karıları ile cümle

karıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Karılarınızı unutun!Forget about your wives!
Neden kendi karılarımızı sevmemeliyiz? Biz başka insanların karılarını severiz.Why should we not love our own wives? We do love other people's wives.
Endişelerimizi karılarımızdan sakladık.We hid our worries from our wives.
Onlar endişelerini karılarından sakladılar.They hid their worries from their wives.
Karılarınızı özlersiniz, değil mi?You miss your wives, don't you?
Biz karılarımızı özleriz.We miss our wives.
Yarına kadar karılarınızdan her birine bir kilim dokutun.Have each of your wives weave a rug by tomorrow.
Bazı insanlar karılarının başka biriyle evlenmesini önlemek için evlenirler.Some people only get married to prevent their wives from marrying somebody else.
Tom ve John, karılarını ve çocuklarını onlarla birlikte getirebilir.Tom and John might bring their wives and children with them.
8. İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.”8 And likewise did he for all his strange wives, which burnt incense and sacrificed unto their gods.
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.The other brothers each have two sons as well.
Yüksek olasılıkla Hirodes'in özellikle son karılarından daha fazla oğlu vardı.In all, Bongo had more than 30 children with his wives and other women.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.And husbands can drag their wives across, if their wives don't feel ready.
Böylece Yakup çocuklarını, karılarını develere bindirdi.Then Jacob rose up, and set his sons and his wives on the camels,
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.So he did for all his foreign wives, who burnt incense and sacrificed to their gods.
‹‹Ben-Hadat diyor ki, ‹Altınını, gümüşünü, karılarını ve en gürbüz çocuklarını bana teslim et.› ››'Your silver and your gold is mine. Your wives also and your children, even the best, are mine.'"
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Those who remain of him shall be buried in death. His widows shall make no lamentation.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Husbands, love your wives, and don't be bitter against them.
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.So ought men to love their wives as their own bodies. He that loveth his wife loveth himself.
Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler.Their husbands would do well to take them back in that case, if they wish to be reconciled.
Yok, eğer karıları evlerini bırakıp giderlerse yapacakları meşru bir şeyden dolayı size suç yok.If they leave, you are not to blame for what they do with themselves, provided it is reasonable.
Karılarının yanı sıra haremlerinde çocuk sahibi olan çok sayıda cariyeleri de vardı.Besides their wives, they also had a number of concubines in their harem, who produced children.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Seine Angehörigen (Ehegattin, Tochter) bestätigten diesen Ablauf.
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.Natürlich hatte jede der drei auch andere Freundinnen.
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.Ses trois frères ont tous pris épouse.
Padişah yakınıyla evlenenler eski karılarını boşamak zorundaydılar.Ceux qui avaient pris femme durent s'en séparer.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.El bosque de Fontainebleau, Francia en invierno Se oye un preludio y coro de leñadores con sus esposas.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Sus mujeres le cortaron en pedazos con sus hachas (la luna menguante).
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Casad a aquéllos de vosotros que no estén casados y a vuestros esclavos y esclavas honestos.
Törenin sponsoru ölen erkeklerin dul kalan karıları ve onların aileleridir.In questo modo i mariti devono amare le loro mogli come i propri corpi.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Его же друзья продолжили свой путь.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Неужели у вас — мужского пола, а у Него — женского?
Karıları onu, yolundan saptırdılar.فرجع إلى أهله ورد الدرهم إلى كيسه - فكان أهله منه في بلاء.
Sünniliği benimsemesine karılarından birinin neden olduğu söylenir.قال متحدث ان الطلب جاء من المرأة.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Depois, ele foi enviado para seus parentes mais próximos, que o trataram com crueldade.
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.(Cada irmão também tinha várias outras mulheres.)
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.De andere broers kregen de andere zusters.
Padişah yakınıyla evlenenler eski karılarını boşamak zorundaydılar.De Sabijnse vrouwen waren echter inmiddels van hun nieuwe echtgenoten gaan houden.
Yüksek olasılıkla Hirodes'in özellikle son karılarından daha fazla oğlu vardı.Roelof had ten minste drie zonen, vermoedelijk bij drie verschillende vrouwen.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius had de reputatie door zijn vrouw en vrijgelaten slaven te worden overheerst.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Zij namen hun slaven (en andere bezittingen) mee.
Her kardeşin ayrıca başka karıları da vardır.Systrarna hade dock även fler syskon.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Răzbunarea celor omorați v-a fost prescrisă: om liber pentru om liber, rob pentru rob, femeie pentru femeie.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.Το δάσος του Φονταινεμπλώ τον χειμώνα Πρελούδιο και χορωδία ξυλοκόπων και των συζύγων τους ακούγεται.
Claudius'un karıları ve köleleri tarafından kolaylıkla kontrol edilebildiği şeklinde kötü bir ünü vardı.Claudius hadde ry på seg for å lett la seg manipulere av sine hustruer og tjenere.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Maka, pertemuan antara Pururawa dengan Ayu berarti perpisahan antara Urwasi dengan suami dan anaknya.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.仲間からバカにされつつも訓練に励む。
Karıları onu, yolundan saptırdılar.其間,他的妻子決定離他而去。
Yüksek olasılıkla Hirodes'in özellikle son karılarından daha fazla oğlu vardı.總之,邦戈與他的妻子和其他人有30多名子女。
On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar.後來,十二生肖則四散各地,轉世成人;而蓮花使者貝瑪降世於布達拉宮內。
Karıları onu, yolundan saptırdılar.동시에 여복(女福)이 여전하여 동료들에게 시샘을 사고 있다 하였다.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Жителите им са изселени.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Nihaibab) a žena mu je postala Chomihá (voda lijepa i odabrana).
Yüksek olasılıkla Hirodes'in özellikle son karılarından daha fazla oğlu vardı.Hypeirochos patril medzi ďalších jeho synov, ktorých mal s inými manželkami, alebo družkami.
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.Cũng một thể ấy, chồng phải yêu vợ như chính thân mình. Ai yêu vợ mình thì yêu chính mình vậy.
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.Cũng một_thể ấy , chồng phải yêu vợ như chính thân mình . Ai yêu vợ mình thì yêu chính mình vậy .
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.이와 같이 남편들도 자기 아내 사랑하기를 제몸같이 할지니 자기 아내를 사랑하는 자는 자기를 사랑하는 것이라
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.Tako so možje dolžni ljubiti žene kakor telesa svoja. Kdor ljubi ženo svojo, ljubi sebe;
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.Tak powinni mężowie miłować żony swoje, jako swoje własne ciała; kto miłuje żonę swoję, samego siebie miłuje.
Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.Tak sú povinní aj mužovia milovať svoje ženy jako svoje vlastné telá. Kto miluje svoju ženu, sám seba miluje.

İlgili Sayfalar