Bulut kapkaraydı.The cloud was pitch black.
Kapkara gözleri ve saçları.With dark eyes and dark hair
Ve herşey kapkaranlık oldu.And then everything went black.
Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.Under the shadow of thick black smoke
Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup-kapkara kesildi.So by the morning it seemed as though picked clean.
Derken onu kapkara, kupkuru bir hale döndürdü.Then reduces them to rusty rubbish.
Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;Under the shadow of thick black smoke
Bahçe kapkara kesildi.So by the morning it seemed as though picked clean.
Hüzünden kapkara kesilmiştir.Covered with the blackness (of shame):
İşte o gün onlara bütün haberler kapkaranlık olmuştur; onlar birbirlerine de soramayacaklardır.Then all news will be blacked out for them, and they will not even ask one another.
Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.Under the shadow of thick black smoke
Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar. [77,29-34]Under the shadow of thick black smoke
Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Dağlarda da yollar, beyazlı kırmızılı çeşitli renklerde ve kapkara topraklar var.And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Allah'a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Kıyamet gününde Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Onlardan birine dişi (çocuğu olduğu) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir.And when one of them is given news of a female infant, his face darkens, and he chokes with grief.
Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.And when one of them is given news of a female infant, his face darkens, and he chokes with grief.
Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.And when one of them is given news of a female infant, his face darkens, and he chokes with grief.
Anlatıcı ölüm cezasına çarptırılır ve kendisini kapkaranlık bir yerde bulur.Il se ravise sur la question de la peine capitale et prend position en faveur.
Giysilerinin rengi kapkaradır.Leur couleur de robe varie.
Kapkara bir gecede gökyüzünde yıldız yoktu.На иссиня-чёрном ночном небе не было звёзд.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.W 1803 obszar ten pokrywały całości lasy.
Giysilerinin rengi kapkaradır.Kolor jego szaty jest kolorem nadziei.
Kapkara bir görünümü vardır.У тебе пильний погляд.
1890 yıllarında bölge kapkara çam ormanları ile kaplıdır.Vuoteen 1850, asti suurin osa saaresta oli metsän peitossa.
Giysilerinin rengi kapkaradır.Quần áo là màu chàm.
Kapkara gözleri ve saçları.Con ojos oscuros y cabello oscuro
Kapkara gözleri ve saçları.Mit dunklen Augen und dunklem Haar
Kapkara gözleri ve saçları.Με μάτια μαύρα, μαύρα μαλλιά
Kapkara gözleri ve saçları.עיננים כהות ושיער שחור
Ve herşey kapkaranlık oldu.A pak všechno zčernalo.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Apoi s-a întunecat totul.
Ve herşey kapkaranlık oldu.A potem zrobiło się ciemno.
Ve herşey kapkaranlık oldu.A potom bola všade tma.
Ve herşey kapkaranlık oldu.E, de repente, tudo ficou negro.
Ve herşey kapkaranlık oldu.E fu allora che tutto divenne nero.
Ve herşey kapkaranlık oldu.En toen werd alles zwart.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Et là, c'est le trou noir.
Ve herşey kapkaranlık oldu.그리고 나서는 모든 것이 깜깜해졌죠.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Lalu semuanya hitam.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Og så blev alt sort.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Und dann wurde alles schwarz.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Và sau đó, tất cả trở lên đen tối
Ve herşey kapkaranlık oldu.Y entonces todo se volvió negro.
Ve herşey kapkaranlık oldu.Και τότε όλα σκοτείνιασαν.
Ve herşey kapkaranlık oldu.И вдруг всё почернело.
Ve herşey kapkaranlık oldu.И след това всичко угасна.
Ve herşey kapkaranlık oldu.ואז הכול השחיר.
Ve herşey kapkaranlık oldu.بعد ذلك كل شيء تحول لسواد.
Ve herşey kapkaranlık oldu.ここはどこ? 何が起きたの?