Ana içeriğe geç
Sözlük

kapanmak ile cümle

kapanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı demir yolları kapanmak zorunda kaldı.Some railroads had to close down.
Saatler içinde, diğer bankaların çoğu kapanmak zorundaydı.Within hours, many of the other banks had to close.
Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Kadınlar neden kapanmak zorunda?Why do women have to cover themselves?
Scopus Dağı’ndaki Hadassah Hastanesi 1939 yılında açıldı ve 1948 yılında kapanmak zorunda kaldı.The Hadassah Hospital on Mount Scopus opened in 1939 and had to be closed down in 1948.
1994 yılına kadar el ile açılıp kapanan köprü, artık otomatik olarak açılıp kapanmaktadır.Until 1994, the bridge was opened by hand, but is now operated automatically.
Sinagog 1975'e kadar hizmet sunarken ekonomik sorunlar nedeniyle kapanmak zorunda kalmıştır.The synagogue was in regular use until 1975, when it was closed due to financial constraints.
Patron tatile gitmiştir ve lokanta hafta sonu için kapanmak üzeredir.The station has a ticket office which is closed in the weekend.
Bu hikâyeler sonrası telefon kapanmaktadır.Contact broke off after this phone call.
Nina'nın çalıştığı yer kapanmak üzeredir.Clementine's is where she works.
Wollstonecraft'ın okulu bırakmasından sonra okul kapanmak zorunda kaldı.Following closure of the school Crawfordton House was placed on the market.
Gidelim, zaten kapanmak üzere !Let's go, it'll be closing!
Kur kapanmak üzere !No. 28 in class!
Bunların üçte ikisi akaryakıt sıkıntısı yüzünden geçici olarak kapanmak zorunda kalmıştı.More than two-thirds of them were forced to close temporarily due to a lack of fuel.
Dükkanlar 1 Ocak'tan beri Pazar günleri kapanmak zorunda bırakılıyordu.Stores had been forced to close on Sundays since January 1st.
Tanınmış bira fabrikası Vratislav o kadar tükendi ki 1998'de kapanmak zorunda kaldı.The well-known brewery, Vratislav was so run down that it was forced into closure in 1998.
1994 yılına kadar el ile açılıp kapanan köprü, artık otomatik olarak açılıp kapanmaktadır.Das Befahren der 1994 eröffneten Straßenbrücke ist mautpflichtig.
Mali olarak yeterince desteklenemediği için kapanmak zorunda kalmıştır.Sie wurde auf Grund zu geringer Unterstützerzahlen nicht als politische Partei zugelassen.
Marion artık çok yorulmuştur ve gözleri kapanmak üzeredir.Am Ende wird Opa müde und schließt die Augen.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.La cérémonie se termine à midi.
Bundan dolayı kışın yolar kar nedeniyle kapanmaktadır.L'hiver, ces chemins sont fermés à cause de la neige.
1994 yılına kadar el ile açılıp kapanan köprü, artık otomatik olarak açılıp kapanmaktadır.Hasta 1994 el puente se abría a mano, pero actualmente es abierto de forma automática.
Saat 18.00-02.00 arası sokak trafiğe kapanmaktadır.Poco después de las 02:00 se cierra el espacio aéreo español.
Nina'nın çalıştığı yer kapanmak üzeredir.La carriera di Elena sembra chiusa.
Saat 18.00-02.00 arası sokak trafiğe kapanmaktadır.Въезд транспорта на улицу закрыт с 18-00.
"Açıl Susam Açıl" dendiğinde açılmakta "Kapan Susam Kapan" dendiğinde kapanmaktadır.Предполагаемое время выхода: «When it’s done» (когда будет готово).
İlçeye giden yollar kapanmaktadır.De weg ernaartoe is afgesloten.
Bu hikâyeler sonrası telefon kapanmaktadır.Pas enige uren later wordt dit telefoonnummer afgesloten.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Otwarta w południe.
