçmeden tesadüfen tekrar karşılaştık.It was not long before we met again by chance.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
Son karşılaştığımızdan beri oldukça uzun zaman oldu.It's been quite ages since we last met.
Tesadüfen caddede onunla karşılaştım.I met him on the street by chance.
New York'un Fifth Avenue'su Ginza ile karşılaştırılabilir.New York's Fifth Avenue is comparable to Ginza.
Ben New York'ta iken, tesadüfen eski arkadaşımla karşılaştım.When I was in New York, I happened to meet my old friend.
New York ile karşılaştırıldığında, Tokyo çok daha güvenli bir yerdir.Compared to New York, Tokyo is a much safer place.
Bir ayı bir kaplanla karşılaştırıldığında bir dost canavardır.A bear is a friendly beast compared to a tiger.
Seninle daha önce karşılaştığımı düşünüyorum.I think I've met you before.
Seninle bir yerde karşılaştığımı düşünüyorum.I remember meeting you somewhere.
İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.People sometimes compare death to sleep.
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis?
Az önce babanla karşılaştım.I met your father just now.
O harflerin stilini karşılaştır.Compare the style of those letters.
O mektupların tarzını karşılaştır.Compare the style of those letters.
Araba çocuğa çarptığında şans eseri karşılaştım.I happened along when the car hit the boy.
Biz kaza nedeniyle nadir bir durumla karşılaştık.We were faced with an unusual situation because of the accident.
Dağda bazı yürüyüşçülerle karşılaştım.I met some hikers on the mountain.
Bu bina New York taki gökdelenlerle karşılaştırıldığında küçük.The buildings are small in comparison with the skyscrapers in New York.
Onunla ilk kez o zaman karşılaştım.I met him then for the first time.
İkisini dikkatlice karşılaştır ve farkı göreceksin.Compare the two carefully, and you will see the difference.
Orada bir arkadaşla karşılaştım.I met a friend there.
Orada kimle karşılaştın.Who did you meet there?
Sally istasyonda Harry ile karşılaştı.Sally met Harry at the station.