karın ile cümle
karın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Karının itiraz etmesi şaşırtıcı.It is surprising that your wife should object.
Biz dağ geçişi boyunca pek çok karıncalar gibi süründük.We crawled like so many ants along the mountain pass.
Karın, iyi bir aşçı mı?Is your wife a good cook?
Karın nasıl?How's your wife?
Lütfen, benim için karına merhaba de.Please say hello to your wife for me.
Lütfen karına selam söyle.Please say hello to your wife.
Karının gelememesi berbat bir utanç.It's an awful shame your wife couldn't come.
Robert, karın küçük bir bölümünü aldı..Robert got a small proportion of the profit.
Karını partiye niçin getirmedin?Why didn't you bring your wife to the party?
Hiçbirimiz gitmek istemiyor fakat ya sen ya da karın gitmek zorunda.None of us want to go, but either you or your wife has to go.
Köleler pek çok karıncalar gibi çalışıyorlardı.The slaves were working like so many ants.
Jane karın güzelliğini açıklayamadı.Jane couldn't explain the beauty of snow.
Lütfen karınla birlikte gel.Please come over with your wife.
Karıncaların yaşamını önemsiz sayma.Don't think little of the ants' lives.
Sysko bir karınca gibi çalışır.Sysko works like an ant.
Karıncalar iyi organize edilmiş bir topluma sahiptir.Ants have a well-organized society.
Karıncalar şekerin etrafına üşüşüyorlar.Ants are swarming around the sugar.
Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.A grasshopper and many ants lived in a field.
Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var.I have a prickling sensation in my left eye.
Ben senin karınım ve seni memnun etmek için güzel görünmekten hoşlanıyorum.I'm your wife and I like to look nice to please you.
Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu.The area around the melting ice cream was crawling with ants.
Kulübenin çatısı karın ağırlığı altında gıcırdadı.The roof of the hut groaned under the weight of the snow.
Onun, bütün o karın altında gömülü olduğunu duyuyorum.I hear it's buried under all that snow.
Ev karın ağırlığı altında çöktü.The house collapsed under the weight of snow.
İki saat süresince karın içinde otobüsü bekledim.I waited for the bus in the snow as long as two hours.
Ayağımda karıncalanma var.I've got pins and needles in my leg.
O, karıncalardan kurtulmaya çalıştı.He tried to get rid of the ants.
Onun pantolonunda karıncalar var.He has ants in his pants.
O, çatının karını temizledi.He cleared the roof of snow.
O, evinin önündeki yolun karını temizledi.He cleared the road in front of his house of snow.
Onlar pek çok karınca gibi çalıştı.They worked like so many ants.
Kaldırımın karını temizlediler.They cleared the pavement of snow.
O senin karın mı? Göründüğünden daha fazlası var.She's your wife? There's more to you than meets the eye.
Karin Avusturyalıdır.Karin is Austrian.
Kötü bir karın ağrım var.I've got a bad stomachache.
O egzersiz karın kasları için yararlıdır.That exercise is good for the abdominal muscles.
Karınla konuştun mu?Did you talk to your wife?
Karın öğrenirse ondan fırçayı yiyeceksin.You're going to catch hell from your wife if she finds out.
Lafla karın doymaz.Your stomach won't be full from promises.
Karınca gibi çalış.Work as the ant.
Karınca gibi çalışın.Work as the ant.
Karın var mı?Do you have a wife?
Karınla uyumak istiyorum.I want to sleep with your wife.
Sana rastlamak ne güzel. Ben bir karıncayiyenim.Pleased to meet you. I am an anteater.
Bu karınca kraliçedir; kanatları olduğunu görmüyor musun?This ant is the queen; don't you see she has wings?
Karını dövmeyi bıraktın mı?Have you stopped beating your wife?
Karını asla bir başka kadınla karşılaştırma.Don't ever compare your wife to another woman.
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Karına hâlâ âşık mısın?Are you still in love with your wife?
Karınıza hâlâ aşık mısınız?Are you still in love with your wife?
Son kez ne zaman karına güzel olduğunu söyledin?When was the last time you told your wife she was beautiful?
Karının biraz kilo kaybettiğini görmek ister misin?Would you like to see your wife lose a little weight?
Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.Tom had a bad stomachache.
Karınız sizi terketseydi, kendinizi nasıl hissederdiniz ?How would you feel if your wife left you?
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
"Karınızın adı nedir?" "Evli değilim.""What's your wife's name?" "I'm not married."
O diz boyu karın içindeydi.He was knee-deep in snow.
İnsanlar karıncalara benzer.People look like ants.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.An ant can lift more than 50 times its weight.
Mary karın ağrısıyla uyandı.Mary woke up feeling sick in the stomach.