karışmam ile cümle
karışmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
Umarım hiçbiri trafik kazasına karışmamıştır.I hope that neither of them was involved in the traffic accident.
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.They should not intervene in the internal affairs of another country.
Büyük ülkeler küçük ülkelere karışmamalıdır.Large countries shouldn't interfere with smaller countries.
"Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim.""How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Diğer insanların yaşamlarına karışmamalıyız.Don't meddle in other people's lives.
Bu karışıklığa karışmamı asla istememiştim.I never wanted you to get involved in this mess.
Tom'un karışmamasını istedim.I asked Tom not to interfere.
Ben oraya karışmam.I do not interfere there.
Tom, Mary'nin ne yaptığına karışmamalıydı.Tom shouldn't have interfered with what Mary was doing.
Buna karışmaman gerekirdi.You shouldn't get involved with this.
Yasa dışı faaliyetlere karışmam.I don't engage in illegal activities.
Onların karışmamasını istedim.I asked them not to interfere.
Onun karışmamasını istedim.I asked him not to interfere.
Ben ondan karışmamasını istedim.I asked her not to interfere.
Tom hiç karışmaması gereken insanlara karıştı.Tom got involved with people he should never have gotten involved with.
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.They shouldn't intervene in the internal affairs of another state.
Karışmamamız gerektiğini düşünüyorum.I think we shouldn't get involved.
Tom, Mary'ye kişisel meselelerine karışmamasını söyledi.Tom told Mary not to interfere in his personal affairs.
Sami, Leyla'nın ölümüne karışmamıştı.Sami was not involved in Layla's death.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Until 2008 Cartes was uninvolved in politics and he was not registered as a voter.
Umarım kafanız karışmamıştır.I hope you didn't get too confused.
Ve kucuk dunya-- kafamızın karışmaması için ona sadece küçük gezegen diyelim. -And Small Earth-- well, maybe I'll just call it the small planet, so we don't get confused.
Umarım kafanız çok karışmamıştır.Hope I didn't confuse you too much.
Umarım kafanız karışmamıştır ve anlamışsınızdır.Hopefully that makes some sense.
Umarım kafanız karışmamıştır buraya kadar.Hopefully I don't confuse you there.
Umarım aklınız karışmamıştır.Hopefully that doesn't confuse you too much.
Bunların karışmaması için farklı renklerde yapacağım.I'll do it in a different color this time.
Karışmaması için eğim-kesişim formunu turuncu renkte yazalım.So let's do slope intercept in orange.
İşe, kişisel hisler karışmamalı.No personal feelings involved on the job.
Başkalarının işine karışmamayı öğrenemedin mi ?Haven't you leaned not to mix others business ?
Her neyse, umuyorum ki kafanız karışmamıştır.Anyway, hopefully, you're not confused.
Hala başkalarının işlerine karışmam ...ama şimdi bu BENİM işim olduI still don't want to meddle with others' business ...but now it's become MY business
Zhang Ailesinin 3 kaplanı onlar, Buna karışmamak en iyisi.Zhang family's 3 tigers, you better stay out of this.
İnteraktif, yüklenmiş, gerçek zamanlı, yüksek tanımlı gerçekliğe karışmamızı sağlıyorlar.They allow us to sublimate into the culture of interactive, downloaded, streaming, HD reality.
Umarim kafaniz fazla karismamistir. ve bunu istediginiz gibi sadelestirebilirsiniz.I hope I didn't confuse you too much. And you can simplify this more in any way.
Donup kalıyorlar. Bu işe karışmamak için bir sebebi var.He's got a reason not to get involved.
Umarım kafanız karışmamıştır. Kosinüsün türevi eksi sinüs olduğu için, eksi sinüs var. -The negative sines because the derivative of cosines are negative sines.
De ki: Onların hallerini düzene koymak, işlerine karışmamaktan hayırlıdır.And they ask you about the orphans.
De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır.Say: 'To set their affairs aright is good.
Yetimleri de soruyorlar. De ki: Onların hallerini düzene koymak, işlerine karışmamaktan hayırlıdır.On this world and the hereafter.
Attila'nın Galya istilasına (451) mümkün olduğunca karışmamaya çalıştılar.Am Angriff des Hunnen Attila auf Gallien (451) scheint er nicht teilgenommen zu haben.
İlk Fitne döneminde Müslümanlar arasında başgösteren ayrılıklara ve mücadelelere karışmamaya çalıştı.Il croyait que la première étape importante était la lutte contre la confusion régnant chez les musulmans.
Tom'un karışmamasını istedim.Non volevo che Tom interferisse.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.كان كارتس حتى عام 2008 غير مشارك في الحياة السياسية، ولم يكن مسجلًا في كشوف الناخبين.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Até 2008, Cartes não estava envolvido na política e nem sequer era registrado como eleitor.
Bazı akçe tahtaları üzerinde sayılan paraların, sayılmayan paralarla karışmaması için ayrı bir kısım bulunur.У середнього візка колісні пари не пов'язані між собою.
Buna karışmaman gerekirdi.Тобі не варто у це втручатися.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.Nu există niciun viciu social care poate să-i poată fi pus în cârcă...
Yasa dışı faaliyetlere karışmam.Nu mă implic în activități ilegale.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Μέχρι το 2008, ο Κάρτες δεν ασχολούνταν με την πολιτική, ενώ δεν ήταν καν εγγεγραμμένος ψηφοφόρος.
Bazı akçe tahtaları üzerinde sayılan paraların, sayılmayan paralarla karışmaması için ayrı bir kısım bulunur.Eller en helt anden slags penge, som man måske ikke kender møntfoden på.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.2008年までカルテスは政治には関係を持ったことがなく、有権者登録さえ行っていなかった。
İki ülke arasında içişlerine karışmama ve saldırmazlık paktı imzalandı.היו לכאורה צריכים להתחלק בין שתי מדינות עוינות.
Hiçbir deha yoktur ki içine biraz delilik karışmamış olsun.I nitko u sastavu nije ustao da zaustavi to ludilo ...
Işığın tersine, boya olarak beyaz hiçbir renkle karışmamalıdır.V žiadnom farebnom variante však nesmie prevažovať biela.
Birisi spekülatif olmalıdır, ve birçok meslektaşım bu tür spekülatif durumlara karışmamamız gerektiğini söyler굉장히 심사숙고해야 하고, 이 질문에 대해 분명 많은 동료들은 이러한 추측을 하면 안된다고 할 것입니다.
Birisi spekülatif olmalıdır, ve birçok meslektaşım bu tür spekülatif durumlara karışmamamız gerektiğini söylerПридётся делать чисто умозрительные выводы.