Onu acımasız ve kaprisli bir tiran olarak temsil eder.It represents him as a cruel and capricious tyrant.
Sanat dünyası çok kaprislidir.The art world is really temperamental,
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.And to write a new operating system was not a capricious matter.
Emma gündelik gerçekliğin ışığında daha kaprisli ve gülünç görünür.Emma becomes more capricious and ludicrous in the light of everyday reality.
Kadın birkaç gün önceki genç, kaprisli kadın değildi.The woman was no longer the young, capricious woman of a few days before.
Onu acımasız ve kaprisli bir tiran olarak temsil eder.Er wird als grausamer Tyrann geschildert.
Onu acımasız ve kaprisli bir tiran olarak temsil eder.Se le representa como un cruel y caprichoso tirano.
Willow'un vampir halindeki davranışları çok huysuz ve aşırı derecede kaprislidir.Ieder plan van Ladd is extreem gewelddadig en bloederig.
Willow'un vampir halindeki davranışları çok huysuz ve aşırı derecede kaprislidir.Culanns vakthund är vild och blodtörstig.
İlk başlar'da Kaprisli iken daha sonra esprili bir kişiliğe bürünmüştür.Na pódiu se po počáteční plachosti stal velice charismatickou osobností.
Onu acımasız ve kaprisli bir tiran olarak temsil eder.Αναφέρεται ως πιστός και φανατικός καθολικός.
"Horus" güneşin ve ayın büyük hükümdarı Vibhisana Çok cesur bir griffin Ifreet, kaprisli bir müstehcen!"Horus" - den store herskeren av solen og månen Vibhisana Veldig modig grep Ifreet, lunefull foretaker!
"Her zaman mutlu bir evlilik yaşamının için bir engel olduğu, kaprisli eğilimli", ama IFebruaryので、2月のplumped
"Her zaman mutlu bir evlilik yaşamının için bir engel olduğu, kaprisli eğilimli", ama I"항상 행복한 결혼 생활에 대한 장벽하는, 변덕스러운되는 경향";지만
"Her zaman mutlu bir evlilik yaşamının için bir engel olduğu, kaprisli eğilimli", ama I"Τείνει να είναι ιδιότροπο, η οποία είναι πάντα ένα εμπόδιο για μια ευτυχισμένη παντρεμένη ζωή"?
"Her zaman mutlu bir evlilik yaşamının için bir engel olduğu, kaprisli eğilimli", ama I"أميل إلى أن تكون متقلبة ، الذي هو دائما عائقا أمام حياة سعيدة تزوج" ، ولكن أنا
Sanat dünyası çok kaprislidir. Bu yüzden belki de seneye tek başıma kalabilirim, kim bilir?Le monde artistique est capricieux, donc je peux me retrouver toute seule l'année prochaine, qui sait?
Sanat dünyası çok kaprislidir.El mundo del arte es temperamental,
Sanat dünyası çok kaprislidir.Il mondo dell'arte è molto lunatico,
Sanat dünyası çok kaprislidir.예술 세계는 굉장히 변덕이 심하잖아요
Sanat dünyası çok kaprislidir.Ο κόσμος της τέχνης είναι πραγματικά ευαίσθητος.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.A napisanie nowego systemu operacyjnego nie było kaprysem.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.A vytvořit nový operační systém nebyla rozmarná věc.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Écrire un nouveau système d'exploitation n'était pas un caprice.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Ein neues Betriebssystem zu schreiben war keine kapriziöse Angelegenheit.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.En een nieuw besturingssysteem schrijven was niet zomaar een gril.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.그리고 새 운영체제를 만드는 일은 흔치 않습니다.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Membuat sistem operasi yang baru bukanlah hal yang tak terduga-duga.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Riscrivere un nuovo sistema operativo non fu una questione di capricci.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Şi a scrie un nou sistem de operare nu a fost un capriciu.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Và để viết hệ điều hành mới không phải việc ngày 1 ngày 2 là xong.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Y escribir un nuevo sistema operativo no fue un mero capricho.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Και το να γράψεις ένα νέο λειτουργικό σύστημα δεν ήταν ένα καπρίτσιο.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.А да се пише нова операционна система не беше въпрос на каприз.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.І написати нову операційну систему не було примхливим питанням.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.Написать новую операционную систему было не простой задачей.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.ופיתוח של מערכת הפעלה חדשה לא היה עניין קפריזי.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.وكتابة نظام تشغيل جديد لم يكن مسألة مزاج متقلب.
Ve yeni bir işletim sistemi yazmak kaprisli bir mesele değildi.グラフィックスルーチンをチューンナップすれば済む話ではありません