kapın ile cümle

kapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.А в столбах он насчитал шестьдесят локтей, в каждом столбе около двора и у ворот,
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.И намери стълбовете шестдесет лакти; и предверието стигаше до стълбовете околовръст портата.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.ויעש את אילים ששים אמה ואל איל החצר השער סביב סביב׃
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.وعمل عضائد ستين ذراعا الى عضادة الدار حول الباب.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原 文 作 造 〕 廊 子 六 十 肘 . 〔 七 十 經 作 二 十 肘 〕 牆 柱 外 是 院 子 、 有 廊 為 界 、 在 門 洞 兩 邊
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原文 作造 〕 廊子 六十 肘 . 〔 七十 經 作 二十 肘 〕 牆柱 外 是 院子 、 有 廊為界 、 在 門洞兩邊
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Ať jsou Bohové s tebou. Nenech dveře narazit do své zadnice, když půjdeš pryč.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Die Götter seien mit Dir. Und schlag nicht die Tür, wenn Du gehst.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Kísérjenek az istenek! És a seggedre ne csapd az ajtót kívülről!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.L'uomo ideale. Che gli dei ti accompagnino. E chiudi la porta quando esci.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Må gudarna vara med dig. Låt inte dörren slå igen i arslet på dig!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Mong Chúa trời luôn bên con. Đừng để cửa đụng mông người lúc đi ra đấy.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Niech bogowie będą z tobą. Nie przytrzaśnij się drzwiami, wychodząc.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Olkoon Jumalat kanssasi Varo ettei ovi läpsäise takamuksillesi ulos mennessäsi
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que Deus esteja contigo. Não deixes que a porta te bata no rabo ao saires daqui para fora.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que les dieux soient avec toi. Et ne claque pas la porte derrière toi.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que los dioses estén contigo. Que la puerta no te dé en el culo al salir.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Semoga Dewa-Dewa besertamu. Awas pantatmu kebentur pintu ke luar.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Zeii să te aibă în pază. Drum bun şi cale bătută.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Нека Боговете бъдат с теб. И не блъскай вратата, когато си измиташ задника.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.- Смотри не получи дверью под зад когда будешь уходить!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.מי ייתן והאלים יהיו לצדך. תיזהר מהדלת כשתתחפף מפה.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.扉に気をつけなさいね ダシャラタは心を痛めた
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.És látni is akarsz, de visszatartod magad, képtelen vagy bármit is tenni, azonkívül, hogy állsz az ajtó előtt.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.Et tu veux me voir, mais tu te retiens. Tu n'es capable de rien d'autreNque de te tenir derrière la porte.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.Σου λείπω, αλλά συγκράτησε. Έτσι, δεν κάνεις τίποτα και απλά στέκεσαι στη πόρτα.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.وانك اشتقتي الي, لكنك تكابرين, ولا تفعلين اي شيء سوى البقاء خلف الباب
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Acest joc de inteligenta este unul clasic si sunt sigur ca unii dintre voi au mai auzit de el si inainte.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -"brain-teaser"(động não) là một từ khá cơ bản, tôi chắc là một số bạn đã nghe trước đó.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Den här kluringen är klassisk, och jag är säker på att många av er har hört den förut.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Deze hersenkraker is een echte klassieker en ik weet zeker dat een heleboel van jullie hem wel kennen.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Deze hersenkraker is een klassieker, ik weet zeker dat veel van jullie hem al wel eens gehoord hebben
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Dieses Rätsel ist ein Klassiker, und ich bin sicher einige von Euch haben es schon mal gehört.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Esse quebra-cabeça é um dos clássicos.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -**자막제공:
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Questo rompicapo è un classico.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Tahle hádanka už je docela stará, a jsem si jistý, že spousta z Vás už ji zná.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Ta łamigłówka to prawdziwy klasyk i jestem pewien, że wielu z was już wcześniej ją słyszało.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Tämä aivojumppa on melkoinen klassikko ja olen varma että osa teistä on kuullut tämän ennenkin
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Tento hlavolam je taká klasika a som si istý, že mnohí z vás už o ňom počuli.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Тази главоблъсканица е класически пример, и съм сигурен, че голяма част от вас вече са я чували.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -זו חידה קלאסית, ואני בטוח
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -これはよく知られている知能クイズです。
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.A pak, po sérii kroků, je přesunul a oni stáli ve dveřích s otevřenými dveřmi a koukali se přímo dovnitř.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Depois, passo a passo, iam avançando e chegavam à entrada com a porta aberta e olhavam lá para dentro.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.그리고는 몇가지의 단계를 거쳐 결국엔 사람들의 마음을 움직여 뱀이 있는 방의 문이 열린 문간까지 다가설 수 있게 합니다. 그리고는 방을 들여다 보는게 하는거죠.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Następnie stawiał ich na wejściu, by mogli widzieć wnętrze pokoju.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Och efter ett antal moment såg han till att de stod i dörröppningen och tittade in i rummet.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Și apoi printr-o serie de pași îi apropie și îi aduce în ușă cu ușa deschisă și se uită înăuntru.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.І потім через певну кількість кроків вони вже стояли перед відкритими дверима і зазирали всередину.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.След това, чрез серия от стъпки, той ги завежда и те застават на вратата, която е отворена, и гледат в стаята.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.ואז דרך שורה של שלבים, הוא היה מזיז אותם לעמוד בדלת עם הדלת פתוחה והם היו מביטים פנימה.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.ومن ثمّ عبر سلسلة من المراحل ينقلهم فيقفون على عتبة الباب المفتوح وينظرون إلى الداخل
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.然後經過一連串嘅步驟 佢叫佢地行開 佢地就企係門口 度門打開咗 佢地望入去房入面
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.開いたドアの前に立って 中を見させます それにも慣れたら
Ve sokak kapınıza çarpıveriyorlar.A napálí to přímo do vašich vstupních dveří.
Ve sokak kapınıza çarpıveriyorlar.E estampam-se mesmo em frente da porta de entrada da vossa casa.
Ve sokak kapınıza çarpıveriyorlar.En dan rammen ze in volle vaart tegen de voordeur.
Ve sokak kapınıza çarpıveriyorlar.És egyenesen beleütköznek az otthonod bejárati ajtajába.
Ve sokak kapınıza çarpıveriyorlar.E si schiantano proprio sulla porta di casa vostra.
İlgili Sayfalar