kapının ile cümle

kapının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Ja ne kuusisataa sota-aseilla varustettua daanilaista asettuivat portin oven eteen.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.단 자손 육백 명은 병기를 띠고 문 입구에 서니라
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Los 600 hombres de los hijos de Dan, ceñidos con sus armas de guerra, estaban a la entrada de la puerta
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.medens de 600 væbnede danitiske Mænd stod ved Porten.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Men de seks hundre fullt væbnede menn av Dans barn stod ved inngangen til porten.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Mentre i seicento uomini dei Daniti, muniti delle loro armi, stavano davanti alla porta
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Sáu trăm người về dòng Ðan cầm binh khí giữ ở ngoài cửa.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Sáu trăm người về dòng Ðan cầm binh_khí giữ ở ngoài cửa .
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.Tistih šeststo mož pa, pripravljenih z orožjem na boj, ki so bili izmed Danovih sinov, je stalo pred vrati.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.А шестьсот человек из сынов Дановых, перепоясанные воинским оружием, стояли у ворот.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.ושש מאות איש חגורים כלי מלחמתם נצבים פתח השער אשר מבני דן׃
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.والست مئة الرجل المتسلحون بعدتهم للحرب واقفون عند مدخل الباب. هؤلاء من بني دان.
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.那 六 百 但 人 、 各 帶 兵 器 、 站 在 門 口
Silahlarını kuşanmış altı yüz Danlı dış kapının önüne yığılmıştı.那 六百 但 人 、 各 帶 兵器 、 站在 門口
Sorun, insanların alkolü düşünürken akıllarına, kapının önünde elinde birasıyla oturan adam geliyor.Das Problem ist Leute denken bei Alkoholismus an einen Kerl der an der Bar sitzt mit einer Flasche Apfelwein.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A măsurat tinda porţii şi a găsit douăzeci de coţi; tinda da într'o curte, de jur împrejurul porţii.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A spravil stĺpy, šesťdesiat lakťov, a to ku stĺpu dvora, bránu kolom dookola.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.A udělal veřeje šedesáti loket, a každé veřeje síně i brány vůkol a vůkol jedna míra.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Ðoạn , người tính các cột là sáu mươi cu - đê , gần các cột ấy có hàng lang bao lấy hiên cửa .
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Ðoạn, người tính các cột là sáu mươi cu-đê, gần các cột ấy có hàng lang bao lấy hiên cửa.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Il compta soixante coudées pour les poteaux, près desquels était une cour, autour de la porte.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.In naredil je opore, šestdeset komolcev, in na oporah je slonel preddvor, vrata okoliinokoli.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.i pilastri li calcolò alti sessanta cubiti, dai pilastri cominciava il cortile che circondava la porta
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.그가 또 현관을 척량하니 광이 이십척이요 현관 사면에 뜰이 있으며
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Mediu também o vestíbulo, vinte côvados; e em torno do vestíbulo da porta estava o átrio.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Og han gjorde pilarene seksti alen høie, og tett inn til pilarene lå forgården, rundt omkring porten.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Så målte han Forhallen til tyve Alen; og Forgården omgav Portens Forhal".
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.tevé a gyámoszlopokat hatvan singre, és a gyámoszlopokhoz [nyúlik] vala a pitvar a kapunál körös-körül.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Und er machte die Pfeiler sechzig Ellen, und an den Pfeilern war der Vorhof, am Tor ringsherum.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.Και εκαμε τα μετωπα εξηκοντα πηχων μεχρι του μετωπου της αυλης κυκλω κυκλω του πυλωνος.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.А в столбах он насчитал шестьдесят локтей, в каждом столбе около двора и у ворот,
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.И намери стълбовете шестдесет лакти; и предверието стигаше до стълбовете околовръст портата.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.ויעש את אילים ששים אמה ואל איל החצר השער סביב סביב׃
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.وعمل عضائد ستين ذراعا الى عضادة الدار حول الباب.
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原 文 作 造 〕 廊 子 六 十 肘 . 〔 七 十 經 作 二 十 肘 〕 牆 柱 外 是 院 子 、 有 廊 為 界 、 在 門 洞 兩 邊
Sütunları ölçtü, altmış arşındı. Kapının çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanıyordu.又 量 〔 量 原文 作造 〕 廊子 六十 肘 . 〔 七十 經 作 二十 肘 〕 牆柱 外 是 院子 、 有 廊為界 、 在 門洞兩邊
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Ať jsou Bohové s tebou. Nenech dveře narazit do své zadnice, když půjdeš pryč.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Die Götter seien mit Dir. Und schlag nicht die Tür, wenn Du gehst.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Kísérjenek az istenek! És a seggedre ne csapd az ajtót kívülről!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.L'uomo ideale. Che gli dei ti accompagnino. E chiudi la porta quando esci.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Må gudarna vara med dig. Låt inte dörren slå igen i arslet på dig!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Mong Chúa trời luôn bên con. Đừng để cửa đụng mông người lúc đi ra đấy.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Niech bogowie będą z tobą. Nie przytrzaśnij się drzwiami, wychodząc.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Olkoon Jumalat kanssasi Varo ettei ovi läpsäise takamuksillesi ulos mennessäsi
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que Deus esteja contigo. Não deixes que a porta te bata no rabo ao saires daqui para fora.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que les dieux soient avec toi. Et ne claque pas la porte derrière toi.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Que los dioses estén contigo. Que la puerta no te dé en el culo al salir.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Semoga Dewa-Dewa besertamu. Awas pantatmu kebentur pintu ke luar.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Zeii să te aibă în pază. Drum bun şi cale bătută.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.Нека Боговете бъдат с теб. И не блъскай вратата, когато си измиташ задника.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.- Смотри не получи дверью под зад когда будешь уходить!
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.מי ייתן והאלים יהיו לצדך. תיזהר מהדלת כשתתחפף מפה.
Tanrı'lar seninle olsunlar. >> Çıkışta kapının popona çarpmamasına dikkat et.扉に気をつけなさいね ダシャラタは心を痛めた
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.És látni is akarsz, de visszatartod magad, képtelen vagy bármit is tenni, azonkívül, hogy állsz az ajtó előtt.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.Et tu veux me voir, mais tu te retiens. Tu n'es capable de rien d'autreNque de te tenir derrière la porte.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.Σου λείπω, αλλά συγκράτησε. Έτσι, δεν κάνεις τίποτα και απλά στέκεσαι στη πόρτα.
Ve beni görmek istiyorsun ama kendini tutuyorsun... ...hiçbir şey yapmadan kapının önünde duruyorsun.وانك اشتقتي الي, لكنك تكابرين, ولا تفعلين اي شيء سوى البقاء خلف الباب
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Acest joc de inteligenta este unul clasic si sunt sigur ca unii dintre voi au mai auzit de el si inainte.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -"brain-teaser"(động não) là một từ khá cơ bản, tôi chắc là một số bạn đã nghe trước đó.
Ve biliyorum ki, hazine bu iki kapının birinin arkasında. -Den här kluringen är klassisk, och jag är säker på att många av er har hört den förut.

İlgili Sayfalar