kapısı ile cümle

kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Ik zag een oude man bij zijn hek staan, tot aan zijn knieën in het water.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.J'ai vu un homme âgé debout devant son portail, les pieds dans l'eau, il refusait de bouger.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.집 문 앞에 서서 무릎이 물에 잠긴 채 움직이지 않고 서 있던 노인을 보았습니다.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Saya melihat lelaki tua berdiri di gerbang rumahnya, air sudah selutut, ia tak mau beranjak.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Tôi thấy một người đàn ông đứng ở cổng, nước ngập đến gối nhưng vẫn không rời đi.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Ví a un hombre de pie frente a su puerta, con el agua hasta las rodillas, negándose a irse.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Vidi un uomo anziano fermo al suo cancello, con l'acqua fino alle ginocchia, che si rifiutava di muovere.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Zobaczyłem starszego mężczyznę stojącego w progu, po kolana w wodzie, nie chcącego odejść.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Вдруг я увидел старика, стоявшего у своих ворот по колено в воде. Он не хотел уходить.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Видях един старец да стои на вратата на дома си, до колене във водата, който отказваше да бяга.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.ראיתי איש זקן עומד בשער שלו, מים עד ברכיו והוא מסרב לזוז
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.رأيت رجلاً كبيراً في السن يقف أمام بوابة منزله رافضاً الحراك حيث وصل مستوى الماء إلى ركبتيه
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.彼は「今までここで生きてきた
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Con cái hắn không được an nhiên, Bị chà nát tại cửa thành, chẳng có ai giải cứu;
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Con_cái hắn không được an_nhiên , Bị chà nát tại cửa thành , chẳng có ai giải_cứu ;
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Fiai messze estek a szabadulástól: a kapuban megrontatnak, mert nincs, a ki kimentse õket.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Fiii lui n'au noroc, sînt călcaţi în picioare la poartă, şi nimeni nu i scapă!
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Hänen lapsensa ovat onnesta kaukana, heitä poljetaan portissa, eikä auttajaa ole.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Hans barn var uten hjelp; de blev trådt ned i porten, og det var ingen som frelste dem.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.hans Sønner var uden Hjælp, trådtes ned i Porten, ingen reddede dem;
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.I suoi figli sono lungi dal prosperare, sono oppressi alla porta, senza difensore
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Jeho synovia boli ďaleko od spasenia a boli zdrtení v bráne, ani nebolo nikoho, kto by bol vytrhol.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.그 자식들은 평안한 데서 멀리 떠나고 성문에서 눌리나 구하는 자가 없으며
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Maka anak-anaknya tak pernah mendapat perlindungan; tak ada yang mau membela mereka di pengadilan
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Oddaleni będą synowie jego od zbawienia, i starci będą w bramie, a nie będzie, ktoby ich wyrwał.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Plus de prospérité pour ses fils; Ils sont foulés à la porte, et personne qui les délivre!
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Seine Kinder werden fern sein vom Heil und werden zerschlagen werden im Tor, da kein Erretter sein wird.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Seus filhos estão longe da segurança, e são pisados nas portas, e não há quem os livre.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Ty hans barn gå nu fjärran ifrån frälsning, de förtrampas i porten utan räddning.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Vzdáleniť jsou synové jeho od spasení; nebo potříni budou v bráně, aniž bude, kdo by je vytrhl.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Zijn kinderen bleven eenzaam en neergetrapt achter en er was niemand, die voor hen opkwam.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Οι υιοι αυτου ειναι μακραν απο της σωτηριας, και καταπιεζονται εμπροσθεν της πυλης, και ουδεις ο ελευθερων
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Дети его далеки от счастья, их будут бить у ворот, и не будет заступника.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.Защото чадата му са далеч от безопасност; Съкрушават ги по съдилищата И няма кой да ги отърве;
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.ירחקו בניו מישע וידכאו בשער ואין מציל׃
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.بنوه بعيدون عن الامن وقد تحطموا في الباب ولا منقذ.
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.他 的 兒 女 、 遠 離 穩 妥 的 地 步 、 在 城 門 口 被 壓 、 並 無 人 搭 救
Çocukları güvenlikten uzak, Mahkeme kapısında ezilir, Savunan çıkmaz.他 的 兒女 、 遠離穩妥 的 地步 、 在 城門 口 被 壓 、 並無人 搭救
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmČo Európarobí, aby chránila svoju faunu, flóru a kvalitu vody a zvládla odpadové hospodárstvo?
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmJak daleko se Evropská unie dostala, pokud jde o legislativu v oblasti životního prostředí?
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmJournée «Portes ouvertes» pour les enfants
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmKako daleč je Evropska unija s svojo okoljevarstveno zakonodajo?
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmLa giornata «porte aperte» dedicata ai bambini
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htm„Nyitott kapuk” a gyerekek számára
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htm„Offene Tür“ für Kinder
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmWspółpraca na rzecz lepszej przyszłości
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htm«Ανοικτές θύρες» για τα piαιδιά
Çocukların “açık kapısı” http://europa.eu.int/comm/environment/index_en.htmДа работим заедно за по-добро бъдеще
Çok serttiniz. Bizi öğretmenler odasının kapısında... ...ayakta bekletmiş ve gitmemizi söylemeyi unutmuştunuz.Vous m'avez souvent réprimandé, moi aussi.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Bahkan tidak bisa menemukan gerbang hotel.
Daha otelin kapısını bile bulamadı. Beni ta arka taraflardan getirdi.Konntest nicht mal das Hotel Tor finden.Und hast mich durch die Hintertür kommen lassen.
Daha otelin kapısını bile bulamadı. Beni ta arka taraflardan getirdi.Niti vhoda v hotel nisi našel, zato sem morala vstopiti skozi zadnji vhod.
Daha otelin kapısını bile bulamadı. Beni ta arka taraflardan getirdi.الا يمكنك حتى ايجاد بوابه الفندق تجعلني ارغب في العودة
Daha otelin kapısını bile bulamadı. Beni ta arka taraflardan getirdi.私はおかしくなりそうよ
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Kon niet eens de ingang van het hotel vinden.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Kunde inte ens hitta hotell ingången.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Même pas capable de trouver le portail de l'hôtel.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Nie mógł nawet znależć bramy.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Non è riuscito nemmeno a trovare l'ingresso dell'hotel.
Daha otelin kapısını bile bulamadı.Nu a putut nici macar sa gaseasca intrarea in hotel.

İlgili Sayfalar