Ancak ekonomik sıkıntılar ve deprem felaketi nedenleriyle 6 şube kapanmak zorunda kaldı.Han fick dock mekaniska problem och tvingades bryta efter bara sex varv.
İlçeye giden yollar kapanmaktadır.Fasaden mot gatan är sluten.
Bankalara yüklü miktarda borcu olan bu okulu iflas ve kapanmaktan kurtarmak da yine bu öğrencilere düşecektir.Den höga byggkostnaden gör skolan bankrutt och den tvingas stänga och eleverna blir utan skola.
Wollstonecraft'ın okulu bırakmasından sonra okul kapanmak zorunda kaldı.Після закінчення школи Охлобистін вступив до ВДІК.
Gece kapı kapanmakda köye giriş yapılmamaktadır.V nočních hodinách nebylo umožněno se do města dostat.
1994 yılına kadar el ile açılıp kapanan köprü, artık otomatik olarak açılıp kapanmaktadır.Do roku 1994 se most zvedal ručně, v dnešní době už se tak děje automaticky.
Patron tatile gitmiştir ve lokanta hafta sonu için kapanmak üzeredir.17letý Miku má prázdniny a jeho rodiče odjeli na víkend pryč.
Marion artık çok yorulmuştur ve gözleri kapanmak üzeredir.Sullivan crește foarte obosit și își închide ochii.
Ancak sonbaharda Leopold Hawelka askere alındığı için kahvehane kapanmak zorunda kaldı.Ugyanezen év őszén a kávézójuk bezárt, mert Leopold Hawelkát behívták a seregbe.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.A hónap végén éjféltájban delel.
Kışın yollar kapanmaktadır.Tie on talvisin suljettu.
Kışın yollar kapanmaktadır.Vejen er lukket om vinteren.
Kışın yollar kapanmaktadır.Veien er vinteråpen.
Kışın yer yer yol kapanmaktadır fakat genellikle köy yolu ulaşıma açıktır.Mùa hè là mùa tham quan chính ở đây, thường thì các con đường bộ xung quanh dễ bị kẹt xe.
Köyde, ilköğretim(kapanmak üzere öğrenci yokluğundan dolayı artı olarak öğretmen eksikliği var.) okulu vardır.地元の事に対しては(教師として持ち上げられていることもあり)非常に疎い。
Karlı ve yağmurlu günlerde yol kapanmaktadır.雨天・荒天時は運行が中止される。
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.日没時に閉門される。
Bu hikâyeler sonrası telefon kapanmaktadır.干完了用这个号码打电话回复我。
İlçeye giden yollar kapanmaktadır.במקרה זה המסלול עדיין נשאר סגור.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Примирието влиза в сила в полунощ.
Fakat grubun kurulmasının asıl sebebi; WCW ile ECW'un iflas edip kapanmak üzere olmasıdır.След това, започва "Нашествието", в което Съюза на WCW/ECW е тотално съсипан.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Kelionę jis pradėjo lygiai vidurdienį.
İlçeye giden yollar kapanmaktadır.Saastunud alale viivad teed on suletud.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.A gdy kto przystąpił, i ukłonił mu się, ściągnął rękę swą, a ująwszy go, całował go.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Ano i když někdo přicházel, klaněje se jemu, vztáhl ruku svou, a uchopě ho, políbil jej.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.In če je kdo pristopil, da mu stori poklon, je iztegnil svojo roko ter ga zadržal in ga poljubil.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Ja kun joku lähestyi kumartaaksensa häntä, ojensi hän kätensä, tarttui häneen ja suuteli häntä.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.사람이 가까이 와서 절하려 하면 압살롬이 손을 펴서 그 사람을 붙들고 입을 맞추니
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Nếu có ai đến gần đặng lạy người , Áp - sa-lôm giơ tay ra đỡ lấy người và hôn .
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Nếu có ai đến gần đặng lạy người, Áp-sa-lôm giơ tay ra đỡ lấy người và hôn.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Og når nogen gikk frem og vilde bøie sig for ham, rakte han ut sin hånd og tok fatt i ham og kysset ham.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod