kapın ile cümle
kapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Tưởng tượng bạn là một hộ về hưu ở Bỉ, và ai đó đến trước cửa nhà bạn.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Wyobraźcie sobie belgijskich emerytów. Ktoś puka do drzwi.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Φανταστείτε ότι είστε ένα σπιτικό συνταξιούχων στο Βέλγιο και κάποιος εμφανίζεται στην πόρτα σας.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Представете си, че сте пенсионирано семейство в Белгия и някой идва на вратата ви.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Представьте себе, что вы пенсионер в Бельгии и кто-то подходит к двери вашего дома.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.Уявіть, що ви сім'я пенсіонерів у Бельгії. Хтось приходить і стукає у двері.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.אז תארו לעצמכם שאתם משק בית של גמלאים בבלגיה ומישהו מגיע לדלת הכניסה שלכם
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.تخيّل أنّك متقاعد بمنزلك ببلجيكا، و أحدهم يدقّ بابك.
Farzedelim Belçika'da emekli bir hanesiniz ve kapınızın önüne biri geliyor.「すみません 持ち株の明細を見せてもらえませんか?
Gece görüşlü kamera, yerde, hemen kapının dışındaydı... ...ve sonra içeri girmiştik.Közvetlenül az ajtó elé. Aztán bementünk abba a helyiségbe.
Gece görüşlü kamera, yerde, hemen kapının dışındaydı... ...ve sonra içeri girmiştik.la cámara de visión nocturna, en el suelo afuera, en la puerta. Luego entramos al cuarto.
Gece görüşlü kamera, yerde, hemen kapının dışındaydı... ...ve sonra içeri girmiştik.la cámara de visión nocturna, en el suelo afuera, en la puerta. Luego entramos al cuarto.
Gece görüşlü kamera, yerde, hemen kapının dışındaydı... ...ve sonra içeri girmiştik.Um ... och sedan gick vi i rummet.
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.Általában a kint álló személy szokott kopogni. Ó!
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.D'habitude, c'est la personne qui est à l'extérieur qui toque. Ah !
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.Συνήθως ο άνθρωπος που είναι έξω από την πόρτα πρέπει να χτυπήσει. Α!
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.القرع يقوم به شخص يريد دخول الغرفة
George kapının yanında koltuğunu çekti ve Eliza, gözyaşlarını silerek, aynı zamanda öne çıktıGeorge đã thu hút chỗ ngồi gần cửa ra vào, và Eliza, lau nước mắt, đi lên
George kapının yanında koltuğunu çekti ve Eliza, gözyaşlarını silerek, aynı zamanda öne çıktı조지 문 근처에 자신의 자리를 그린, 그리고 엘리자는 그녀의 눈물을 닦아도 있었고
George kapının yanında koltuğunu çekti ve Eliza, gözyaşlarını silerek, aynı zamanda öne çıktıولفت جورج مقعده بالقرب من الباب ، وإليزا ، ومحو دموعها ، وجاء أيضا إلى الأمام
George kapının yanında koltuğunu çekti ve Eliza, gözyaşlarını silerek, aynı zamanda öne çıktıシメオンは、次のように読みながら、聞くために:"しかし、私にとっては、私の足はほとんどなくなっていた。
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.여러분이 가상으로 무엇을 만들던지 버튼만 클릭하면 1주일 안에 여러분앞에 그 모습을 드러냅니다.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.Apoi, orice ai creat virtual, faci clic și îți apare în fața ușii peste o săptămână.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.A potom čokoľvek, čo virtuálne postavíte, môžete mať za týždeň doma stlačením klávesy.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.Depois, o que projetarmos de forma virtual clicamos no botão e o projeto é entregue uma semana depois.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.En alles wat je virtueel ontwerpt kun je met een klik op de knop een week later op de mat hebben staan.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.E qualunque cosa disegni virtualmente clicchi un tasto e ti arriva direttamente a casa in una settimana.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.És aztán bármit építünk virtuálisan, csak egy kattintás, és egy hét múlva házhoz hozzák.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.Và bất kể thiết kế ảo nào bạn làm bạn nhấn vào cái nút và nó sẽ xuất hiện trước cửa nhà bạn một tuần sau đó.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.Και οτιδήποτε σχεδιάζεις εικονικά με το πάτημα ενός κουμπιού εμφανίζεται στην πόρτα σου σε μία εβδομάδα.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.И всё что ты не придумаешь находится на расстоянии нажатия кнопки и появляется на пороге через неделю.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.ומה שאתה מתכנן וירטואלית אתה לוחץ על כפתור ושבוע מאוחר יותר זה מגיע אליך לבית.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.وبالتالي مهما يكن تصميمك عملياً تنقر على الزر ستظهر على عتبة بابك بعد أسبوع.
Görsel olarak yaptığın her şey butona basmanla beraber bir hafta sonra kapında oluyor.ボタンをクリックすると1週間後に家に配達されます デザインされたものの中には
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, achter zijn deur, knikte gretig, vreugde over deze onverwachte vooruitziende blik en soberheid.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bag hans dør, nikkede ivrigt, glad over denne uventede fremsyn og nøjsomhed.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bakom hans dörr, nickade ivrigt, glädje över denna oväntade förutseende och sparsamhet.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, đằng sau cánh cửa của mình, gật đầu háo hức, vui mừng trên này tầm nhìn xa bất ngờ và thanh đạm.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, dietro la porta, fece un cenno con entusiasmo, gioia per questa lungimiranza imprevisti e frugalità.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, hinter seiner Türe, nickte eifrig, erfreut über diese unerwartete Weitsicht und Sparsamkeit.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor mögött az ajtót, bólintott lelkesen, öröm át ezt a nem várt előrelátás és a takarékosság.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jego drzwi, skinął głową niecierpliwie, radość z tego nieoczekiwanego foresight i oszczędności.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dverami, dychtivo prikývol, radosť nad týmto neočakávaným predvídavosti a skromnosť.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dveřmi, dychtivě přikývl, radost nad tímto neočekávaným předvídavosti a skromnost.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za njegov vrat, pokimal nestrpno, veselja nad tem nepričakovanih predvidevanja in varčnostjo.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.그레거, 그 문 뒤에,이 예기치 못한 데다가 이상의 기쁨, 열심히 고개를 끄덕였다 및 절약.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, зад вратата му кимна с нетърпение, радост през този неочакван предвидливост и пестеливост.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за его двери, кивнул охотно, радуясь за этот непредвиденный предвидения и бережливость.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за його двері, кивнув охоче, радіючи за цей непередбачений передбачення і ощадливість.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.גרגור, מאחורי הדלת שלו, הנהן בהתלהבות, שמחה על הנולד זה לא צפויות והסתפקות במועט.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.جريجور ، وراء باب مكتبه ، أومأ بفارغ الصبر ، والابتهاج على هذا التبصر غير متوقعة والاقتصاد.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.と倹約。 真は、この過剰なお金で、彼は彼に彼の父の借金の多くを完済している可能性が
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Kikísérné a hölgyet?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?¿Le enseña la salida a la señorita?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?¿Le enseña la salida a la señorita?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Pouvez-vous raccompagnez la demoiselle ?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Proszę odprowadzić tę panią
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?- Vâng</i> Cô hãy đưa quý bà này ra ngoài.
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Vuole mostrare l'uscita a questa donna?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?- Ya? Bisakah kau tunjukkan wanita ini jalan keluarnya?
İlgili Sayfalar