kapısı ile cümle
kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Acestea sunt două uşi de garaj vopsite identic, situate una lângă alta.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Ceci sont quelques portes de garage peintes de manière identique, situées l'une à coté de l'autre.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Das hier sind zwei Garagentore mit identischer Bemalung, direkt nebeneinander gelegen.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Đây là hai cánh cửa được sơn giống nhau, được đặt kề nhau.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Estas son un par de puertas de taller pintadas idénticamente, situadas una al lado de la otra.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.이 사진들은 똑같이 칠해진 두 쌍의 차고 문입니다. 서로 바로 옆에 있었죠.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Queste sono un paio di porte del garage dipinte in modo identico, posizionate una vicino all'altra.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.To jest para drzwi garażowych identycznie pomalowanych, znajdujących się obok siebie.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Това са две гаражни врати, боядисани еднакво, разположени една до друга.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.Это — пара ворот гаража, одинаково окрашенных, расположенных рядом друг с другом.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.אלו הן שתי דלתות מוסך שנצבעו באופן זהה, והוצבו זו לצד זו.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.تلك أبواب مرآب دهنا بشكل متماثل تماما, متوضعان بجوار بعضهما.
Bunlar özdeş boyanmış bir çift garaj kapısı, birbiriyle yan yana bulunan.全く同様の車庫ふたつ 一つ目はこれ 何が言いたいのかお分かりですね
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Annakokáért Jézus is, hogy megszentelje az õ tulajdon vére által a népet, a kapun kívül szenvedett.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Ấy vì đó mà chính mình Ðức Chúa Jêsus đã chịu khổ tại ngoài cửa thành để lấy huyết mình làm cho dân nên thánh.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Darum hat auch Jesus, auf daß er heiligte das Volk durch sein eigen Blut, gelitten draußen vor dem Tor.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.De aceea şi Isus, ca să sfinţească norodul cu însuş sîngele Său, a pătimit dincolo de poartă.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Derfor led også Jesus uden for Porten, for at han kunde hellige Folket ved sit eget Blod.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.derfor led også Jesus utenfor porten, forat han ved sitt eget blod kunde hellige folket.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Dlatego i Jezus, aby poświęcił lud własną krwią swoją, za bramą ucierpiał.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.그러므로 예수도 자기 피로써 백성을 거룩케 하려고 성문밖에서 고난을 받으셨느니라
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Perciò anche Gesù, per santificare il popolo con il proprio sangue, patì fuori della porta della città
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Por isso também Jesus, para santificar o povo pelo seu próprio sangue, sofreu fora da porta.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Preto i Ježiš, aby svojou vlastnou krvou posvätil ľud, trpel vonku za bránou.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Protož i Ježíš, aby posvětil lidu skrze svou vlastní krev, vně za branou trpěl.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Sentähden myös Jeesus, pyhittääkseen omalla verellänsä kansan, kärsi portin ulkopuolella.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.zato je tudi Jezus, da bi z lastno krvjo posvetil ljudstvo, trpel zunaj vrat.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Οθεν και ο Ιησους, δια να αγιαση τον λαον δια του ιδιου αυτου αιματος, εξω της πυλης επαθεν.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.Тим і Ісус, щоб осьвятити людей своєю кровю, осторонь воріт пострадав.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.то и Иисус, дабы освятить людей Кровию Своею, пострадал вне врат.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.בעבור זאת גם ישוע למען קדש בדמו את העם ענה מחוץ לשער׃
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.لذلك يسوع ايضا لكي يقدس الشعب بدم نفسه تألم خارج الباب.
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.所 以 耶 穌 、 要 用 自 己 的 血 叫 百 姓 成 聖 、 也 就 在 城 門 外 受 苦
Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti.所以 耶穌 、 要 用 自己 的 血叫 百姓 成聖 、 也就 在 城門 外 受苦
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Allora Gesù disse loro di nuovo: «In verità, in verità vi dico: io sono la porta delle pecore
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Åter sade Jesus till dem: »Sannerligen, sannerligen säger jag eder: Jag är dörren in till fåren.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Da sprach Jesus wieder zu ihnen: Wahrlich, wahrlich ich sage euch: Ich bin die Tür zu den Schafen.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Ðức Chúa Jêsus lại phán cùng họ rằng: Quả thật, quả thật, ta nói cùng các ngươi, ta là cửa của chiên.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Ðức_Chúa_Jêsus lại phán cùng họ rằng : Quả_thật , quả_thật , ta nói cùng các ngươi , ta là cửa của chiên .
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Entonces Jesús les habló de nuevo: "De cierto, de cierto os digo que yo soy la puerta de las ovejas
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Isus le -a mai zis: ,,Adevărat, adevărat, vă spun că Eu sînt uşa oilor.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Jésus leur dit encore: En vérité, en vérité, je vous le dis, je suis la porte des brebis.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Jesus sa da atter til dem: Sannelig, sannelig sier jeg eder: Jeg er døren til fårene.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Jesus sagde da atter til dem: "Sandelig, sandelig, siger jeg eder, jeg er Fårenes Dør.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Jezus jim torej zopet reče: Resnično, resnično vam pravim, da sem jaz vrata k ovcam.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.그러므로 예수께서 다시 이르시되 내가 진실로 진실로 너희에게 말하노니 나는 양의 문이라
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Maka Yesus berkata sekali lagi, "Sungguh benar kata-Ku ini: Akulah pintu untuk domba
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Niin Jeesus vielä sanoi heille: "Totisesti, totisesti minä sanon teille: minä olen lammasten ovi.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Rzekł im tedy zasię Jezus: Zaprawdę, zaprawdę powiadam wam, iżem ja jest drzwiami owiec.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Tedy opět řekl jim Ježíš: Amen, amen pravím vám: Že já jsem dveře ovcí.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Tornou, pois, Jesus a dizer-lhes: Em verdade, em verdade vos digo: eu sou a porta das ovelhas.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Újra monda azért nékik Jézus: Bizony, bizony mondom néktek, hogy én vagyok a juhoknak ajtaja.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Vtedy im zase povedal Ježiš: Ameň, ameň vám hovorím: Ja som dverami oviec.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım."Wat Ik u zeg, is de waarheid.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Ειπε λοιπον παλιν προς αυτους ο Ιησους Αληθως, αληθως σας λεγω οτι εγω ειμαι η θυρα των προβατων.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Защото ви дадох пример да правите и вие както Аз направих на вас.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Итак, опять Иисус сказал им: истинно, истинно говорю вам, что Я дверь овцам.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.Тоді знов рече їм Ісус: Істино, істино глаголю вам: Що я двері вівцям.
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.ויוסף ישוע וידבר אליהם אמן אמן אני אמר לכם אני הוא דלת הצאן׃
Bunun için İsa yine, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› dedi, ‹‹Ben koyunların kapısıyım.فقال لهم يسوع ايضا الحق الحق اقول لكم اني انا باب الخراف.