kaplan ile cümle
kaplan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.Questo oggetto è completamente rivestito di fibre ottiche.
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.Αυτό το αντικείμενο καλύπτεται ολοκληρωτικά με οπτικές ίνες.
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.Вся его поверхность покрыта волоконно-оптическими датчиками.
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.Обектът е напълно покрит от оптични влакна.
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.החפץ הזה מכוסה כולו בסיבים אופטיים.
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.هذا الكائن مغطي تماماً بالألياف البصريه
Bu cisim tamamen fiber optik malzeme ile kaplandı.覆われています 光ファイバーは この物体の センサーとして働く一方
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.단 2주 반 동안 말입니다.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Asta acoperă doar o perioadă de aproximativ doua săptămâni şi jumătate.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.A to mluvíme jen o období dvou a půl týdne.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Ça couvre littéralement deux semaines et demie.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Das umfasst tatsächlich nur einen Zeitraum von 2 1/2 Wochen.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Dat beslaat twee en een halve week tijd.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Det dækker bogstavelig talt kun lige en periode på to og en halv uge.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Durante um período de duas semanas e meia.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.È come coprire un periodo di due settimane e mezzo.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Esto cubre solo un período de dos semanas y media.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Ez nem több, mint egy két és fél hetes időszak.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Ini hanya datang dari jangka waktu 2,5 minggu.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Mówimy o okresie dosłownie dwóch i pół tygodnia.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.To doslova pokrýva obdobie 2 a pol týždňa.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Αυτό καλύπτει κυριολεκτικά μια περίοδο μόνο δυόμιση εβδομάδων.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Това буквално обхваща само два и половина седмичен период.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.Это буквально за две с половиной недели.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.זהו למעשה כיסוי תקופה של שבועיים וחצי.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.يغطي هذا حرفيا تماما مثل سنتين ونصف فترة أسبوع.
Bu kelimenin tam anlamıyla iki buçuk haftalık bir zamanın tümünün kaplanması demek.ネットだけで印刷物やテレビはなし
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Das Material wird gerade mit den Zellen überzogen.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Detta material blir då täckt med celler.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.El material esta siendo cubierto con estas células.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Het materiaal wordt bedekt met de cellen.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Il materiale viene rivestito con le cellule.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.안에는 세포들이 도포되어 있는 상태입니다.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Le matériau est en fait en train d'être enduit de cellules.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Materiaalia päällystetään soluilla.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Materialet bliver faktisk dækket med cellerne.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Materiál je pokryt buňkami.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.O material está a ser revestido com as células.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Το υλικό κολλάει με τα κύτταρα.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Материал был покрыт клетками.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Материалът се покрива с клетките.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.Матеріал покривається клітинами.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.כשעשינו את הניסוי הקליני הראשון לחולים האלה
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.المادة يتم تغطيتها بالفعل بالخلايا.
Bu malzeme aslında hücrelerle kaplanmış durumda.臨床実験を最初に行った時は
Buna parlak kaplan diyorum.A esto le llamo tigre brillante.
Buna parlak kaplan diyorum.Chamo a este tigre brilhante.
Buna parlak kaplan diyorum.Eu numesc asta tigrul strălucitor.
Buna parlak kaplan diyorum.Ezt csillogó tigrisnek hívom.
Buna parlak kaplan diyorum.Ich nenne das den strahlenden Tiger.
Buna parlak kaplan diyorum.Ik noem dit 'glimmende tijger'.
Buna parlak kaplan diyorum.Je l'appelle le tigre luisant.
Buna parlak kaplan diyorum.저는 이것을 반짝이는 호랑이라 부릅니다.
Buna parlak kaplan diyorum.Kutsun tätä kiiltäväksi tiikeriksi.
Buna parlak kaplan diyorum.Nazvala som to ligotavá tigrica.
Buna parlak kaplan diyorum.Nazywam to "lśniący tygrys".
Buna parlak kaplan diyorum.Questo lo chiamo la tigre scintillante.
Buna parlak kaplan diyorum.Saya menyebut ini macan berkilau.
Buna parlak kaplan diyorum.Tôi gọi bộ này là hổ tỏa sáng.
Buna parlak kaplan diyorum.Tomuhle říkám rozzářený tygr.