kapattılar ile cümle

kapattılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar daha sonra bizimle arayı kapattılar.They caught up with us later.
Artık ekonomik olmadığı için feribot servisini kapattılar.They closed down the ferry service since it was no longer economical.
Onlar gözlerini kapattılar.They close their eyes.
Gözlerini kapattılar.They closed their eyes.
Onlar o okulu kapattılar.They closed that school.
Dükkan sahipleri pencerelerini tahta çakarak kapattılar.Shopkeepers boarded up their windows.
Tom ve Mary çamaşırhaneyi birlikte kapattılar.Tom and Mary hung up the laundry together.
Kabiliye'deki likör dükkanlarını kapattılar.They closed down their liquor store in Kabylie.
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar.With "Breath" they covered their mouths.
Bir hücreye kapattılar.Then they put me in a cell.
Çiftçiler, Pancevo'da Belgrad'a giden yolları trafiğe kapattılar. [Reuters]Farmers block the roads to Belgrade in Pancevo. [Reuters]
"İlk başlarda, Javascript komutu kullanıyordum ama o deliği kapattılar."Well, initially I used the Javascript command but they plugged that hole.
Mente, "Gizia ve İpekyol gibi belli perakendeciler Yunanistan'daki şubelerini kapattılar." diyor.''Certain retailers such as Gizia and Ipekyol have closed their branches in Greece," he notes.
Sırplar kuzey Kosova'daki Rudare'de yol kapattılar. [Reuters]Serbs block the road at Rudare in northern Kosovo. [Reuters]
Webmaster'lar sayfayı geçici olarak kapattılar ve siber hasarları onarırken yeni bir sayfa açtılar.Webmasters temporarily closed the page and opened a new one while repairing the cyber-damage.
Yetkililer, Tuna Nehri'nin çekilmesi nedeniyle üniteyi hafta sonu kapattılar.Authorities closed the unit at the weekend, given the plummeting level of the Danube.
Yetkililer alarm durumu ilan ederek okulları, üniversiteleri ve borsayı kapattılar.Officials declared a state of alert, closing schools, universities and the stock exchange.
Onlar dükkânı saat beşte kapattılar.C’est à cinq heures qu’ils ont fermé le magasin.
Şehrin büyük sanayi tesisleri kapılarını kapattılar.La mayor parte de los establecimientos comerciales cerraron sus puertas.
Bu duruma tepki olarak 1973'te ABD ve 1976'da İngiltere Uganda'daki temsilciliklerini kapattılar.إلا أنه أنهى هذا التدخل الأمريكي في فيتنام عام 1973.
Kurbanlar hareket edemeyecekleri duruma geldiğinde onları bir ahıra kapattılar ve ahırı ateşe verdiler.Als blijkt dat ze dat niet gaan doen, steken ze de schuur in brand waar ze sliepen.
Planörler telsiz ve radyoları kapattılar.Stacje telewizyjne i radiowe zawieszają transmisje.
Planörler telsiz ve radyoları kapattılar.На жаль, вони втратили радіостанцію та радистку.
Planörler telsiz ve radyoları kapattılar.Máy bay được gắn radio và thiết bị quân sự.
Kurbanlar hareket edemeyecekleri duruma geldiğinde onları bir ahıra kapattılar ve ahırı ateşe verdiler.彼らを逃れられないようにした後、たきつけで体を包み、納屋に火をつけた。
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Họ đưa tôi đến sở cảnh sát, tầng hầm của sở cảnh sát, rồi họ đưa tôi vào khám
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Zawieźli mnie na posterunek i wsadzili do celi.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Ze namen me mee naar het politiebureau, en zetten me in een cel in de kelder van het politiebureau.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Привезли меня в участок, отправили в подвал, посадили там в камеру.
Bir hücreye kapattılar.Depois puseram-me numa cela.
Bir hücreye kapattılar.M-au pus într-o celulă.
Bir hücreye kapattılar.Poi mi hanno messo in cella.
Bir hücreye kapattılar.Potom ma zaviedli do cely.
Bir hücreye kapattılar.והכניסו אותי לתא מעצר. הייתי הראשון שעצרו,
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar.'Breath'에서 입을 가리는 춤을 췄듯이 말이죠.
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar. Shock(Şok) ile şok geçiriyorlar.A "Breath"-ben befogták a szájukat, a "Shock"-ban pedig sokkosak.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Beraktak egy cellába.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Dann steckten sie mich in eine Zelle.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Et ils m'ont enfermé en cellule.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.저를 지하에 있는 유치장에 가뒀습니다.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Me metieron en una celda.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Potom mě zavřeli do cely.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Så satte de mig i en celle.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Sitten he laittoivat minut selliin.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Εκεί με έβαλαν σε ένα κελί.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Сложиха ме в клетка.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.إلى الطابق السفلي من مركز الشرطة. ثم قاموا بوضعي في زنزانة.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.僕が最初につれてこられたので独房に入れられました
Yeremyaya öfkelenen önderler onu dövdürtüp cezaevine çevirdikleri Yazman Yonatanın evine kapattılar.방백들이 노하여 예레미야를 때려서 서기관 요나단의 집에 가두었으니 이는 그들이 이 집으로 옥을 삼았음이더라
Yeremyaya öfkelenen önderler onu dövdürtüp cezaevine çevirdikleri Yazman Yonatanın evine kapattılar.ויקצפו השרים על ירמיהו והכו אתו ונתנו אותו בית האסור בית יהונתן הספר כי אתו עשו לבית הכלא׃
Yeremyaya öfkelenen önderler onu dövdürtüp cezaevine çevirdikleri Yazman Yonatanın evine kapattılar.فغضب الرؤساء على ارميا وضربوه وجعلوه في بيت السجن في بيت يوناثان الكاتب لانهم جعلوه بيت السجن.
Yeremyaya öfkelenen önderler onu dövdürtüp cezaevine çevirdikleri Yazman Yonatanın evine kapattılar.首 領 惱 怒 耶 利 米 、 就 打 了 他 、 將 他 囚 在 文 士 約 拿 單 的 房 屋 中 . 因 為 他 們 以 這 房 屋 當 作 監 牢
Yeremyaya öfkelenen önderler onu dövdürtüp cezaevine çevirdikleri Yazman Yonatanın evine kapattılar.首領惱 怒 耶利米 、 就 打 了 他 、 將 他 囚在 文士 約拿單 的 房屋 中 . 因為 他 們以這 房屋 當作 監牢
İlgili Sayfalar