kapısı ile cümle
kapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.A külsõ részen napnyugat felé: négy a felmenõ töltésen, kettõ a külsõ rész felé.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Al Parbàr a occidente, ce n'erano quattro per la strada e due per il Parbàr
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.am Parbar aber gegen Abend vier an der Straße und zwei am Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Bij de westpoort stonden altijd zes wachters, vier bij de oplopende weg en twee bij het wachthuis. (A)
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.čo do staviska Parbar na západ: štyria ku hradskej a dvaja ku Parbaru.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.du côté du faubourg, à l`occident, quatre vers le chemin, deux vers le faubourg.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.en el atrio del occidente había cuatro en la avenida y dos en el atrio mismo
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.낭실 서편 큰 길에 네 사람이요 낭실에 두 사람이니
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pada pavilyun sebelah barat ditempatkan 4 pengawal di jalanan dan 2 pengawal di pavilyun itu sendiri
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Para Parbar, ao ocidente, quatro junto ao caminho, e dois junto a Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Parparin luona, lännen puolella, oli neljä tiellä ja kaksi Parparin luona.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pri Parbarju pa, proti zahodu, štirje na cesti in dva ob Parbarju.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Przy stronie zewnętrznej na zachód było czterech na drodze sypanej, a dwóch przy stronie zewnętrznej.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.spre mahala, la apus: patru spre drum, doi spre mahala.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Tại Bạt-ba về phía tây cũng có kẻ canh giữ: trên con đường có bốn người, và tại chính Bạt-ba có hai người.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.ved Parbar mod Vest var der fire ved Vejen, to ved Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Ved Parbar mot vest stod fire ved veien og to ved selve Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.vid Parbar västerut voro fyra vid vägen och två vid själva Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.V straně zevnitřní k západu, po čtyřech k příkopu, po dvou k straně zevnitřní.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Εις Παρβαρ προς δυσμας τεσσαρες κατα την οδον της αναβασεως, και δυο εις Παρβαρ.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.в Първото към запад, четирима към пътя, който върви на горе , и двама в Парвар.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.К западу у притвора на дороге по четыре, а у самого притвора по два.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.לפרבר למערב ארבעה למסלה שנים לפרבר׃
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.من جهة الرواق الى الغرب اربعة في المصعد واثنين في الرواق.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西 面 街 道 上 有 四 個 、 在 遊 廊 上 有 兩 個
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西面 街道 上 有 四 個 、 在 遊廊 上 有 兩個
Batı kapısından yaklaşıyorlar.Kan du dække os, Sergent?
Batı kapısından yaklaşıyorlar. Onları görüyorum.Blíží se od západní brány.
Batı kapısından yaklaşıyorlar. Onları görüyorum.Intră pe poarta de vest.
Batı kapısından yaklaşıyorlar. Onları görüyorum.Близо са до западната врата.
Batı kapısından yaklaşıyorlar.Vidim jih.
Batı kapısından yaklaşıyorlar.Vienen por la puerta oeste.
Batı kapısından yaklaşıyorlar.Ερχονται απ' τη δυτική πύλη.
Bekçi evin ön kapısını açar.De portier opent de voordeur van het huis.
Bekçi evin ön kapısını açar.Der Türsteher öffnet das Eingangstor zum Haus.
Bekçi evin ön kapısını açar.Dozorca otwiera drzwi do domu.
Bekçi evin ön kapısını açar.El portero abre la puerta de entrada a la casa.
Bekçi evin ön kapısını açar.문지기가 집의 앞문을 열었습니다.
Bekçi evin ön kapısını açar.Le portier ouvre la porte d'entrée à la maison.
Bekçi evin ön kapısını açar.L'usciere apre la porta d'ingresso della casa.
Bekçi evin ön kapısını açar.Người giữ cửa mở toang cửa trước.
Bekçi evin ön kapısını açar.O porteiro abre a porta da frente da casa.
Bekçi evin ön kapısını açar.Дворецкий открывает парадную дверь.
Bekçi evin ön kapısını açar.שומר הדלת פותח את הדלת הראשית לבית.
Bekçi evin ön kapısını açar.不安な奴隷たちが静まりかえります
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.A fehér ajtó csúnya foltok maradtak.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Auf der weißen Tür häßliche Flecken blieben.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Di pintu putih bercak jelek yang tersisa.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.En la puerta blanca manchas feas se quedaron.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na bela vrata so ostali grdi lis.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na białe drzwi brzydkie plamy pozostały.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na biele dvere zostali škaredé škvrny.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na bílé dveře zůstaly ošklivé skvrny.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na porta branca manchas feias foram deixados.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Op de witte deur lelijke vlekken bleven.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Päällä valkoinen ovi ruma laikkuja jäi.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.På den hvide dør grimme skjolder blev efterladt.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.På den vita dörren fula fläckar kvar.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Pe usa alb blotches urât au fost lăsate.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Sulla porta brutte macchie bianche sono state lasciate.