Mihaela ile her sabah metroda karşılaşırız.I meet Mihaela every morning at the subway.
Biz birbirimizle oldukça sık karşılaşırız.We run into each other quite often.
Bu bölümde ayrıca Andrew'la karşılaşırız.He also met Derek Anderson at this venue.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.And if we violate that, there are all kinds of problems.
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.But he wasn't here 1 second ago.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.We only meet them once.
Bu bölümde ayrıca Andrew'la karşılaşırız.Si incontra poi con Andrew e la squadra.
Alanya'da da aynı durumla karşılaşırız: "Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler".Sam Koran tak oto określa swój język: My wiemy, że oni mówią: "Jego uczy tylko zwykły człowiek."
Bu bölümde ayrıca Andrew'la karşılaşırız.För andra betydelser, se Andrew Park.
Dante ile göreve başladığımızda tekrar Echidna ile karşılaşırız.Mikor Zéta visszatér a hunok hadjáratából újra kapcsolatba kerül Dsidsiával.
Bu bölümde ayrıca Andrew'la karşılaşırız.Kirjastossa Jeremy tapasi myös Annan.
Alanya'da da aynı durumla karşılaşırız: "Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler".Vi vil lære å kjenne et nytt nexus (hemmelighet) og vil bli reliquis fortiores (sterkere enn de andre).»
Dante ile göreve başladığımızda tekrar Echidna ile karşılaşırız.Når han er slått, begynner man på ny med Wang.
Alanya'da da aynı durumla karşılaşırız: "Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler".또한 그는 우리가 어떤 표현을 이해하게끔 될 때 그 이해(Verstehen)를 생의 내적(內的)인 것과 외적(外的)인 것의 통일에서 이루어지는 것이라고 말하였다.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Dlatego nie ma w nim gadających głów. Zamiast tego są sceny, a ludzi spotykamy po drodze.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Dus in plaats van uit pratende hoofden, bestaat de film uit scenes, en we ontmoeten onderweg mensen.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.그래서 이 영화에서는 나레이션(해설) 방식 대신에 장면들의 구성과 길을 따라 사람들을 만나는 방식입니다.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Namiesto filmu poskladaného zo scén a rozprávačov teda stretávame pozdĺž cesty ľudí.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Tehát interjúalanyok helyett jelenetekből áll, és út közben találkozunk emberekkel.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Έτσι αντί να κάνω την πολυλογία, αποτελείται από σκηνές, και γνωρίζουμε ανθρώπους στο δρόμο.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.Затова, вместо да прибегна до говорещи глави, той е съставен от сцени и срещаме хора по пътя.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.אז במקום לעשות את הקטע של הראשים המדברים, זה מורכב מסצנות, ואנחנו פוגשים אנשים בדרך.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.و لذلك بدلاً من مقابلة بعض الأشخاص، قمت بتشكيل الفلم من مشاهد لأماكن التقينا فيها أناساً على طول الطريق.
Bu grup şeyini yapmanın yerine, sahneleri oluşturulmanın yerine, yol boyunca insanlarla karşılaşırız.順々にいろいろな人に会っていきます 彼らが登場するのは一度だけ
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.Et si nous violons cela, nous en retirerons toutes sortes de problèmes.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.Si daca incalcam asta apar toate tipurile de probleme.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.Всичко друго води до множество проблеми.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.Если превысить её, возникнет множество проблем.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.ואם אנחנו מפרים את זה, נוצרות כל מיני בעיות.
Eğer bunu bozarsak, her türden problemle karşılaşırız.وإذا انتهكنا ذلك، ستحدث العديد من المشاكل.
Er ya da geç hepimiz bir hata ile karşılaşırız Neo.Előbb vagy utóbb mindannyian ütközünk hibákba, Neo.
Er ya da geç hepimiz bir hata ile karşılaşırız Neo.Tarde o temprano, todos encontramos un ERROR Neo.
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.당신은 이 사람 주위에 10미터 반지름을 그리고 싶은 지도 모르겠습니다 하지만 1초전에 그는 여기에 없었습니다 그는 왼쪽으로 5미터터 떨어져 있었습니다
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.Aber die Quelle war vor 1 Sekunde gar nicht dort, sie war 5 m links davon.
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.Kde je vrchol vlny vyslané tímto zdrojem před jednou sekundou?
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.Къде ще бъде гребенът, който е излъчил преди 1 секунда?
FAKAT kaynağın hareketi hesaba katılınca daha farklı bir resimle karşılaşırız.של 10 מטר מסביב למקור. אבל, הוא לא היה כאן לפני שנייה אחת. הוא היה 5 מטר שמאלה.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Chúng ta chỉ gặp họ một lần duy nhất.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.De csak egyszer.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Îi întâlnim doar o dată.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Kami hanya bertemu mereka sekali.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.그들은 단 한 번 만나고는
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Le incontriamo una sola volta.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Pojawiają się tylko raz.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Solo los encontramos una sola vez.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Stretneme ich len raz.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.We ontmoeten ze slechts eenmaal.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Wir treffen sie aber nur einmal.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Τους συναντάμε μόνο μία φορά.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Мы встретились с ними только раз.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.Срещаме ги само веднъж.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.אנחנו פוגשים אותם רק פעם אחת.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.نلتقيهم مرة واحدة فقط.
Onlarla sadece bir kez karşılaşırız.再び登場する事はないので まさに旅の記録だと言えます
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:그리고 우리가 계속 반으로 접는다면, 우리는 10번 접은 후에 다음과 같은 상황에 직면하게 됩니다.
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:10回折った後 どうなっているかというと 厚さは2の10乗
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:A keď budeme takto pokračovať v prekladaní napoly, dostaneme sa do nasledovnej situácie po 10 preloženiach.
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:E se continuiamo a piegarlo, sempre a metà, avremo questa situazione dopo 10 piegature.
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:Jeśli będziemy cały czas go składać, zawsze na pół, to po dziesięciu złożeniach spotkamy się z taką sytuacją:
Ortadan ikiye katlamaya devam edersek, 10 kez katladıktan sonra şu durumla karşılaşırız:Und wenn wir so weitermachen, immer in der Mitte falten, wären wir nach zehnmal falten hier: