Ana içeriğe geç
Sözlük

kaplam ile cümle

kaplam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.Согласно Клиторологию, их отличительным знаком достоинства был золотой посох.
2012'de şadırvanın kurşun kaplaması ve muslukları çalındı.В 2011 году пушку и листовку заменили надувными шариками.
Yerleşim Kuzey yamacı kaplamaktadır.Именно они обеспечивают северный завоз.
TiN kaplamalarının bazı dezavantajlarıda vardır.Некоторые элементы витража имеют трещины.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.طلاء العوازل يساعد في منع كل هذه المشاكل .
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.فالمحيطات تغطي 70% من سطح الأرض.
İlde platolar geniş yer kaplamaktadır.5 ـ أن يكون لديه ساحة انتباه واسعة.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.الميدالية فضية مذهّبة ويقدم مع الجائزة مبلغ 1,000 باوند إسترليني وشهادة تقدير.
Çok hızlı gelişir ve gebeliğin 9. haftasında yan ventiküllerin %75'ini kaplamıştır.وهي تتميز بإنتاج سريع للضوء وبنسبة 80 % خلال زمن 25 نانو ثانية.
Anotlama sırasında, kaplama metalin yüzeyinden içeri doğru büyür.لان الحرارة بتنتقل من السطح إلى داخل الكره.
Yalıtkanların esnek kaplaması genellikle elektrik kabloları ve tellerine uygulanır; buna yalıtkan tel denir.غالبا ما تكون هناك طبقة طلاء مرنة جدا من عازل ما على الأسلاك الكهربائية والكابلات ، وهذا ما يسمى سلك معزول .
TiN kaplamalarının bazı dezavantajlarıda vardır.بعض أجهزة الاستشعار عن بعد تنطوي على قيود.
Maden üzerine altın kaplamadır.ومنجم الذهب في الهقار.
Bir taraftan yaklaşık 2.6 ark dakika bir alanı kaplamaktadır.تأخذ القنيبلات حوالي 2.6 ثوان لتسليح.
Steve Jobs binaya temiz bir sığdırma ve kaplama için görünür dikiş, boşluk veya fırça vuruşu istemiyordu.Steve Jobs não queria nenhuma costura, fenda ou pincelada visível para um acabamento limpo.
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.De acordo com o Cletorológio, a insígnia desta dignidade era uma espada de ouro empunhada.
Bu değişim dükkânların tüm Covent Garden’ı kaplamasına kadar devam etti.Ele ajudou os substitutos ao longo de toda a Operação Market Garden.
Küpeşte borda (gemi yanı) kaplamasının güverteden yukarıya doğru uzatılarak oluşturduğu korkuluktur.A matriz varia de grossa (grânulos e areia) até fina (silte a argila).
Alan 2,9 km²'lik bir alanı kaplamaktadır ve bu alanın dörtte üçü sudur.Cobre uma área de 2,9 quilómetros quadrados, três quartos dos quais são de água.
Kaplama ihtiyacı göstermez.Sua engrenagem não requer lubrificação.
Uçağın metal kaplaması yer yer perçinlidir ve bu durum uçağa etki eden yüklerin dengeli dağılmasını sağlar.A parte metálica da aeronave é rebitada, o que permite às cargas se espalharem sobre a estrutura inteira.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Na actualidade musgos e líquenes cobre a maior parte da superfície da ilha.
2012 itibarıyla, Rt 12'nin iki kenar kaplaması bulunmaktadır.Desde 2014, está alternando com o WTA de Doha duas categorias.
Kaplamas, Megara'nın geleneksel Yunan kıyafeti.Bunad é o traje tradicional da Noruega.
Estetik diş hekimliği Diş kaplamaFricativa dental surda Aproximante dental
Bu haliyle bulunduğu mekanın tümünü kaplamaktadır.E a partir dos quais toda a matéria é feita.
Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır.Os três lagos cobrem 55% da bacia.
