Ana içeriğe geç
Sözlük

karı ile cümle

karı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana karısını terk etmeyi planladığını söyledi.Tom told me that he was planning on leaving his wife.
Tom'un en büyük kızı tıpkı karısına benziyor.Tom's oldest daughter looks just like his wife.
Tom, karısı onu terk ettiği için depresyonda.Tom is depressed because his wife has left him.
Tom, Mary'nin kafası karışık görünmediğini söyledi.Tom said that Mary didn't seem to be confused.
Mary, Tom'un karısının kim olduğunu bilmediğini söyledi.Mary said she didn't know who Tom's wife was.
Tom'un karısını terk edeceğini sanmıyorum.I don't think Tom would ever leave his wife.
Tom karısı onu terk ettiği için bunalımlı.Tom is depressed because his wife left him.
Tom, Mary'nin gerçekten kafası karışmış göründüğünü söyledi.Tom said that Mary looked really confused.
Tom'un karısı o öldükten üç saat sonra öldü.Tom's wife died three hours after he did.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü söyledi.Tom said that Mary seemed to be confused.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked confused.
Mary Tom'un eski karısının kim olduğunu bildiğini söyledi.Mary said she knew who Tom's ex-wife was.
Mary kendini Tom'un eski karısı olarak tanıttı.Mary introduced herself as Tom's ex-wife.
Tom'un karısı onu istasyondan aldı.Tom's wife picked him up at the station.
Tom'un karısı tam onun olduğun kadar inatçı.Tom's wife is just as stubborn as he is.
Tom, Mary'nin çok kafası karışmış göründüğünü söyledi.Tom said that Mary looked very confused.
Tom artık neredeyse karısını hiç öpmüyor.Tom hardly ever kisses his wife anymore.
Tom artık karısını hiç öpmüyor.Tom doesn't ever kiss his wife anymore.
Tom'un karısından ayrılacağını sanmıyorum.I don't think Tom would leave his wife.
Mary, Tom'un karısının kim olduğunu bildiğini söyledi.Mary said she knew who Tom's wife was.
Onun adı Mary ve o, Tom'un karısı.Her name is Mary and she's Tom's wife.
Mary sana Tom'un karısı olduğunu söyledi mi?Did Mary tell you she was Tom's wife?
Tom artık nadiren karısını öpüyor.Tom seldom kisses his wife anymore.
Tom Mary'nin kafası karışmış olduğunu söyledi.Tom said that Mary was intrigued.
Tom'un karısı onu özlüyor olmalı.Tom's wife must be missing him.
Tom asla karısın terk etmezdi.Tom would never leave his wife.
Tom kafasının karışık olduğunu söyledi.Tom said that he was confused.
Tom kafamın karışık olduğunu biliyordu.Tom knew that I was confused.
Karını öpmemin bir sakıncası var mı?Is it OK if I kiss your wife?
Tom karışmayı reddediyor.Tom refuses to get involved.
Tom karışmayı reddetti.Tom refused to get involved.
Tom asla karısını öpmez.Tom never kisses his wife.
Mary'yi senin karın sanıyordum.I thought Mary was your wife.
Sen Tom'un karısı olmalısın.You must be Tom's wife.
Mary sizin karınız mı?Is Mary your wife?
Karıma ihanet edemem.I can't betray my wife.
Tom'un kariyeri bitmişti.Tom's career was over.
Tom'un kariyeri bitti.Tom's career is over.
Sami karısının bir ilişkisi olduğunu keşfetti.Sami discovered that his wife was having an affair.
Karını özlüyor musun?Do you miss your wife?
Eve gitmek istiyorum. Benim bir karım ve çocuklarım var.I want to go home. I have a wife and kids.
Sanırım hem Tom'un hem de Mary'nin kafası karışık.I think both Tom and Mary are confused.
Sanırım Tom'un ve Mary'nin her ikisinin de kafası karışık.I think Tom and Mary are both confused.
Karımın beni iş yerinde aramasından hoşlanmam.I don't like my wife calling me at work.
Karımın beni iş yerinde aramasından hoşlanmıyorum.I don't like my wife to call me at work.
Tom ve John, karılarını ve çocuklarını onlarla birlikte getirebilir.Tom and John might bring their wives and children with them.
Tom'un kafası karışıktı ve ne diyeceğini bilmiyordu.Tom was confused and didn't know what to say.
Tom eserini asla karısıyla tartışmaz.Tom never discusses his work with his wife.
Geçen kış çok fazla karımız yoktu.We didn't have very much snow last winter.
Tom'u tanıyorum, fakat karısı ile daha önce hiç tanışmadım.I know Tom, but I've never met his wife.
Talimatlar çok karışıktı.The instructions were very complicated.
Tom'u tanıyorum, fakat karısını tanımıyorum.I know Tom, but I don't know his wife.
Tom bana karısının bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of his wife.
Karıma geç kalacağımı söylemeliyim.I need to tell my wife I'll be late.
Bu karışıklığı yapan kişi Tom'dur.Tom is the one who made this mess.
Tom'un benden daha kafası karışıktı.Tom was more confused than I was.
Tom'un bunun hakkında hâlâ kafası karışık.Tom is still confused about that.
Tom'un açıklaması kafa karıştırıcıydı.Tom's explanation was confusing.
Tom, Mary'nin kafası karışık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was confused.
Tom'un karışmasına gerek yoktu.Tom didn't need to get involved.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod