Tom karısının babasından daha yaşlı.Tom is older than his wife's father.
Sinemaya karınla mı gideceksin?You're going to the movies with your wife?
Karıncalar şeker çubuğuna kadar birbirlerini izledi.The ants followed each other to candy bar.
Hala karınıza bir araba satın almak istiyor musunuz?Do you still want to buy your wife a car?
Karımın önünde o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you talk that way in front of my wife!
Tom her şeye karışır.Tom is involved in everything.
Bunun hakkında karışık duygularım var.I have mixed emotions about this.
Karım ve ben ilk çocuğumuzu bekliyoruz.My wife and I are expecting our first child.
Ben de son günlerde karımı kaybettim.I just recently lost my wife, too.
Tom'un yarattığı karışıklığa bak.Look at the mess Tom made.
Ben karışmak istemedim.I didn't mean to meddle.
Ben Mary, Tom'un karısı.I'm Mary, Tom's wife.
Karıma onu sevdiğimi söyle.Tell my wife I love her.
Onun karısı çok tatlı.His wife is very pretty.
Gerçekten büyüdüğümde bir bakanın karısı olmak istediğimi düşünüyorum.I really think I'd like to be a minister's wife when I grow up.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?
Çok kafası karışık gibi görünüyorsun.You seem very confused.
Bana karımı aldatmanın tamamen normal olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me that it's completely normal to cheat on my wife?
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Fadıl insanların yaralanıp öldüğü bir olaya karıştı.Fadil was involved in an incident where people were injured and killed.
Fadıl iki kişinin öldüğü bir soyguna karıştı.Fadil was involved in a robbery where two people died.
Fadıl bu korkunç suça karıştı.Fadil got involved in this horrific crime.
Fadıl karısından ayrıldı ve Leyla ile evlendi.Fadil left his wife and married Layla.
Fadıl uyuşturucu ticaretine karıştı.Fadil was involved in the drug trade.
Fadıl, karısı Dania'nın öldürülmesiyle ilgili olarak işyerinde haberdar edildi.Fadil was notified at work about the murder of his wife, Dania.
Fadıl o tecavüz ve cinayetlere karıştı.Fadil was involved in those rapes and murders.
Fadıl, karısının onu aldattığını anladı.Fadil figured out that his wife was cheating on him.
Sanırım hepimizin kafası karışık.I think we're all confused.
Karısı öldüğünden beri Tom çok yalnız.Tom has been very lonely since his wife died.
Tom kafamın karıştığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I seemed confused.
Karım bir avukat.My wife is a lawyer.
Karım bir hukukçudur.My wife is a lawyer.
Tom'un karısı bir öğretmendir.Tom's wife is a teacher.
Tom'un karısı geçen hafta öldü.Tom's wife died last week.
Çorbayı karıştırdım.I stirred the soup.
Fadıl işe karışmak istemedi.Fadil didn't want to get involved.
Leyla'nın gebeliği haberi karışık tepkilerle karşılandı.The news of Layla's pregnancy was met with mixed reactions.
Fadıl eski karısının evinde idi.Fadil was at his ex-wife's house.
Karın ev hanımı mı?Is your wife a housewife?
Fadıl'ın karısı, erkek kardeşi ve kayınpederinin hepsi o yıl öldü.Fadil's wife, his brother and his father-in-law all died that year.
Fadıl'ın karısı ve iki oğluyla iyi bir yaşamı varmış gibi görünüyordu.Fadil seemed to have a good life with his wife and two sons.
Fadıl karısını destekleyebilmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Fadil did everything he could to support his wife.
Leyla, Fadıl'ın ilk karısının anısını silmek istedi.Layla wanted to obliterate the memory of Fadil's first wife.
Karına benden bahset.Tell your wife about me.
Fadıl asla karısını terketmez.Fadil would never leave his wife.
Leyla, Fadıl'ın, karısını bir gün bırakacağını umuyordu.Layla hoped Fadil would leave his wife some day.
Fadıl karısıyla kaldı.Fadil stayed with his wife.
Fadıl karısının önünde Rami'yi vurdu.Fadil shot Rami in front of his wife.
Karım kaygılı.My wife is worried.
Aklı karışmış hissediyorum.I'm feeling woozy.
Beni karıma tanıtan kişi Tom'du.Tom was the one who introduced me to my wife.
Kartları karıştırdım ve sonra dağıttım.I shuffled the cards and then dealt them.
Tom beni ikiz erkek kardeşimle karıştırdı.Tom mistook me for my twin brother.
Kendime bir içki karıştırdım.I mixed myself a drink.
Sami'nin berbat karın ağrısı vardı.Sami had terrible abdominal pain.
Bütün karıncalara bakın.Look at all those ants.
Tom karı yüzünden sildi.Tom wiped the snow off his face.
Karım genellikle çocukları yatağa götüren kişidir.My wife is usually the one who puts the children to bed.
Tom, Mary'ye kişisel meselelerine karışmamasını söyledi.Tom told Mary not to interfere in his personal affairs.
Tom on dokuz yaşındayken ilk karısıyla evlendi.Tom married his first wife when he was nineteen.