Çatı örtüsü, yapının üst elemanı, çatının kaplamasına verilen isimdir.O frontão encima a fachada principal e a sua forma é determinada pelo telhado.
Birçoğunda gözler büyüyerek başın büyük bir kısmını kaplamıştır.Velhice saudável: múltiplos olhares e múltiplos saberes.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.O prêmio é dotado com 5.000 dólares e uma medalha de ouro.
Plakalar genelde alüminyum ve gümüş kaplamalı olarak tasarlanır.Geralmente composta de cobre e prata.
Nişanın her üç sınıfının tuğraları gümüş üzerine altın kaplamadır.Cada ponto dentro das caixas representa uma disputa de medalha de ouro.
Metal kaplama da biraz değişmiş.De metalen afwerking is ook iets aangepast.
Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış oldukları bir muamma oluşturmaktadır.Hoe deze stenen hier terecht zijn gekomen is voor archeologen nog steeds een raadsel.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.Door goed onderhoud worden al deze problemen voorkomen.
Deniz 480 km genişliğindedir ve 610,000 km²'lik alan kaplamaktadır.De zee is 480 km breed en heeft een oppervlakte van circa 610.000 km².
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Het gaat om een zilveren medaille en een geldprijs van £1000.
Dut ağaçları bolca alan kaplamaktadır.Bijvoorbeeld: Hoge bomen vangen veel wind.
İl toplam alanının, 1/20'sini yaylalar kaplamaktadır.De balkhoogte mag dus 1/20 van de overspanning zijn.
Boya ve kaplaması zordur.Hoeden en kapsels zijn eenvoudig.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Water bedekt 71% van het aardoppervlak.
Tunceli'de ovalar il topraklarının % 5'ini kaplamaktadır.Qua landoppervlakte beslaan ze ongeveer 5 procent van de aarde.
TiN kaplamalarının bazı dezavantajlarıda vardır.4T-cellen hebben enkele nadelen.
Park 5.790 km2 (579.000 ha) alan kaplamaktadır.Park zajmuje powierzchnię 5 790 km² (579 000 ha).
Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.Lasy pokrywają 31% terytorium.
Engebesiz bir yapı gösteren ülke topraklarının çoğunı Arap Çölü kaplamaktadır.Ogromną większość powierzchni hrabstwa zajmują niezamieszkane tereny pustynne.
Günümüzde bu kaplama tabakası mevcut değildir.Obecnie skrytka ta nie istnieje.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Medal, wykonany ze srebra, jest wręczany wraz z sumą £1000.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.W sumie lasy zajmują około 30% powierzchni kraju.
19. yüzyılın başlarında bu alanı binalar kaplamıştır.Na początku XIX wieku powątpiewano w istnienie tego urządzenia.
Bu halde çatıyı ahşap tahtalarla kaplamaya gerek yoktur.Dzięki temu montaż stropu nie wymaga żadnego deskowania.
Kaplama ihtiyacı göstermez.Nie potrzebuje kapsuły do przemiany.
Toplam arazinin 500 000 km² sini buz kaplamıştır.Od około 15 milionów lat większą część kontynentu pokrywa lód.
Volkanın kapağı 4,7 km2'yi kaplamaktadır.Krater wulkanu ma wielkość 4 × 3 km.
Manto (tırmanma), tırmanma halatının dış kaplaması.Płaszcz (ang. mantle) – boczna ściana okrywy.
Narman-Pasinler karayolunun hemen üzerindedir ve 6300 hektarlık bir alan kaplamaktadır.Gmina zajmuje powierzchnię 6900 hektarów, co plasuje ją wśród średnich gmin województwa śląskiego.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Mossor och lavar täcker nu stora delar av ön.
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.Vid detta laget hade han också börjat jobba som skogshuggare.
Üst dişlerindeki kaplamalar çürüdüğü için dökülmüştür.Hennes fingernaglar var brutna uppåt.
Onlarca yıldır gümüş kaplamalı sikkeler ortaya çıkarılmaktadır.All brännvinsbränning förbjöds i tio månader framåt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod