kapısına ile cümle

kapısına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom Mary'ye kapısına kadar eşlik etti.Tom walked Mary to her door.
Tom bir araba kapısına ait çarpma sesi duydu.Tom heard a car door slam.
Tom ön kapısına baktı.Tom answered his front door.
Tom eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.When Tom got home, there was an envelope taped to his front door.
Tom Mary'nin kapısına bantlanmış notunu buldu.Tom found Mary's note taped to his door.
Tom dairesinde bir ambar kapısına sahip.Tom has a barn door inside his apartment.
Tom Mary'nin ön kapısına vurdu.Tom pounded on Mary's front door.
Sami, Layal'in kapısına baktı.Sami looked at Layla's door.
Stefan ayağa kalktı ve çıkış kapısına doğru yürüdü.Stefan stood up and walked to the exit door.
Temmuz ayları itibarıyla, Avustralyalılar Beyrut'un kapısına geldi.By July, the Australians were nearing Beirut.
Manon kapabilecği mücevherlerin alır ve evin kapısına yönelirler.Manon snatches up her jewels, and they go to the door.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.A Denizen that watches the Front Door of the House.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.They rushed out, and as they did so the kitchen door slammed.
Onların işlerinin özelliği çoğu insan mobilyanın kapısına gelecektir--The thing about their work is that most people come to the door of furniture --
Bşr çıkış kapısına ulaşıldı.An escape hatch has been reached.
Herkesin ön kapısına küçük bir delik koymak o kadar zor mu?Is it really that hard to put a little hole on everyone's front door?
Dairemin kapısına yığıldım ve banyoya emekleyerek gittim ve sorunumun ne olduğunu keşfettim:I fell through my apartment door and crawled to the bathroom where I found my problem:
Bütün Amerikada yaşayan, genç sağlıklı Avrupalı insanlar JFK gümrük kapısına doğru geliyor.That's all the Eurotrash coming through JFK customs.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.For Parbar westward, four at the causeway, and two at Parbar.
‹‹Kent kapısına gidip Kürsümü meydana koyduğumda,when I went forth to the city gate, when I prepared my seat in the street.
Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.Remove your way far from her. Don't come near the door of her house,
Sonra adam beni Kuzey Kapısına götürdü. Kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.He brought me to the north gate: and he measured [it] according to these measures;
Bregana sınır kapısına radyoaktif madde tespit cihazı takıldı.Radioactive material detection equipment was installed at the Bregana border crossing.
Buna protesto olarak, 200'den fazla Arnavut köylü sınır kapısına giden ana otoyolu kapattı.In protest, over 200 Albanian villagers blocked the main highway leading to the border crossing.
Aşırı borçlardan ötürü şirketin kapısına 1995 yılında, kilit vurulmuştu.The company suspended operations on 1995, due to large debts.
VEYA kapısına bakınız.See OR gate.
Hasarlı yükleyici kapısına dikkat ediniz.Note the damaged loader's hatch
Her iki taraf da sivri kemerlerle bezenmiş bir giriş kapısına sahiptir.Each side has an entrance portal adorned with pointed arches.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.Dann schlägt der Diener ihnen die Haustür vor der Nase zu.
Mistress Quickly Falstaff'in evin kapısına geldiğini bildirir.Mistress Quickly richtet Falstaff von Frau Ford aus, dass ihr Mann am nächsten Vormittag außer Haus sein wird.
Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı.Il écrit dans son autobiographie qu'aucun patient ne franchit le seuil de sa porte.
Bir dilenci evin kapısına gelmiştir.Intérieur d'une maison de la Prairie.
Manon kapabilecği mücevherlerin alır ve evin kapısına yönelirler.Manon coge sus joyas, y se marchan por la puerta.
Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı.En su biografía aclaró que ningún paciente entró en su clínica.
Charlie bir barın kapısına gelir ve keman çalmaya başlar.Ven un cadáver en el barril y huyen gritando.
Julia onu anında reddedince, yanıt olarak yatak odasının kapısına bir fıçı şarap fırlatmıştı.Kaufman, a cambio, le arrojó un vaso de agua a la cara.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Ma il cane si accorge del segno e fa una croce uguale su tutte le porte del paese.
Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo metrosunun Shibuya İstasyonu'nun kapısına gitti.Il cane, nel frattempo, non ha mai smesso di andare ogni sera alla stazione di Shibuya.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 - Martin Lutero appende sulla Cattedrale di Wittenberg le sue 95 tesi.
Alexander'ı mutfağın kapısına doğru iter ve kapıyı kapatır.Sono fuggito per la porta di cucina.
Soldaki patikadan ise iç avlu kapısına gidilir.A sinistra del cane è presente la leva di sicura.
Daire kapısına isimlik taktırdık.Мы прикрепили табличку с именем к двери квартиры.
Bölümde Ashildr TARDIS'in kapısına dört kez vurmuştur.В затмении Тарас Кисилица трижды выстрелил.
Bir dilenci evin kapısına gelmiştir.وصل فيه إلى باب صلاة المسافر.
Türkiye ile Irak arasındaki Habur Sınır Kapısına da adını vermiştir.سوف تصبح جسرا بين العراق وتركيا.
Ancak Reigns, saldırıyı lehine çevirip Strowman'ın kolunu defalarca ambulans kapısına vurdu.Reigns retaliou atacando o braço de Strowman com a porta de uma ambulância.
Kapısına merdivenlerden çıkılır.Enquanto sobe a escada.
Mistress Quickly Falstaff'in evin kapısına geldiğini bildirir.Mrs. Quickly kondigt de komst van Falstaff aan.
Temmuz ayları itibarıyla, Avustralyalılar Beyrut'un kapısına geldi.In juli waren de Australiërs in de buurt van Beiroet.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Morgiana ziet dat en tekent op alle andere deuren er ook een.
Bir gün Bahadır'ın kapısına, Yalçın'ın hayaleti gelir.Er zal een dag komen dat de lentewind waait door de jaden poort.
Aylaklar, evin ön kapısına vurmaya başlar.Gomez begint bij de voordeur van het huis.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 – Marcin Luter przybił do drzwi katedry zamkowej w Wittenberdze swoich 95 tez.
Mistress Quickly Falstaff'in evin kapısına geldiğini bildirir.Fru Quickly signalerar att Falstaff är på väg.
1517 - Martin Luther, Wittenberg'de 95 tezini kilise kapısına asarak Protestanlığı ilan etti.1517 - Martin Luther spikar upp sina 95 teser på kyrkporten i Wittenberg.
İki kişinin evin on kapısına yaklaştıkları duyulur.Тепер дізнаємося, хто живе в 2 будинку.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Însă Morgiana observă ce a făcut hoțul și marchează toate ușile caselor din vecinătate cu același semn.
Sağdaki patika doğu kapısına gider.Se găsește în dreapta peretelui estic.
Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı.Önéletrajzában írta, hogy egy darab páciens nem lépett be ajtón.
Alexander'ı mutfağın kapısına doğru iter ve kapıyı kapatır.Az alélt férfit a konyhán keresztül bevonszolja az éléskamrába, és rázárja az ajtót.

İlgili Sayfalar